Kasırga ve Yabanmersinleri Üzerine
31 Ekim 2019 Edebiyat

Kasırga ve Yabanmersinleri Üzerine


Twitter'da Paylaş
0

“Ufak dokunuşlar yapıyorum gündüz ile gece arasında.”

“Bir dokunuşla başlar her şey. Sonrası dünya…”

Kasırga ve Yabanmersinleri yazar Çiyil Kurtuluş’un 2017 yılında Dedalus Kitap tarafından yayımlanan ilk öykü kitabı. İçinde on dokuz öykü yer alıyor. Her biri birbirinden bağımsız gibi görünse de öyküler birbirini tamamlayarak, kendi içinde barındırdığı özel bir ritimle ilerliyor. Dili oldukça sade, akıcı ve her türlü fazlalıktan, metaforlardan uzak. 

Aile içi çatışmalar, kadın erkek ilişkileri, yalnızlık, hayal kırıklığı ve karamsarlıklar diyalogların içine gizlenmiş. Bunlar, eğitimli insanlara özgü kırılganlıklar. Hastalıklar. Şehir öyküleri. 

Öykülerin neredeyse tamamı diyaloglar ve monologlar üzerinden gelişiyor. Bunun en güzel örneği de “Kasırga ve Yabanmersinleri”: Long Island Adası’nda bir evde, hafta sonunu birlikte geçirmeyi planlayan bir çift, yaklaşan kasırga ve davetsiz erkek misafirin katılımıyla oluşan rekabet ve gerilim ortamı. (“Kasırga ve Yabanmersinleri”, “Gizlendiğim Yerde”, “İşini Gör” gibi bazı öyküler ABD’de geçiyor.)

Diyalog ve monolog tekniğinin en çok bu öyküde olmak üzere öykülerin çoğunda başarılı bir şekilde kullanılmasının yanı sıra, metinleri okurken yakın plan bir sahne izlediğiniz hissine kapılmanız da mümkün. Sahneler neredeyse bir radyo tiyatrosu dinlediğinizi düşündürebilecek kadar etkili ve inandırıcı canlandırılıyor. Sanırım yazarın öykünün yanı sıra oyun yazarlığı deneyiminin de olması (Biraz Sen Biraz Ben ismiyle sahnelenen, Ayça Damgacı ve Nuri Harun Ateş’in oynadığı bir metni de kaleme almış) yeteneğini pekiştirmiş.*

“Bir Dolu Elbise” ve “Andaç” isimli öykülerde kadın erkek ilişkilerine, içerden ve derin bir bakış açısı getiriliyor, hatta anlatmaktan çok gösteriliyor ve yaşatılıyor. Kavgalar, kıskançlıklar, tükenen evlilikler, mutsuzluklar. Hepsi olması gerektiği kadar. Ne eksik ne fazla. 

“Yunus Yunusu” ve “Nasa’dan Onaylı” isimli öykülerse esprili bir dille yazılmış. Benim favori öykülerim “Havuz” ve “Avcı” ikisi de diliyle diğerlerinden bir parça ayrılıyor.

Yazarın öykülerinin daha şimdiden okurunu seçtiğini söyleyebiliriz. Kasırga ve Yabanmersinleri, ilk kitaptan çok daha fazlası. Sıradakileri merakla bekleyeceğiz.

 * “Buse’yle Handan el ele, dayanışma dolu günlere”, Agos, 10.03.2017 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR