Moby Dick’ten Unutulmaması Gereken 10 Alıntı | “Kendinizi uzun süredir ve tamamıyla rahat buluyorsanız, artık size rahatsınız denemez.”

Moby Dick’ten Unutulmaması Gereken 10 Alıntı | “Kendinizi uzun süredir ve tamamıyla rahat buluyorsanız, artık size rahatsınız denemez.”


Twitter'da Paylaş
0

Amerikalı yazar Herman Melville’in dünyaca ünlü romanı Moby Dick, ünlü “Ishmael deyin bana” cümlesiyle başlar. Anlatıcı, Ishmael’in ağzından Kaptan Ahab adlı roman kişisinin Moby Dick adlı balinanın peşinde yaşadığı macerayı anlatır.

En önemli klasiklerden biri olan Moby Dick, Kaptan Ahab’ın açtığı umutsuz bir savaşı, yenilgiyle biten bir savaşı anlatır. Yıllardır güney denizlerine dehşet salan Moby Dick adlı beyaz bir balina, ilk karşılaşmalarında yaşlı kaptanın hem bacağını hem gemisini kaybetmesine neden olmuştur. Kaptan Ahab uçsuz bucaksız denizde Moby Dick’i bulmaya ve onu yok etmeye karar vermiştir. Ancak tek amacı öç almak, sakat kalmasının acısını çıkarmak değildir, beyaz balina onun gözünde artık bir deniz canavarı hatta tüm kötülüklerin simgesi haline dönüşmüştür.

1

Bir insan kafaca ne denli üstün olursa olsun, aslında az çok bayağı ve aşağılık gösterişlere başvurmadan, başka insanları sürekli olarak buyruğu altına alamaz. Onun için gerçek sultanlar, Tanrının yeryüzüne yolladığı sultanlar, dünyanın başına geçmekten kaçarlar, dünyanın verebileceği şanları şerefleri bunlara düşkün olanlara bırakırlar. Böyleleri, halktan üstün yanlarından çok, gerçek krallardan aşağı yanlarıyla ün kazanırlar.

2

Paranın yeryüzündeki tüm kötülüklerin başı olduğunu, paralı bir insanın hiç bir zaman cennete gidemeyeceğini biliriz. Gene de, bize verilen paraları el etek öpüp alıveririz. Ah, nasıl da can atarız cehennemlik olmaya!

3

Niçin bir yandan ölülerin anlatılmaz bir mutluluk içinde yattıklarını ileri sürer, bir yandan da ölenler söz konusu olunca avunma nedir bilmeyiz? Niçin tüm yaşayanlar, tüm ölülerin susmasını isterler? O kadar ki, bir mezarda bir tıkırtı olsa, korkudan bütün kentin aklı başından gider. Bunlar hoş değil, bir anlamı olsa gerek bunların. Ama inanç, bir çakal gibi, mezarların arasında beslenir ve ölüm karanlıklarından en canlı umutlarını toplar.

4

Dertli olmada bir bilgelik vardır, doğru, ama öyle dertler de vardır ki, düpedüz çılgınlıktır bunlar. Kimi insanların ruhunda, Catskill dağlarının bir kartalı vardır. Bu kartal, hem en karanlık uçurumlara süzülür, hem de o uçurumlardan yukarı havalanıp, güneşli göklerde yok olur. Üstelik bu kartal, hep uçurumlarda uçsa da, bu uçurumlar dağlardır; onun için dağların kartalı, en aşağılara inince bile, en yükseklerde uçan kuşların üstündedir gene de.

5

"Çünkü," diyordu Ahab kendi kendine, "bu dünyanın en büyük mutluluklarının boş ve anlamsız bir yanı olduğu halde; yürekten gelen tüm acılarda gizemli ve kutsal bir derinlik, hatta kimi insanların çektiklerinde meleklerin en büyüklerine özgü bir yücelik vardır.” Bu gerçeği yalanlayan hiçbir şey görmüyoruz. Ölümlü insanların çektikleri bu büyük acıların köklerine gidecek olursak, sonunda kaynağı bilinmeyen tanrılara varırız.

6

Büyük coşku anlarında, insan aşağılık hesapların tümünü küçümser. Ama bu coşku anları geçicidir. “İnsan sürekli davranışı, çıkarını düşünmektedir,” diyordu Ahab.

7

İnsan deliliğinde çoğu zaman sinsice ve kurnazca bir şeyler vardır. Geçti sandığınız sırada, o delilik belki daha ince bir biçime bürünmüştür sadece.

8

İnsan bir işin bozuk bir yanını sezinlemiş, ama bu işe de bir kez girmişse, farkına varmadan kuşkularını kendisinden bile saklamaya çalışır. Ben de aşağı yukarı bu durumdayım. Hiç sesimi çıkarmıyor, hiçbir şey düşünmek istemiyordum.

9

Gözle görülen şeyler mukavvadan maskeler gibidir. Ama her olan bitten şeyde, her canlı işte, her sugötürmez olayda, bilinen her şeyin içinde, bilinmez bir akıl vardır. Bu akıl, kendi damgasını vurur o akılsız mukavva maskeye. Eğer insan vuracaksa, o maskeye vurmalı. Mahpus, zindandan kaçabilir mi duvarı delmeden? Beyaz balina benim dört bir yanımı saran o zindan duvarıdır işte. Bunun ötesinde hiçbir şey yok sandığım da oluyor zaman zaman.

10

Dışarıdaki ayaz, ocak yanmadığı için odanın da sıcak olması, keyfimizi büsbütün arttırıyordu. Büsbütün arttırıyordu diyorum, çünkü sıcağın tadını çıkarabilmek için, insan, birazcık da olsa soğuğu duymalı. Bu dünyada her şeyin değeri, kendi karşıtıyla meydana çıkar. Hiçbir şey kendiliğinden şöyle ya da böyle değildir. Kendinizi uzun süredir ve tamamıyla rahat buluyorsanız, artık size rahatsınız denemez.

(Herman Melville, Moby Dick, Çevirenler: Sabahattin Eyuboğlu - Mîna Urgan, YKY, 1999)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR