Marx’tan Yabancılaşma Üzerine 10 Önemli Söz
16 Ekim 2017 Liste Felsefe

Marx’tan Yabancılaşma Üzerine 10 Önemli Söz


Twitter'da Paylaş
0

Günümüz kapitalist dünyasında insanın mustarip olduğu en önemli sorunlardan biri yabancılaşmadır. Bu kavram felsefe tarihinde Hegel ve Feuerbach tarafından çokça kullanılmıştı. Lakin söz konusu kapitalizm eleştirisi olunca, kanımca bu kavramı Marx kadar iyi kullanan olmamıştır. Onun yabancılaşmayı insan, yabancılaşmış emek ve doğa üzerinden farklı bir zemine çekmesi hâlâ güncelliğini koruyor. Marx gerek Entfremdung (yabancılaşma) gerekse Entausserung (dışlaşma, başkalaşma) kavramlarını birbirinin yerine kullanır. Ama bu kavramlar ne Hegelci ne de Feuerbach’çıdır ya da kendinden önceki diğer düşünürlerdeki, öğretilerdeki anlamla sınırlı kalmazlar; düşünsel, ekonomik ve toplumsal diye sıralayabileceğimiz bütün alanlara yayılırlar. Marx, Hegel’in insanı ve yaşamını bir bilinç olarak görmesini, yabancılaşmanın da kendine yabancılaşmış Mutlak Tin’in insandaki/doğadaki tezahürü olarak görmesini eleştirir. Feuerbach’ın dindeki yabancılaşmayı görmesini büyük bir adım olarak görmekle beraber, yabancılaşmayı sadece bu alanla (dinle) sınırlı tutmasını bir eksik okuma olarak görür. Yabancılaşma, Marx’ın erken dönem yazılarında (Hegel’in Hukuk Felsefesi’nin Eleştirisi, 1844 El Yazmaları, Yahudi Sorunu, Alman İdeolojisi) çok temel bir öneme sahip olup doğrudan kavram olarak Grundrisse’ye kadar kullanılır. Ama bundan sonra Kapital’de meta fetişizmi olarak karşılaştığımız bölüm, bir çeşit yabancılaşma olarak okunabilir. Marx’ta yabancılaşma dediğimizde bunu “yabancılaşmış emek” olarak okumak yanlış olmaz. Zaten Marx’ın ilk dönem eserlerinde sıklıkla vurguladığı gibi, sınıflı toplumların temelinde yabancılaşmış emek yatar. Şimdi sözü Marx’a bırakalım sevgili okur. Dinle! De te fabula narratur! 

 

karl marx

1 Özel mülkiyet yabancılaşmış emeğin nedeni ve temeli olarak görünmesine rağmen, aslında sadece yabancılaşmış emeğin sonucudur, tıpkı tanrıların gerçekte insanların zihinlerindeki bulanıklığın bir sonucu; ama nedeni olmaması gibi. Lakin sonra ilişki karşılıklı olur.

2 Özel mülkiyet, yabancılaşmış emek kavramının analizinden türer; yani, yabancılaşmış insan, yabancılaşmış emek, yabancılaşmış yaşam ve başkalaşmış insandan.

3 İş bölümü ve özel mülkiyet aynı ifadelerdir; birincisinde faaliyete göre anlatılan şey; diğerinde ise faaliyetin ürününe göre ifade edilir. 

karl marx

4 Ücret, yabancılaşmış emeğin doğrudan sonucudur ve yabancılaşmış emek, özel mülkiyetin dolaysız nedenidir. Eğer biri düşerse, diğeri de düşmek zorundadır.

5 Para, insanın varlığının ve emeğinin yabancılaşmış özüdür ve bu yabancı öz, insanı tahakküm altına alır ve insan ona tapar.

6 Emeğin (‘yabancılaşmış emek’, diye okuyabiliriz. H.Ö.) zenginler için mucizeler yarattığı doğrudur, ama işçi için yoksunluk yaratır. Saraylar üretir, ama işçi için ahır gibi kulübeler; güzellik yaratır, ama işçi için çirkinlik, biçimsizlik yaratır… Akıl, zekâ üretir; işçi için ahmaklık, aptallık üretir… 

7 Yabancılaşmış emek sadece doğayı insandan yabancılaştırmaz, bununla birlikte insanı kendinden, kendi işlevinden, hayati faaliyetinden de yabancılaştırır. Bundan dolayı, insanı kendi türüne de yabancılaştırır. İnsanın türsel/cinsi yaşamını onun tekil yaşamı için bir araca çevirir.

karl marx

8 İnsanın doğadan ve kendinden her türlü öz-yabancılaşması, onun doğa, kendisi ve öteki insanlarla kurduğu ilişkide açığa çıkar. 

9 İnsanın öz-yabancılaşmasının, özel mülkiyetin olumlu aşkınlığı/aşılması; böylece insanın özünün kendine ve kendisi için gerçek uygunluğu olarak komünizm… İnsanın sosyal bir varlık(insan) olarak kendine eksiksiz dönüşü olarak komünizm…( Bu dönüş bilinçli olarak ve kendinden önceki gelişmenin bütün zenginliğini kucaklar.) İşte bu komünizm tamamen gelişmiş natüralizm olarak hümanizme eşittir ve tamamen gelişmiş hümanizm olarak natüralizme eşittir/eşdeğerdir.

10 Komünizm insanla doğa arasındaki ve insanla insan arasındaki uyuşmazlığın/çelişkinin gerçek çözülüşüdür; varoluşla özün, nesneleşmeyle öz-olumlamanın (özneleşmenin), özgürlükle zorunluluğun, bireyle türün arasındaki çekişmenin doğru bir biçimde çözülüşüdür. Komünizm tarih bilmecesinin çözümüdür ve bu çözümün kendisi olduğunu bilir.

 

Kaynakça

1 McLellan, David. Karl Marx: Selected Writings, Oxford University Press Inc. New York.2000 (second edition)

2 Marxism okumalarını bu siteden yapabilirsiniz. Olağanüstü bir içerik var. http://www.marxists.org


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR