J. D. Salinger’la İlgili Az Duyulmuş 10 Bilgi
7 Ocak 2018 Liste

J. D. Salinger’la İlgili Az Duyulmuş 10 Bilgi


Twitter'da Paylaş
0

Salinger’dan başka hayatı boyunca yalnızca tek bir roman yazmasına ve üne kavuştuğu dönemde inzivaya çekilmesine rağmen hâlâ edebiyat gündeminden düşmeyen başka bir yazar var mıdır acaba? Bunun nedenlerinin en azından bir kısmını anlamak ve usta yazarın doksan dokuzuncu yaş gününü kutlamak için az duyulan on bilgiyi derledik.

1 Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı İkinci Dünya Savaşı’nda savaşırken yazdı

Salinger kararsız bir öğrenciydi. Önce New York Üniversitesi, sonra Ursinus College ve ardından Columbia Üniversitesi’ni denedi. En sonuncusunda akşam derslerine katılırken Whit Burnett’la tanıştı. Burnett o dönemler Story dergisinin editörüydü ve Salinger’daki yeteneği keşfedip onu öykü yazmaya devam etmesi konusunda teşvik etti. Fakat çok geçmeden İkinci Dünya Savaşı başladı ve genç yazar Almanya’ya gidip savaşmak zorunda kaldı. 1942-1944 yılları arasında savaştayken yazmayı sürdürdü ve Çavdar Tarlasında Çocuklar böylelikle oluşmuş oldu.

2 Sinir krizi geçirdi

Ordudaki görevinin ardından travma sonrası stres bozukluğu olarak teşhis konulan bir hastalık baş gösterdi. Savaş sırasında oldukça kanlı mücadelelere tanıklık etmesi nedeniyle 1945’te Nürnberg’de sinir krizi geçirdi ve hastaneye yatırıldı.

3 Metinlerinde değişiklik yapılmasını reddetti

Savaştan sonra New York’a yerleşen Salinger yazmaya devam etti ve öykülerini The Now Yorker’da yayımladı. Adı edebiyattan dünyasında çoktan duyulmuştu, metinlerinde tek bir sözcüğü değiştirmeyi bile kabul etmeyen yazar olarak biliniyordu. Yayıncı Harcourt Brace’le Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın yayımlanması konusunda anlaştı ama metin üzerinde değişikliği reddedince anlaşma bozuldu. İlk haliyle basılması ise Little, Brown and Company’de oldu.

4 The New Yorker, Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı yayımlamak istemedi

Daha önceki öykülerini The New Yorker’da yayımlanmasına rağmen, dergi romanı yayımlamaya pek sıcak bakmadı. Bunun nedeni ise onlara göre karakterlerin “gerçek dışı ve inanılmaz” olmasıydı.

5 Sadece tek bir röportaj verdi, bir lise öğrencisine

Romanın yayımlanmasının üstünden çok geçmeden Salinger’ın bu yeni ünü sevgiyle kabullenmeyeceği belli olmuştu. Hatta yayıncısına romanın arka kapağındaki fotoğrafının kaldırılması için ısrar etti, böylelikle okurlar onu tanımayacaktı. Fakat New Hamphire’e taşındıktan sonra şaşılacak bir şey yaptı ve bir lise gazetesinden gelen röportaj teklifini kabul etti. Fakat bundan pişmanlık duyması da çok uzun sürmeyecekti çünkü bu küçük gazete röportajı yerel gazeteye vermişti ve yazar, manşette kendisinin olduğunu gördü. İhanete uğradığını düşündü. Bunun üstüne bahçesine uzun çitler çekerek insanların onu görmesini engelledi.

6 Öyküsünün filmleştirilmesine izin verdi

En beğenilen eserini sinemadan uzak tutmasına rağmen kendisini birdenbire Hollywood için çalışırken buldu. Yapımcı Darryl Zanuck 1948 yılında “Sarsak Dayı” öyküsünün haklarını satın aldı ve 1949 yılında öyküden uyarlanan My Foolish Heart filmi vizyona girdi. Söylenene göre Salinger bu filmden nefret etmişti.

7 Biyografi yazarına dava açtı

Oldukça çetrefilli bir iş üstlendiğinden habersiz olan yazar Ian Hamilyon, 1980’lerde Salinger’ın biyografisini yazmayı kafasına koydu. Salinger bu duruma o kadar sinir olmuştu ki yazarı mahkemeye vererek onun yayınlanmamış mektuplarından alıntı yapmasını engellemek istedi. Nihayetinde davayı kazandı. Fakat Hamilton durmadı ve 1988 yılında In Search of J. D. Salinger kitabını yayımladı. Bu kitapta Salinger’la olan mahkeme sürecini anlattı.

8 Kendi idrarını içmiş olabilir

Salinger’ın münzevi hayatı, dedikodu merkezleri için bereketli bir kaynaktı. Yazar hakkında birçok iddia ortaya atılıyordu. Bunlardan en ilgini ise kendi kızı Margaret tarafından öne sürüldü. İddiaya göre babası zaman zaman kendi idrarını içiyordu. Fakat bunun doğruluğu hiçbir zaman ispatlanamadı.

9 Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın sinemaya uyarlanması düşüncesini hiçbir zaman benimsemedi

Roman boyunca yaygın olan iç monologlar nedeniyle, Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın filme çekilmesi imkânsız olarak görülüyordu. Fakat bu engel, Billy Wilder ve Steven Spielberg’ü denemekten alıkoymadı. Salinger hayatı boyunca bu düşünceye asla sıcak bakmadı ama ölümünden sonra olabileceğine dair küçük bir ihtimali ortaya attı.

10 Bir karikatürcü Salinger'ın evine yerleşti.

2016 yılının sonlarında bir karikatür birliği Salinger’ın Cornish, New Hampshire’deki evinin bir odasında yaşamak isteyen karikatür çizerlerinin başvurularını kabul etti. Kazanan kişi “istisnai bir iş” yaratmak için evde kalabilecek ve işine odaklanabilecekti. Bu şanslı kişi The New Yorker için çalışan Harry Bills oldu ve evde yaşamaya başladı.

Çeviren: Deniz Saldıran

(Jake Rossen, Mental Floss)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR