Kitap İllüstrasyonlarının Kısa Tarihi
25 Mayıs 2017 Ne Haber

Kitap İllüstrasyonlarının Kısa Tarihi


Twitter'da Paylaş
0

Metin işbirliği açısından başka bir altın çağın eşiğinde miyiz?
Chris Russel
Kitap illüstrasyonu, yazılı kelimenin ortaya çıkmasından bu yana bazı biçimlerde varolmuştur. Modern kitap illüstrasyonunu yönlendiren geleneğin kaynağıysa kitabın metni ile görselin aynı blok içine yazıldığı, 15. Yüzyıl Batı Edebiyatıdır. Eski tezhip formunun doğal bir devamı niteliğinde olan bu eserler için verilebilecek en bilinen örnek, Biblia Pauperum’da (Pauperum’un İncili) yer alan çizimlerdir ve bunların, neredeyse Orta Çağ’a ait bir çizgi romanı andırdıkları söylenebilir. [caption id="attachment_29793" align="aligncenter" width="595"] Biblia Pauperum - Nordisk familjebok’dan alıntılanan sayfa[/caption] Yetişkinler için yazılan edebiyat ürünlerinin, içeriğe eşlik eden temsili görsellerle beraber yayınlanmasına yönelik uygulama, 18. ve 19. yüzyıl Batı edebiyatı ve roman türünün yükselişiyle doğrudan bağlantılı kabul edilmektedir. Melanie McDonagh, Charles Dickens’ın doğumunun iki yüzüncü yıldönümünde  Independent’da yayıMlanan yazısında, Dickens’ın illüstratörlerle olan yakın ilişkilerini ve işbirliğini, şu ifadelerle hatırlatmıştır: “… Dickens, metni yazmadan önce taslağın ana hatlarını onlara verir ve kendi zihninde yer alan konseptle tam olarak örtüşmelerini sağlamak için çizimler yapılırken izlerdi.” Dickens’ın herkes tarafından en iyi tanınan illüstratörü H.K. Browne, (Mahlas olarak kullandığı isim “Phiz”dir) resim tabakasındaki kompozisyonlar ve karakterlerin dış görünüşündeki belirgin nitelikler söz konusu olduğunda yazarın birebir verdiği talimatlarla çalışmıştır. Bu, şu anlama gelir, Phiz’in, karaktere dair görsel yorumu, Dickens’ın tasviri kadar önemli hale gelmiştir, değilse bile ondan çok daha önemli. [caption id="attachment_29795" align="aligncenter" width="800"] Hablot K. Brown (“Phiz”) tarafından David Copperfield için çizilmiş gravür, 1850[/caption] 20. yüzyıla gelindiğinde, gerek kitap yayıncılığında gerekse görsel sanatlardaki yönelimlerde, dikkate değer bir sıçrama yaşanmıştır. Bu dönem itibariyle metnin yanında görsel sunumun da bulunmasına yönelik uygulamalar ciddi şekilde azalmış, kitap illüstrasyonları, giderek çocuk edebiyatı ve niteliksiz yayınlarla yahut popüler yazınla (Classics Illustrated gibi) bağlantılandırılmıştır. Aynı dönemlerde göze çarpan benzer nitelikli bir başka eğilimse eski moda ve tabu olduğu gerekçesiyle figüratif sanattan kaçınılmasıdır. Duchamp, sanatın, sadece göze hitap etmemesi yani sadece estetik ve gözle görülür güzelliğe hizmet etme maksatlarıyla varolmaması gerektiğini söylemiş ve sözlerine, Manet’in eserlerinin “retinal sanat” olarak adlandırılan bu göze hitap etme sanatının doruğu ve aynı zamanda bitişi olduğunu eklemiştir. Bundan sonraki adımsa soyutlamaydı – Dada ve “resmin ölümü”. Elbette resim, hiçbir zaman gerçek anlamıyla ölmemiş, tersine figüratif/temsili resim yeniden canlanmış ve 20. yüzyılın sonları ile 21. yüzyılın başlarına damgasını vurmuştur. Yeni edebiyat eserlerine eşlik edecek illüstrasyonlar, 20. yüzyılın ortalarında   nadir bulunur hale gelirken, kitap illüstrasyonları, gelişimini, daha az geleneksel ve sıklıkla daha az saygınlığa sahip formlarda sürdürmeye devam etti. Bu evrim, Vigil Finlay’ın, niteliksiz bilimkurgu dergilerinde yer alan “The Conquest of the Moon Pool” gibi isme sahip öyküler için hazırladığı veya Dante ile Milton’un eserleri için Gustave Dore’nin gravürlerini yansıtan canlılık ve ayrıntıyla hazırladığı müthiş mürekkep illüstrasyonlarında veya Harry Clarke’nin Poe için hazırlamış olduğu illüstrasyonlarda görülebilir. [caption id="attachment_29796" align="aligncenter" width="551"] Virgil Finlay, “The Conquest of the Moon Pool” (Famous Fantastic Mysteries Serisinde yayınlanmıştır)[/caption] [caption id="attachment_29797" align="aligncenter" width="606"] Harry Clarke, Poe’nin Tales of Mystery and Imagination kitabı için illüstrasyon (1923)[/caption] McDonagh’ın makalesinde, Jonathan Cape yayıncısı Dan Franklin, yetişkinlere yönelik kitap yayıncılığındaki bu değişken eğilimlerden söz eder ve kitap illüstrasyonundaki azalışın sebeplerinden biri olarak büyük illüstratörlerin noksanlığını gösterir. Aslında Franklin’in yorumları, (çizebilen biriyle karşı karşıya gelmeniz nadirdir) kitap illüstrasyonlarına bakışın geleneksel biçimini yansıtır – 18 ve 19. yüzyıllarda baskın gelen ve gravürlerin daha detaylı bir türü olan bu çizimler, materyal üzerinde oldukça özelleşmiş bir ustalık gerektirmektedir. Ne var ki söz konusu olan, kitaplar için illüstrasyon çizebilecek yetenekli bir sanatçının noksanlığından ziyade, yetişkinler için yayınlanan edebiyat eserlerinde illüstrasyonlara olan talebin noksanlığıdır. 20. Yüzyıl boyunca, çocuk edebiyatında, yetenekli çizerlerin sayısız örneği mevcuttur, Chris van Allsburg, David Weisner, Alenka Sottler, bir kaç isim daha. Popüler çocuk edebiyatı, 20. yüzyılda kitap illüstrasyonunun en yenilikçi ve yetenekli örneklerini sunmaktadır ve bu eserlerin, yeni nesil çağdaş sanatçıları etkilediği hususunda şüphe mevcut değildir. [caption id="attachment_29798" align="aligncenter" width="669"] Alenka Sottler, Estonya Halk Masalı için illüstrasyon “The Blue Kerchief,” in Svetovne pravljice (World Fairy Tales) (Nova revija, 2004), siyah&beyaz kağıt üzerine sulu boya[/caption] Ucuz karikatürlerden evrilen çizgi romanların, saygın sanat dallarından biri olarak kabul edilmesi, son yirmi yılda edebi illüstrasyon alanını önemli ölçüde değiştirmiştir. Art Spiegelman’ın hem kendi işlerinde hem de genel anlamıyla sanata verdiği destekteki etkileyici katkısı, önemli rol oynamıştır. Spiegelman’ın  müzisyen Philip Johnston ile 2014 yılı başlarında, Brooklyn Academy of Music (BAM) nezdinde gerçekleştirmiş olduğu, WORDLESS!, isimli ortaklaşa sunum çalışması, grafik sanatı vasıtasıyla hikaye anlatımının, az bilinen tarihine düzenlenmiş bir tur niteliğindedir. LA Times, Art Spiegelman’ın, çizgi romanları oyuncak dolabından çıkardığını ve edebiyat raflarına koyduğunu yazmıştır. Bununla birlikte, bugüne kadar ortaya çıkan grafik eserlerinin büyük bir kısmı, daha yenilikçi olsalar bile biçemsel olarak “çizgi film” kategorisine sokulmaktadır. Bu, onların, ciddi bir sanatsal değerinin bulunmadığını söylemek değildir, bundan ziyade denebilir ki, çizgi roman biçemi, hala çizgi film geleneğiyle ve anlatımın teknik resim vasıtasıyla vurgulandığı karikatür kitaplarının sanatıyla bağlantılıdır. Bu genellemeye karşın bir çok istisna mevcuttur – örneğin Joe Sacco veya Anders Nilsen’in çalışmaları – fakat bunlar, tam olarak istisnadır. Elbette, ince detaylardaki noksanlığın veya geleneksel gravür üslubundaki illüstrasyonun, ikincil nitelikte bir teknik ressamlığın işareti olduğunu düşünmek, hata olacaktır. Marjane Satrapi’nin Persepolis’i (Pantheon) gibi çalışmalar, hatalı bir şekilde basit olarak algınan sanatsal çalışmaların özelliklerini taşır; Satrapi’nin koyu mürekkep işi, kinestetik ve duygusal karakterin düşünce yapısına geçirilen, ustaca tasarlanmış bir maskedir. [caption id="attachment_29799" align="aligncenter" width="800"] Marjane Satrapi, Persepolis[/caption] Chris Ware tarafından yazılan ve Pantheon Graphic Novels tarafından yayımlanan Building Stories’de görüleceği üzere, modern edebiyat yayıncılığı, yenilikçi grafik biçemlerine gittikçe daha açık hale gelmektedir. Yakın zamanda, Molly Crabapple’nin, Harper Collins tarafından yayınlanan kitabı Drawing Blood, anlatıcı gazetecilik ile medya illüstrasyonlarının eşsiz birlikteliğini sunar. Crabapple’nin çalışması –hem gazeteciliğe yaklaşımı hem de üslubuyla– 20. yüzyılın ikinci yarısında, edebi kitap illüstrasyonlarının yokluğuna dair başka bir istisnayı anımsatır, Ralph Steadman’ın, Hunter S. Thompson için yapmış olduğu illüstrasyonlar. [caption id="attachment_29800" align="aligncenter" width="622"] Molly Crabapple’nin Drawing Blood için yapmış olduğu “The Box” NYC Club multimedya illüstrasyonu[/caption] Edebiyat yayıncılığında deneysel grafik biçemlerin artan görünümüne karşın, edebi metinler içerisine görsel sanatın yerleştirilmesi, genellikle klasik eserlerin yeniden basımlarıyla yahut en azından kanonik hale getirilen metinlerle sınırlıdır. The Folio Society, Arap Geceleri’nden, Döşeğimde Ölürken’e ve Geceyarısı Çocukları’na kadar bu tip eserlerin bir dizi yeni versiyonunu yayınlamıştır. Portland Oregon’da yer alan Scout Books ise Francois Vigneault’un, Ambrose Bierce’nin An Occurrence at Owl Creek Bridge isimli kitabı için yapmış olduğu komik-fantastik illüstrasyonlar gibi yeni illüstrasyonlar içeren kısa hikâye klasiklerini cep boyu serisine sahiptir. [caption id="attachment_29801" align="aligncenter" width="600"] Scout Books, Francois Vigneault’un “An Occurrence at Owl Creek Bridge,” için yapmış olduğu illüstrasyon[/caption] 17. yüzyıl metin yerleşimine uygun bir biçimde ve geleneksel kitap formunda hazırlanan birtakım istisnalar yok değildir, örneğin Lawrence Norfolk'un yenilikçi dönem romanı, John Saturnall'ın, Andrew Davidson'un ağaç baskı illüstrasyonlarıyla karakterize olan Feats (Grove Press) isimli eseri gibi. Ancak bu geleneksel illüstrasyonlar bile –istisna olsalar dahi– tarihsel kurmaca bağlamında tehlikesizdir. Öyleyse, çağdaş dönem yetişkin edebiyatı neden yenilikçi illüstrasyonlarla birlikte ele alınmaz? Aşikâr cevap, çünkü yazar ve yayıncılar, illüstrasyonların, okuyucunun kitapla bağ kurma kabiliyetini mahvetmesinden korkarlar. Bu korkuyu Dickens da net bir şekilde kavramış ve illüstratörleri üzerindeki kontrolünü devam ettirebilmek için son derece ihtiyatlı davranmıştır. Bu tehlike bilhassa, temsili imajların hikayedeki karakterlere izafesinde söz konusudur ve ortaya çıkan sonuç aynen N.C. Wyeth’in Hazine Adası’nı resmeden canlı çizimlerinde olduğu gibi bazı edebiyat çalışmalarının kendi görsellerinden ayrılmaz hale gelmesidir. Sam Sachs’ın 2013 New Yorker makalesinde yazdığı gibi:, “Marilynne Robinson’un Housekeeping’inde, kitabın gücü, müziğin diline bağlı olduğundan, muhtemelen karakterlerin resimlerine ihtiyaç duymayız. Ama dev bir ahtapotla savaşmak için sadece boş bir şarap şişesi kullanan Tyrone Slothrop’un elimizde fantastik bir portresi olsaydı, Pynchon’un Gravity’s Rainbow’unu daha iyi okumaz mıydık?” E-kitapların ve dijital yayıncılığın ortaya çıkması, biblofillerin, bir güzellik objesi olarak kitaba ilgilerini tekrar alevlendirmiştir. Sanatçılar ve yazarlar arasındaki yenilikçi işbirliği ve illüstrasyonla edebi metnin, karşıtlık yaratmak amacıyla bir araya getirilmesi, günümüzde daha çok elle tutulur “güzellik objeleri” haline getirilen albenisi yüksek kitaplarda ortaya çıkıyor. Sylph Editions tarafından yayınlanan  Cahier Series bunun örneklerinden biridir, yayınevinin internet sayfasında söylendiği üzere: “İmaj ve metnin biraraya getirildiği çalışmalarda vurgulanmak istenen , bunların tek olarak algılanmasıdır.” Bianca Stone tarafından, Anne Carson’un Antigonick isimli kitabı için yapılan sürreal mixed-media illüstrasyonları, edebi çalışmalara illüstrasyon yerleştirilmesinin ve sanatçıyla yazar arasındaki iş birliğinin, metinle uyumlu modern bir illüstrasyonla ve yeni bir yöntem kullanılarak yapılabileceğinin açık kanıtıdır. [caption id="attachment_29803" align="aligncenter" width="600"] Anne Carson, Antigonick[/caption] Kitap illüstrasyonunun geleceği, yenilik yanlısı yayıncılar tarafından sağlanan pek çok fırsat sayesinde yoruma ve deneye hiç olmadığı kadar açık olmakla birlikte bilhassa yazar-sanatçı arasındaki işbirliğinin illa geleneksel formata bağımlı olmadığının kavranması gerekmektedir. Eskiden geleneksel örnekleri şekillendiren en önemli husus şu an, çağdaş kitap illüstrasyonu için de geçerlidir; metne yerleştirilen illüstrasyon, anlatılmak isteneni komplike hale getirerek kafa karıştırmamalıdır ki, aksi bir durum, illüstrasyonun metinden uzaklaştırılması sonucunu doğuracaktır. Başkasının vizyonunu tamamlamak amacıyla sanat eseri yaratmanın eşsiz deneyimi, bir sanatçı için aynı zamanda bir tevazu alıştırmasıdır. Batı toplumlarında çağdaş sanata bakış, bireyin münferiden kendini ifade etmesidir ki, bu durum doğal süreçte egoist ve ben merkezci bir nitelik de alabilir. Bir illüstratör olarak kendi deneyimimden söz etmek gerekirse, başkalarının vizyonuyla yakından ilgilenmeyi ve bunu adil bir şekilde yapmanın zorluğundan hoşlandığım sonucunu çıkarabiliriz. Örneğin David Vann’ın, Akvaryum’unun ciltli baskısında yer alan illüstrasyonlar, orijinal ilk baskıda metnin içinde yer alan renkli fotoğraflardan uyarlanmakla beraber orijinal fotoğraflar hayli detaylıydı ve bu, bir fotoğraftan tekrar görüntü elde etmek için sıradan bir süreç yerine, çizgi, doku ve kompozisyon ile deney yapmam için bir fırsat olmuştu. [caption id="attachment_29805" align="aligncenter" width="596"] Chris Russell, Akvaryum için orijinal scratchboard illüstrasyon (mola mola)[/caption] Nihayetinde umudum, yayıncıların, kitaplarda neyin mümkün olabileceğine dair fikirlerini genişletmeye devam etmeleri ve dolayısıyla bu tip işbirliği gerektiren deneyimlerin, diğer illüstratörler arasında yaygınlaşmasıdır.

(Literary Hub)

Çeviren: Fulya Kılınçarslan


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR