Modern Şiirde Ölüm Temasının İşlenişi Üzerine : Dylan Thomas’dan “Gitme O Güzel Geceye Usulca”
29 Haziran 2018 Şiir

Modern Şiirde Ölüm Temasının İşlenişi Üzerine : Dylan Thomas’dan “Gitme O Güzel Geceye Usulca”


Twitter'da Paylaş
0

Dylan Thomas'ın “Gitme O Güzel Geceye Usulca” şiiri modernizm esintilerini taşımakla beraber, Thomas’ın zihninde geçenleri yansıtması açısından büyük bir önem taşımaktadır.

Modernizm ve romantizm akımlarından etkilenmiş olan Dylan Thomas, 20.yüzyılın en iyi şairlerinden biridir. Robert Graves onun için “melodiyle sarhoş olmuş, kelimelerin anlamıyla ilgilenmeyen biri” demiştir. 1 27 Ekim 1914 yılında Güney Galler’de doğmuştur. Şairliğinin yanı sıra çeşitli gazetelerde çalışmıştır ve bir süre BBC’de şiirlerini seslendirmiştir. Yazarlık ile geçimini sağlayan Dylan Thomas, New York’ta 9 Kasım 1953’te aşırı alkol kullanmasından dolayı hayata gözlerini yummuştur.2 Ölmeden önce Roma’da kendisini dinlemeye gelen seyircilere kişiliği hakkında şu bilgileri vermiştir: “Birincisi: Ben bir Galliyim. İkincisi: Çok içerim. Üçüncüsü: İnsanlığa, ama özellikle kadınlara âım.”3 Dylan Thomas’ın esprili ve samimi bir şekilde kendisini ifade ettiği bu cümleler aslında onun mizacını özetler niteliktedir. Bunun yanı sıra, kırk senelik ömründe “Gitme O Güzel Geceye Usulca” dahil birçok başarılı şiir kaleme almış, hikâe kitapları ve şiir kitapları yazmıştır.

Metafizik ve romantik şairlere yakın bir üslup ile yazan Thomas, şiirlerinde genellikle insan doğasına, içgüdülerine, yaşamın zorluklarına, zamanın gelip geçiciliğine, insanın ölümlü bir varlık olmasına ve ölümün kaçınılmazlığına dikkat çeker. “Gitme O Güzel Geceye Usulca” adlı şiirinde de ölüm temasını işleyen Thomas, bu şiirini diğer yazdığı şiirlerinden farklı olarak babasına ithafen yazmıştır. Thomas ile babası arasında derin bir bağ vardır. Onun şiire ve edebiyata olan tutkusu babasından gelmektedir. J.M. Brinnin, Dylan Thomas’ın babasının edebiyata çok düşkün olduğunu, çalışma odasının İngiliz şiiriyle alakalı birçok eser barındırdığını, ve akşamları ailesi ile beraber Shakespeare okumaları yaptığını dile getirmiştir.4 Bu yönden bakacak olursak, Dylan Thomas bir edebiyat ortamında yetişmiştir ve edebi kişiliğini babasına borçludur.

Thomas “Gitme O Güzel Geceye Usulca” adlı modern şiirini ölüm döşeğinde olan babasına adamıştır. Bu şiirinde babasının ve onun durumunda olan yaşlıların ölüme karşı savaşçı bir ruha bürünmeleri gerektiğinden bahsetmiştir. Dolayısıyla, Thomas 20.yy’ın bohem ve ümitsiz havasına bağlı kalmayarak ölüme boyun eğilmemesini istemektedir. Thomas’a göre, bu savaşçı ve öfkeli ruh babasını ölüme karşı galip kılacaktır. Bu noktada ilginç olan ve altı çizilmesi gereken bir gerçek vardır: “Gitme O Güzel Geceye Usulca” adlı şiirde “ölüm” için “gece” sembolü kullanılmıştır. Diğer bir deyişle, Thomas “gece” sembolüyle ölümü çağrıştırmayı tercih etmiştir. Sonuç olarak; Dylan Thomas “Gitme O Güzel Geceye Usulca” adlı şiirinde ölüm temasını modern bir perspektifle işlemiş, ölüme meydan okumanın önemine dikkat çekmiş, semboller ve metaforlar ile bu düşünceyi desteklemiştir.

Tematik ve Metaforik Açıdan Ölüm

Dylan Thomas "Gitme O Güzel Geceye Usulca" adlı şiirinde “Villanelle” şiirsel formu kullanmıştır. “Villanelle” şiirsel formda beş üçlük (ingilizcede “tercet” olarak adlandırılır) ve bir dörtlük olması gerekir. "Gitme O Güzel Geceye Usulca"nın ilk üç mısrasında genel bir durum belirtmesi açısından önem taşımaktadır. Yaşlılığın bir ölüm sebebi olmaması gerektiğini, hayatın hala devam ettiğini ve hayatta kalmak için mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır: “Gitme o güzel geceye usulca, / İhtiyarlık parlasın ve coşsun günü dolunca; Öfkelen, öfkelen ışığın ölümü karşısında.”5 Özlem Öğüt, “günün dolmasını” ölüm ile biten hayatı sembolize ettiğini dile getirmektedir. 6 Öte yandan, Thomas bu satırlarda geceyi ölümle ilişkilendirmiş ve “gece” kavramını bir metafor olarak kullanmıştır. “Gece” bir kişinin hayatının sonunu, ölümü ve ölümden sonraki hayatı temsil ederken, “gün” ve “ışık” kavramları hayatı temsil etmektedir. 7 Dolayısıyla “ışık” yaşamı, “öfke” ise mücadeleyi ve cesareti temsil etmektedir.

Thomas şiirin ikinci bentinden beşinci bentine kadar farklı insanlar gösterir. Bu insanlar ölümüne az vakit kalmış insanlardır. “Gitme O Güzel Geceye Usulca””nın ikinci bentinde akıllı ve bilgili adamların ölüme karşı tutumları ele alınmıştır: “Bilge adamlar sonunun karanlık olduğunu bilmelerine rağmen, / Ve de sözleri yıldırım gibi olmadığından / Gitmezler o güzel geceye usulca.”8 Lei Guo ve Lan Wang’a göre bu mısralarda anlatılmak istenen; akıllı adamların ölümün kaçınılmaz bir son olduğunu bilmelerine rağmen ölmek istememeleridir. Sözleri ile dünyada “bir şimşek etkisi” yaratamamışlardır çünkü onlar için ölüm erken gelmiştir.9 Onlar bu dünyada bir iz bırakıp gitmek isteyen, daha söyleyecek sözleri olduğunun farkında olan insanlardır. Bu yüzden, akıllı insanlar ölüme karşı pasif bir tutum sergilemez. Kısacası, Thomas’a göre akıllı insanlar erken ölmek istemezler, çünkü sözleri ile dünyada fark yaratmak için yaşamaya ihtiyaçları vardır.

“Gitme O Güzel Geceye Usulca” adlı şiirin üçüncü bentinde Dylan Thomas, iyi insanların da boşuna olduğunu bildikleri halde “öylesine” feryat ettiklerini, ölüme karşı son kozlarını oynadıklarından bahsetmiştir: “İyi adamlar son kez el sallarlar ve ağlarlar ışığın parıltısına. / Faydasız kalan amelleri dans etse bile yeşil bir koyda, / Öfkelenin, öfkelenin ışığın ölümünün karşısında.”10 Şair bu mısralarda “yeşil bir koy” gözümüzün önünde canlandırarak yaşamın hala devam ettiğini, umutların o yeşil koydaki bitkiler gibi yeşerdiğini anlatmak istemiştir. İyi insanların da öfkeyle ölüme karşı gelmeleri gerektiğini açık bir şekilde dile getirmiştir. Şair şiirin dördüncü bentinde ise betimlenen vahşi, medeni hayattan uzak, barbar veya sadece kızgın insanlardır. “Uçarken güneşi tutmuş ve uğuldamış vahşi adamlar / Anladılar çok geç olduğunu yas tutmak için o yolda... / Gitmezler o güzel geceye usulca.”11 Aslı ingilizce olan bu şiirin dördüncü bentinde tercümenin aslında yetersiz ve doğru olmadığını görüyoruz. Örneğin, ilk mısranın ingilizcesi “Wild men who caught and sang the sun in flight” dır ve Dylan Thomas bu dizede “güneşin uçuşta olduğu vakitte”, güneş gözden kaybolmaya yakınken, vahşi adamların uğuldadıklarını ve güneşi yakalamaya çalıştıklarını anlatmak istemiştir. Lei Guo ve Lan Wang’a göre, “the sun in flight” (güneşin uçuşta yani her an battı batacak durumda olması) güneşin yaşamın vazgeçilmez güzel bir parçası olduğuna ve aslında günlerin de onun gibi gelip geçici olduğuna, hiçbir şeyin sabit kalmadığına işaret eden genişletilmiş gece metaforunun bir parçasıdır.

12“Gitme O Güzel Geceye Usulca” şiirinin beşinci benti diğer bentlerden biraz daha farklı olarak dikkat çekici elementler barındırmaktadır: “Ölümün yanında kör edici manzarayı gören mezardaki adamlar, / Kör olan gözleri meteorlar gibi parlar, / Öfkelenin, öfkelenin ışığın ölümü karşısında.”13 Bekir Bal’ın yaptığı çeviride yer alan “mezardaki adamlar” ifadesinin aslında “hasta adamlar” olarak çevrilmesi daha uygundur çünkü şiirin ingilizce versiyonundaki “grave men” sıfat tamlamasından kasıt ölüm döşeğinde yatan insanlardır. Sonuç olarak şiirin son bentinde betimlenen “mezardaki adamlar” değildir. Son bentte anlatılmak istenen; hasta insanların ölüme bir adım daha yaklaşmış olduğuklarından dolayı dünyayı normal insanlardan daha iyi kavrama yetisini kazanmış olmalarıdır. Dylan Thomas hasta adamların körleşmiş, görüş yeteneğini kaybetmiş gözlerini sönen mumlara benzetmemiş, onun yerine “parlayan meteorlara” benzetmiştir. Hasta adamların ölüme karşı tutumlarını betimleyen şair, şiirde “meteor” metaforunu gözler için kullanarak hastalığı ağırlaşmış insanların öleceklerini bildikleri halde ölmeden önce hayata daha dikkatli gözler ile yaklaştıklarını vurgulamak istemiştir.

14 Şiirin son dörtlüğünde doğrudan babasına gönderme yapan Thomas, okuyuculara bu şiiri yazmadaki asıl sebebini şiirin sonunda açıklamıştır: “Ve sen hüznün doruğundaki babam, / Yalvarırım ve şimdi koru beni gözyaşlarınla, / “Gitme O Güzel Geceye Usulca”, /Öfkelen öfkelen ışığın ölümü karşısında.” Şair bu dizelerde bize metaforik bir dağ düşündürtür. Ölümlü dünyada var olan bu dağın “doruğu” veya zirvesi hüzündür. Hüznün doruğunda ayakta kalmaya çalışan ise Thomas’ın babasıdır. Dolayısıyla; birçok kişiyi farklı perspektiflerle ele alarak listeleyen ve onların “karanlığa” gitmesinin bu kadar kolay olmaması gerektiğinden bahseden Thomas, genel olarak “Gitme O Güzel Geceye Usulca” adlı şiirinde babasının da onlar gibi ölüme boyun eğerek gitmesini istememiştir.15
 
 
 
Modernizm’in “Gitme O Güzel Geceye Usulca” Üzerindeki Etkisi

Tematik olarak ölüm, modern dönemde birçok şair tarafından işlenmiştir. Ancak, Dylan Thomas şiirsel dilini metaforlar ve semboller kullanarak zenginleştirmiş, orijinal kılmıştır. Okuyucuya hüznü hissettiren ve ölümlülük duygusuna karşı sempatimizi geliştiren “Gitme O Güzel Geceye Usulca” şiirinin üzerinde yirminci yüzyılda oluşan “modernizm”16 akımının da etkisi olmuştur. Tarihsel açıdan bakacak olursak, modern şiirin oluşması 1880’lere kadar gider. Bu zamanlarda, Viktoryalıların uzun yıllar boyunca benimsediği sanat ve hayat hakkındaki görüşleri sorgulanmaya başlanmış ve yeni şiirsel formlara ihtiyaç duyulmuştur.17 Modern şiir genel olarak serbest bir formda yazılmıştır, belli kalıplara uymaktan uzak kalmıştır. Öte yandan, modern şiir veya “çağdaş” şiir daha çok şiirde konuşan kişinin düşüncelerine, hislerine, hayata bakış açısına yer verir. Bu noktada, Karl Shapiro Thomas’ı modern şiirde bir dönüm noktası olarak görür.18 R.B Keshner’a göre; Eliot ve Auden hem klasik hem tarafsız, kişiselliği ön planda tutmayan şairler olarak kabul görürken, Thomas modern edebiyata “kişiselliği” getirmiştir. Diğer bir deyişle, Thomas duygudan ve kelimelerin onda bıraktığı hisler üzerinden eserlerini yazmıştır. Kelimelerle oynamayı seven Thomas modern klasiklerden ve dönemin şiirsel dili olarak kabul gören Londra İngilizcesi’nden farklı bir üslup kullanmış, şiirlerinde bu karşıtlığı göstermiştir.19
 
Dylan Thomas modern dönemde yaşanan İkinci Dünya Savaşı’na ve İspanya Sivil Savaşı’na da tanıklık etmiş ve bu savaşlara karşı gelmiştir.20 George Every, Thomas’ın asıl üzerinde durduğu problemin ölümün yakınlığı olduğunu söylemiştir.21 Ayrıca, Şair “Gitme O Güzel Geceye Usulca” adlı şiirde de “ölümlülük” sorununu gözler önüne sermiştir. Kershner, Freud’un Thomas’ın üzerindeki etkisinden yola çıkarak, Thomas’ın şairliği ile ilgili şu sözleri söylemiştir: “Onun şairliği kendisi için bir çeşit terapi özelliğini taşır. Bilinç altında var olan bastırılmış duyguları şiirlerinde ortaya çıkarır ve bu duygularını bütünleştirici bir tarzda ortaya koymak için uğraşır.” <a href="#_ftn22" name="_ftnref22">[22]</a> Dolayısıyla, Thomas “Gitme O Güzel Geceye Usulca” adlı şiirinde babası ile ilgili kişisel düşüncelerini ve duygularını ortaya koymuştur. Babasına olan sevgisini yansıtmış, toplumun farklı kesimlerinden insanları örnek göstererek babasının da onlar gibi ölüme karşı daha cüretkar ve isyancı bir tutum sergilemesi gerektiğinden bahsetmiştir. Özetle, yaşam ile ölümü, umut ile ümitsizliği bir araya getiren Thomas’ın bu modern şiiri onun mentalitesini ve şiirselliğini gösterir cinstendir.
 
Sonuç
 
Dylan Thomas'ın “Gitme O Güzel Geceye Usulca” şiiri modernizm esintilerini taşımakla beraber, Thomas’ın zihninde geçenleri yansıtması açısından büyük bir önem taşımaktadır. “Villanelle” formunu kullanan, şiirsel dilini metaforlar ve semboller ile zenginleştiren Thomas şiirini bu sayede kalıcı kılmıştır. İşlediği ölüm teması itibariyle de okuyanların içinde sempati ve empati duyguları uyandırarak genele hitap etmeyi başarmış, şiirinin evrensel bir nitelik kazanmasına yardımcı olmuştur. Thomas’ın edebi kültürüne de yakından tanıklık etmemize olanak sağlamış olan “Gitme O Güzel Geceye Usulca” şiiri, şairin şiirin içinde nasıl bir edebi kimliğe büründüğünü göstermiş olmasının yanında babası gibi hasta olan insanlara hayata karşı umutlarını kaybetmemeleri gerektiğinin altını çizmiştir. Dolayısıyla, Thomas gerçek hayatta yaşadığı duyguları doğrudan okuyucuya aktararak okuyucu ile kendisi arasında samimi bir bağ kurabilmiş, her dönemde hatırlanır modern bir şair olmuştur.
 

 
 Kaynakça
 
 Ackerman, John. Dylan Thomas: His Life and Work. London: Oxford Üniversitesi. 1964.
 
 Every, George. Poetry and Personal Responsibility. London: SCM Press. 1949.
 
 Graves, Robert. The Crowning Privilege: Collected Essays on Poetry. London: Cassell. 1955.
 
 Guo, Lei. Wang, Lan. Poetic Analysis on “Do not Go Gentle into That Good Night”. Humanities and Social Sciences. Vol. 4, No. 4, 2016. http://article.sciencepublishinggroup.com/pdf/10.11648.j.hss.20160404.18.pdf (ET: 28/04/2018)
 
 Kershner, R.B. Dylan Thomas: The Poet and His Critics. Chicago: American Library Association. 1976.
 
 Öğüt, Özlem. The Poetry of Dylan Thomas and Gottfried Benn Exploring The Nature of Death and Life. Yayımlanmamış Doktora Tezi, Boğaziçi Üniversitesi, 1988.
 
 Tedlock, Ernest Warnock. Dylan Thomas: The Legend and The Poet. London: Heinemann.1960.
 
 Thomas, Dylan. Gitme O Güzel Geceye Usulca. Çev: Bekir Bal, Antoloji, https://www.antoloji.com/gitme-o-guzel-geceye-usulca-siiri/, (ET: 28/04/ 2018)
 
 ***
 
 1 Robert Graves, <em>The Crowning Privilege: Collected Essays on Poetry,</em> London: Cassell, 1955, 135.
 
 2 Özlem Öğüt, <em>The Poetry of Dylan Thomas and Gottfried Benn Exploring The Nature of Death and Life</em>, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Boğaziçi Üniversitesi, 1988, ii.
 
 3 John Ackerman, <em>Dylan Thomas: His Life and Work, </em>London: Oxford Üniversitesi, 1964, 1.
 
 4 A.g.e., 25.
 
 5 Dylan Thomas, Gitme O Güzel Geceye Usulca, çev; Bekir Bal, Antoloji, <a href="https://www.antoloji.com/gitme-o-guzel-geceye-usulca-siiri/">https://www.antoloji.com/gitme-o-guzel-geceye-usulca-siiri/</a>, (ET: 28/04/ 2018)
 
 6 Özlem Öğüt, a.g.e., 23
 
 7 Lei Guo, Lan Wang, Poetic Analysis on “Do not Go Gentle into That Good Night”, Humanities and Social Sciences, Vol. 4, No. 4, 2016, pp. 128.
 
 8 Dylan Thomas, <a href="https://www.antoloji.com/gitme-o-guzel-geceye-usulca-siiri/">https://www.antoloji.com/gitme-o-guzel-geceye-usulca-siiri/</a>, (ET: 28/04/ 2018)
 
 9 Lei Guo, Lan Wang, a.g.e., 128.
 
 10 A.g.e., https://www.antoloji.com/gitme-o-guzel-geceye-usulca-siiri/
 
 11 A.g.e., https://www.antoloji.com/gitme-o-guzel-geceye-usulca-siiri/
 
 12 Lei Guo, Lan Wang, a.g.e., 128.
 
 13 A.g.e., https://www.antoloji.com/gitme-o-guzel-geceye-usulca-siiri/
 
 14 Lei Guo, Lan Wang, a.g.e.,128.
 
 15 A.g.e., 128.
 
 16 R.B. Kershner, Dylan Thomas The Poet and His Critics, Chicago: American Library Association, 1976, 117: “Birinci Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre önce yazan Ezra Pound ve T.S. Eliot’un eserleri modern şiire ışık tutmuş ve edebiyatta” modernizm” kavramının oluşmasına yardımcı olmuşlardır.”
 
 17 R.B. Kershner, a.g.e., 117.
 
 18 Ernest Warnock Tedlock, Dylan Thomas: The Legend and The Poet, London: Heinemann, 1960, 270-283.
 
 19 R.B. Kershner, a.g.e., 120.
 
 20 A.g.e., 132.
 
 21 George Every, Poetry and Personal Responsibility, London: SCM Press, 1949, 32-40.
 
 22 R.B. Kershner, a.g.e., 134.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR