Kütüphanecilere Sorulan En Saçma Sorular
30 Ekim 2019 Eğlence İnsan

Kütüphanecilere Sorulan En Saçma Sorular


Twitter'da Paylaş
0

"Merak dediğin şey çeşit çeşittir. Çıkarımız için merak ederiz, neyin işimize yarayacağını bilmek isteriz. Bir de böbürlenmek için merak ederiz, başkalarının bilmediğini bilmek isteriz." – François de la Rochefoucauld

New York Halk Kütüphanesi’nin görevi, bilgi ve kaynaklara ücretsiz erişim sağlamaktır. Kütüphanenin doksan iki adet şubesi, öğrenciler, iş arayanlar, akademisyenler ve meraklı kişilerin uğrak noktası hâline geldi. Bu yazıda yer alan sorular, 1940'lar ve 1980'lerin sonlarında dosya kartlarına yazılanların arasından bulunmuştur. Kütüphane personeli bu kartları birkaç yıl önce gri bir dosya kutusunda keşfetti ve keşfedilenler son derece komikti. Ayrıca o zamanlar oraya gelen insanların ne gibi kitapları tercih ettiğine dair fikir verdi. Bu sorulardan bazıları zamanının problemlerini yansıtırken, diğerleri Google’a sorulabilecek nitelikte.

Yüz yıldan uzun bir süredir New York halkı bilgi almak için bu kütüphaneye geliyor. New York Halk Kütüphanesi kapılarını insanlara 1895 yılında açtığından beri kütüphaneciler bitmeyen bir soru akışıyla karşılaştı. Bazı soruların cevabını bulmak hiç de kolay değildi, araştırma gerektiriyordu, bazıları cevap aramayacak kadar saçmaydı. Örneğin 1956’da bir öğretmen 1888 Süveyş Antlaşması’na imza atanları öğrenmek için kütüphaneye telefon etti. Bir başkası çamurun neden yapış yapış olduğunu öğrenmek istedi. Bu cevapları sağlamak görevlilerin çok fazla zamanını alıyor. Artan talebi karşılamak için 1968’de Telefon Referans hizmeti başlatıldı. Bu daha sonra elektronik posta hizmeti “NYPL’ye Sorun”a dönüştü. Eylül 1999’da New York Kütüphanesi bir web sitesi açarak ziyaretçilerin form doldurarak sorularını sormalarına yardımcı oldu. Ayrıca diğer sorulan sorulara ve verilen yanıtlara bakmalarını sağladı. NYPL’ye Sorun’da çalışanlar 6 Kasım 2000'de Ask Librarians Online ile kendi soru yazılımını geliştirdiler. Şu anda kütüphane on iki kişiden oluşan, diğer çalışanlardan yardım alan özel bir takımla işleri yürütüyor. Ziyaretçiler Pazar hariç her gün dokuz ile beş arası internet üzerinden onlara soru sorabiliyorlar. 2017’de Facebook ve Twitter gibi platformlarda da sorular sorulmaya başlandı. Kütüphaneye sorulmuş en ilginç ya da saçma sorulara aşağıda ulaşabilirsiniz.

Bana tahtakurularını dramatize eden bir kitap önerebilir misiniz? (1944)

Bu tarz bir kitaba denk gelmedik. Tahtakuruları onlarla karşılaşan birçok kişi için travmatik olsa da pek dramatik sayılmazlar. Son derece rahatsız edicidirler. Melville’in Moby Dick romanında İshmael ve Queequeg’in, tahtakurularını sırayla zıpkınladığını biliyoruz, ancak daha sonra dikkatlerini o ünlü balinaya çevirdiler.

Biri Amerika’nın batısına giderken deveye binerek mi çölü geçer? (1946)

Batı Amerika Ansiklopedisi’ne göre 1855'te ABD Ordusu Teksas, Camp Verde'de yaklaşık yetmiş beş deve bulunduruyordu. Savaş Sekreteri Jefferson Davis ulaşımda işe yarayacaklarını düşünüyordu ve öyle de oldu. Ancak bu deneme fazla popülerlik kazanamadı ve İç Savaş başladığında projeye son verildi. Konuyla ilgili daha fazla okuma yapmak ister misiniz? NYPL koleksiyonumuzda şunlar var: Yuma'dan Üç Karavan: Batı Amerika'daki Bactrian Develerin Anlatılmayan Hikâyesi, Harlan D. Fowler.

Doğu mavi kuşu günde kaç saat şarkı söyler? (1944)

Doğu mavi kuşu hareket ettirildiğinde şarkı söylemeye başlar. Bu türün erkekleri genellikle dişileri görünce motive olur. Dişiler erkeklere kıyasla daha az şarkı söyler, özellikle tehlike hissettiklerinde ses çıkarır. Çıkardıkları sesleri Cornell Ornitoloji Laboratuvarı web sitesinde dinleyebilir ve Vassar Koleji’nin sayfasından daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Havva ne tür bir elma yedi? (1956)

İncil Havva’nın “tohumlu” bir elma yediğini söylemek dışında buna dair bir bilgi vermiyor. Başlangıçta Havva’nın yediği meyvenin elma değil nar olduğu söyleniyordu. Türü ne olursa olsun bu meyve iyilik ve kötülüğün bilgisini temsil ediyordu. 

“Siuol” nasıl telaffuz edilir? Bu kelime “Louis”in tersten yazılmış hâli ve ben bu kelimeyi yazmakta olduğum romanda kullanacağım. (1949)

Uygulamalı Dilbilim Enstitüsü'nde çalışan kütüphaneci Barbara Thomas'a göre, “Telaffuz kuralları şudur: Hece açıksa (sesli harfle bitiyorsa), uzun sesli harf olarak telaffuz edilir. Siuol üç heceye ayrılır: si / u / ol. İlk iki heceyi uzun, sonuncuyu kısa telaffuz ederiz, çünkü ardından ünsüz harf gelir.” Size bir tavsiyede bulunabilir miyiz? Elbette yazar sizsiniz, ama belki karakteriniz için daha basit bir isim düşünebilirsiniz. Mesela Fred gibi. Fred iyi bir isim.

Çimlerle ilgili ilham veren bir materyaliniz var mı? (1955)

Whitman’ın Çimen Yaprakları isimli eserini okumakla başlayabilirsiniz. Pratik tavsiyeler için David Mellor'un çimi ustalıkla nasıl yetiştireceğiniz ve muhafaza edeceğiniz konusunda yazılmış olan The Lawn Bible adlı  kitabını okuyabilirsiniz.

Sorularımı kitaba bakmadan cevaplayabilecek biri yok mu? (1960)

Yunan mitolojisindeki Delphi Tapınağı kâhinleri ile meşhurdur. Bu kâhinler Apollo’dan aldıkları mesajları insanlara iletirlerdi. Ancak cevaplar genellikle belirsizdi. Yani kısaca cevabımız hayır. Patti Smith’in Ulusal Kitap Ödülü’nü kabul ederken söylediği sözlerle cevap kısmını bitirmek gerekirse: “Kitapları hayatım boyunca sevdim. Kitaptan, kâğıttan, yazı tipinden daha güzel bir şey yok bu dünyada.” Başka sorusu olan?

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Lithub)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR