Kaan Murat Yanık: “Yekpare bir âlem kurdum.”

Kaan Murat Yanık: “Yekpare bir âlem kurdum.”


Twitter'da Paylaş
0

Romanın içine birçok sembol sakladım, ipuçlarını da birinci bölümün başkarakterinin bilinçaltında var olan kazıklara bağladım.

Semih Gümüş: Butimar üçüncü kitabınız ama ilk romanınız. Bu kez biraz daha farklı. Hikâyesine gelince, hayata tutunamayanları anlattığı söylenebilir mi?

Kaan Murat Yanık: Evet, aslında tutunamamak meselesine kendi korkularımı, yaşayamadıklarımı, ilkel yönlerimi ekleyerek yekpare bir âlem kurdum. Karakterlerin çoğu, bu âlemin yeni baştan yazıp bozduğum kalıntılarından vücut buldu.

SG: Butimar bir yandan günümüzde geçerken öbür yandan geçmişe, geçen yüzyılın başlarına götürüyor. İki yarı zaman birbiriyle nasıl kesişiyor?

KMY: Şimdiki zaman bizi kendisine itaat etmeye zorlamasının ötesinde geçmişe gitmekten de alıkoyuyor. Buna mukavemet göstermenin yegâne yolunun rüyaları, halüsinasyonları yönetmek olduğunu bilerek kesiştirdim iki zamanı. Psikiyatr karakteri kendisine rüyalar tasarlamaya çalışıyor. Sanki içinde bulunduğu zamanı bir ucundan çekip gitmek istediği zamana iğneliyor. Elbette iki zamanın birbirine bu denli yaklaşması arada kalan her şeyin dengesini altüst ediyor.

SG: Çok çeşitli ve hemen bir arada düşünülmeyecek kaynaklardan yararlanıyorsunuz. Divan edebiyatından Latin Amerikalı romancılara... Nasıl bağdaşıyor bunlar?

KMY: Aslında hem divan edebiyatı, hem Latin Amerika romancılarının temelde birleştiği nokta; mitoslar, masallar ve arka planda dini literatürün aktığı olağanüstü haller. İşin güzel tarafı birbirine zıt kavramları bir arada tutup kaynaştırmaya çalışmak. Postmodernizm üzerine kafa yorarken sıkça başvurduğum yöntemlerden biri bu.

SG: Romanı yazma sürecinde çarşaf giyip İstanbul sokaklarında dolaşmışsınız. Bir anlamı oldu mu?

KMY: Belki de enteresan bir deneyim yaşama arzuma karşı koyamayışım sayesinde oldu bu durum. Çarşafa bürünüp gezmek, Butimar’ı yazarken, daha gerçekçi bir kare oluşturduğuma inandırdı beni.

SG: Okurların romanınızı nasıl okumasını istersiniz?

KMY: Romanın içine birçok sembol sakladım, ipuçlarını da birinci bölümün başkarakterinin bilinçaltında var olan kazıklara bağladım. Özellikle iki bölüm arasındaki bağ irdelenirse roman ilk okumanın dışında yeni anlamlar doğurur diye düşünüyorum.

SG: Şu sıralarda neler okuyup yazıyorsunuz?

KMY: Alejandro Zambra’nın yayımlanmış üç kitabını yeni bitirdim. Bu aralar daha çok Žižek okuyorum, elimdeki kitap Hiçten Az. Bir taraftan da yeni romanım için malzeme toplamaya başladım. Eylül ayında bir haftalığına Buenos Aires’te bulundum, o gezimle ilgili aldığım notları temize geçiyorum.

Kaynak: Notos, Aralık 2015-Ocak 2016, Sayı 55


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR