Joseph Campbell ile Hikâye Serüveni
24 Aralık 2018 Kültür Sanat

Joseph Campbell ile Hikâye Serüveni


Twitter'da Paylaş
0

Campbell ne ilgimizi çekiyorsa onu okumamızı öğütler. Kendi disiplinini de istediği kitapları birbiri ardınca okuyarak keşfettiğini söyler.

Bir arkadaşım geçen hafta Joseph Campbell’ın Kahramanın Sonsuz Yolculuğu kitabını okuyup okumadığımı sordu. Campbell’ın kitaplarının kütüphanemin neredeyse bir rafını tamamen doldurduğunu anımsayıp gülümsedim.

Kuşkusuz, yirminci yüzyılın en önemli karşılaştırmalı mitoloji ve dinler tarihi uzmanı, yazar, araştırmacı, edebiyat profesörü Joseph Campbell sanat, sinema, tiyatro, edebiyat, mitoloji ve yazıyla ilgilenen pek çok kişiyi derinden etkilemiştir. Ben de onların arasındayım. Campbell sadece kitapları, araştırmaları ve editörlüğünü yaptığı çalışmalarıyla değil, felsefesiyle de iz bırakmıştır. Sarah Lawrence Kolej’de edebiyat öğretmenliğini sürdürdüğü otuz sekiz yıllık kariyeri boyunca kendimize dönmemiz, küçük heyecanları değil, derin mutluluk kaynaklarını keşfetmemizi öğütlemiştir. İşte o zaman evren kapılarını bizlere açacaktır. Kahramanın Sonsuz Yolculuğu kitabı, dünya mitolojilerinde ortak olan arketipsel kahramanın yolculuğunu, döngüler ve aşamalarla anlatmıştır. Bu yolculuğu, hayranlıkla okuyup etkilendiği James Joyce’un Finnegan Uyanması eserindeki o ünlü terimi ödünç alarak “momomit” olarak adlandırır. Campbell, “Mitin büyülü temel halkasında pişen”1 konuları bize anlatır. Mitlerin, masalların, dinlerin gizemli dünyasında sürüklenirken, kulağımıza kendi hikayemizin kahramanı olmamız gerektiğini fısıldar.

Amerika’daki Büyük Buhran zamanı işsiz ve parasız kalınca, beş yıl boyunca Woodstock New York’da bir kabinde âdeta gönüllü sürgün hayatı yaşayarak bu sıkıntılı süreci disiplinli ve çok yoğun bir okuma ve öğrenme firsatı olarak değerlendirir. Bu verimli odaklanma onu bir sonraki kariyerine ve art arda üreteceği eserlere hazırlayacaktır. Her sefer Goethe’ye, Thomas Mann’a, Carl Jung’a koştuğunu anlatır. Joyce, Spengler, Freud, Frazer ve Frobenius okur. Mitolojinin Gücü isimli kitabında mitlerin, edebiyat ve sanatların ardındaki konuların ötesinde aslında kendi hayatımızı bize öğrettiğini söyler.

Hayatını dünya mitolojileri arasındaki karşılaştırmalara, hikâyelerin büyülü dünyasını ve kaynaklarını keşfetmeye adayan Campbell, pek çok yazar, sanatçı, araştırmacı ve değişik disiplinlerden ilham alarak çalışmalarını çeşitlendirir.

joseph campbell

Müthiş obur bir okur olur. Kendisi ayrıca dinlemeye doyulmayan bir hikaye anlatıcısıdır. Onun kitap oburluğu bizi de daha fazla okumaya özendirecek türdendir.

Campbell ne ilgimizi çekiyorsa onu okumamızı öğütler. Kendi disiplinini de istediği kitapları birbiri ardınca okuyarak keşfettiğini söyler. İlgimizi çeken bir yazara rastladığımızda o yazara ait tüm eserlere ve yazarın yararlandığı, ilham aldığı başka kitaplara da başvurmamızı önerir. Böylece yazarların entelektüel kaynaklarıyla bağlantıda olup kendimizi daha derin eğitebiliriz. Campbell’in tek mit kavramı (momomit) dünya üzerindeki tüm mitolojik anlatımların, tek büyük bir hikayenin çeşitlemeleri olduğu teorisine dayanır.  Büyük mitlerin temelinde ortak bir yapı/şablon olduğunu söyler. Carl Jung, arketiplerin, insan zihninin yansımaları, her kültürün mitolojisinde ve rüyalarımızda tekrar eden kalıplar olduklarını dile getirir. Joseph Campbell, Jung gibi, insanlığın psişik birliğine ve bunun mitoloji kanalıyla edebi ve şiirsel anlatımına yürekten bağlıdır. Campbell’e göre kahramanın yolculuğunda on yedi aşama, üç ana bölüm altında yer alır:

  1. Ayrılma (toplumdan, mevcut çevreden ayrılma)
  2. İnisiyasyon/erginlenme (denemeler ve testler)
  3. Dönüş (çevreye/ortama/eve dönüş)

1990’larda senarist Christopher Vogler yazdığı kitapta, Campbell’ın modelinden esinlenerek, on yedi aşamayı on ikiye indirgeyerek sadeleştirir ve modelin gerek edebiyat, gerek sahne sanatları ve sinemada daha fazla akılda kalmasına destek olan ve mutlaka okunması gereken bir hikaye yapısı önerir:2

  1. Sıradan dünya (kahramanın günlük hayatı)
  2. Serüvene çağrı (kahramanı içten veya dıştan değişime yönlendiren, kaderi değiştirecek olay)
  3. Çağrının reddi (kahramanın tereddütü, değişim ve bilinmeyen korkusu ile red etme)
  4. Mentorla tanışma (kahramanın bilgi ve deneyimle donanması, kendine yardım edecek rehber karakterlerle karşılaşması)
  5. İlk eşiğin aşılması (serüvene başlama kararı, bilinmeyenle tanışma)
  6. Testler, sınavlar, yanılgılar, müttefikler ve düşmanlar
  7. En gizli mağaraya yaklaşma (hikayenin merkezine yaklaşma, derinlere ulaşma)
  8. Çile (karşılaşılan zorluk ve engeller, en büyük korku veya ölümle yüzleşme)
  9. Ödül (hayatta kalmanın, korkuları yenmenin karşılığı ve hazineye ulaşma)
  10. Geriye dönüş yolu (sıradan hayata geri dönüşe geçme)
  11. Yeniden doğuş (kahramanın arınarak dönüşü için bir kez daha test edilmesi)
  12. İksir ile dönüş (hazineleri geri getirme, kahramanın dönüşümü, öğrenilenleri paylaşıp yaraları sarma, acıları dindirme, bilgiyi yararlı bir amaç ve dönüşüm yaratmak için kullanma)

Sinemada ve anlatı türlerinin hemen hepsinde bu döngünün bölümlerine rastlarız. Hatta George Lucas, Yıldız Savaşları filminde Joseph Campbell’dan nasıl etkilendiğini dile getirir.

Ölümünden sonra kurulan Joseph Campbell Vakfı, yazarın yayınlanmamış eserlerini, notlarını, araştırmalarını toplar, söyleşi, audio ve video kayıtlarını dijital ortama taşır, günümüze ulaştırır.

Eğer yazıyorsanız, kuralları bilip onları eğmek, bükmek, değiştirmek ve dönüştürmek müthiş bir keyfe dönüşür. Kahramanın döngüsünü bilip o döngü ile istediğiniz gibi oynayabilme özgürlüğünüz vardır.  Döngünün kontrolü sizdedir. Okuru konu icinde şaşırtabilir, olayın, kahramanın yönünü değiştirebilirsiniz. İyi ve kötü karakterlerle saklambaç oynayabilir, hatta eserinizde iyiyi ve kötüyü tekrar tanımlayabilirsiniz. Paralel örgü ve olaylar yaratıp, iç monologlar ile gerilimi artırabilirsiniz. Kahramanın döngüsü bir mantıksal yapıdır. O yapıyı pekâlâ eğip bükebilirsiniz. Kahramanın yolculuğu, bir erkek veya kadın karakterin, acılar, çileler çekerek, test ve sınavların içinden süzülerek, sonsuz kaynaktan feyz alıp deneyimlenmesi, erginlenmesi, sürecin ve deneyimin armağanlarıyla kendi dönüşümünü gerçekleştirip, geldiği ortamı da dönüştürme hikayesidir.

Joseph Campbell bize amacın kahramanın kendini bulması olduğunu, bu hayatın anlamı olmadığını ve anlamı bizim taşıdığımızı söyler. Bilgiyi deneyime dönüştürmek onun düşüncesine göre, edebiyat ve sanatın fonksiyonudur. James Joyce’un da bunu bildiğini itiraf eder.

Sanatçı olmamaya ama uğraştığı konuların arka planındaki deneyimin ne olduğunu bulmaya karar verdiğini anlatır. Almanya’da, Mann’ı, Jung’u, Freud’u, Joyce’u Goether’yi keşfettikçe, bu yazarların eserlerindeki mitolojik boyutları farkeder.3

Ona göre hikâye anlatıcılarına ve sanatçılara düşen görev, eskilerden ilham alarak kendi mitlerini yaratmak, belki de yepyeni bir mitoloji tasarımlayarak yaratıcı bir deneyimi gerçekleştirmek olmalıdır.

Kaynaklar

  • Joseph Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, İthaki Yayınları, 2017
  • The Hero's Journey: Joseph Campbell on His Life and Work (The Collected Works of Joseph Campbell) Edited and with an Introduction by Phil Cousineau. Joseph Campbell Foundation, 1990.
  • Joseph Campbell, Reflections on the Art of Living: A Joseph Campbell Companion. Editor Diane K. Osbon, 1995
  • Joseph Campbell, Tanrının Maskeleri IV Yaratıcı Mitoloji, Islık Yayınları, 2017
  • Christopher Vogler, The Writer's Journey: Mythic Structure for Writers 2007

Türkçesi: Yazarın Yolculuğu, OkuyanUs, 2009

  • Joseph Campbell, Mitolojinin Gücü, Mediacat, 2009

1 Joseph Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, Kabalcı Yayınevi, s. 13

2 Christopher Vogler, The Writer's Journey: Mythic Structure for Writers, 2007

3 The Hero's Journey: Joseph Campbell on His Life and Work (The Collected Works of Joseph Campbell) Edited and with an Introduction by Phil Cousineau. Joseph Campbell Foundation, 1990, ss. 33-35


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR