Oggito'nun Aralık Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap
3 Aralık 2018 Kitap

Oggito'nun Aralık Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap


Twitter'da Paylaş
0

ilhan berk

Mısırkalyoniğne

İlhan Berk

Gecenin pancurlarını açtım.
Bir yerini dönüyordum, durma oranı yaşıyorum. Eskitiyorum
eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğuN.

Selçuk Demirel İlhan Berk’in 100. doğum yıldönümünde, şairin Dost Yayınları’ndan çıkan 1962 tarihli Mısırkalyoniğne kitabının ilk baskısını resimledi. Yapı Kredi Yayınları’nın tıpkıbasımını gerçekleştirdiği bu kitap İlhan Berk’in zengin imgeler dünyasına Selçuk Demirel’in kaleminden görsel bir yol açıyor…

Yapı Kredi, Kasım 2018

Desenler: Selçuk Demirel

jacques rancière

Nasıl Bir Zamanda Yaşıyoruz

Jacques Rancière

Filozof Jacques Rancière ile yayıncı ve aktivist Eric Hazan demokrasiyi, temsili sistemin demokrasi olup olmadığını ve "popülizm"i tartışıyor, "sınıf mücadelesi" ve "tahakküm" gibi kavramlara dönüyorlar. Tahakküme karşı son on yıl içinde dünyanın pek çok yerinde patlak vermiş olan halk hareketlerini, "isyanlar"ı başarılı ve başarısız yönleriyle ele alırken ufuklarında hep başka bir dünyanın nasıl mümkün olabileceği var: "Geleceği yaratan sadece şimdiki anlardır ve bugün için hayati mesele, eşitliksizlik yanlısı mantıklar tarafından önerilen algı, düşünce, yaşam ve ortaklık tarzlarına mesafe almayı sağlayan tüm ayrılık biçimlerini geliştirmektir. Onlara birbirleriyle karşılaşma ve bir eşitlik dünyasından fışkıran gücü yaratma imkânı vermek için çaba göstermektir."

Başka bir demokrasiyi araştıran önemli bir röportaj...

Metis, Ekim 2018

Çeviren: Murat Erşen

ferit edgüEylülün Gölgesinde Bir Yazdı

Ferit Edgü

“Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, yalnızlığın romanı, dostluk özleminin, iyi insan özleminin romanı. Ferit Edgü, Çakır’ı anlatırken, suyolunda kırılan testileri anlatırken, hepimizin yalnızlığını, hepimizin dostluk özlemini dile getiriyor. Şu iyice bunaldığımız koşullarda… Ve yalnızlığa, dostluğa, iyiliğe denk düşen bir anlatımla… Bir de bakıyorsunuz… Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı, günümüz Türkiye’sinin gayri insanileşmiş durumunun izdüşümü oluvermiş!” – Fethi Naci

Alfa, Kasım 2018

Sevgili Arsız Ölüm

Latife Tekin

latife tekinKendi öz değerlerimi, dilimi ve birlikte doğup büyüdüğüm insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim. Elinizdeki roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır. Bu sözlerle anlatıyor ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’ü. Yazarın yaşadıklarından damıttığı, sözlü kültürle harmanladığı bu benzersiz roman ilk kez 1983’te yayımlanmıştı. Aktaş ailesinin köyden kente göçünü, yaşama çabalarını, korkularını, aile bireylerinin giderek yalnızlaşmasını konu edinen Sevgili Arsız Ölüm, yoksulların yaralı bilincini benzersiz bir şekilde yansıtmakla birlikte, masallar, türküler, maniler ve halk hikayeleri ile örülmüş anlatımı nedeniyle eleştirmenlerce “büyülü gerçekçilik” akımına dahil edilmiştir. Yayımlandığında büyük yankı uyandırarak edebiyatımıza damga vuran Sevgili Arsız Ölüm birçok dile çevrilmesinin yanı sıra tiyatroya da uyarlandı.

Can,  2018

toni morrison

Süleyman’ın Şarkısı

Toni Morrison

Nobel ve Pulitzer ödüllü Toni Morrison’dan toplumun dışlanmış, hor görülmüş, ötekileştirilmiş kesimlerinin yakın tarihine tanıklık eden modern bir klasik daha: Süleyman’ın Şarkısı.

Tahakkümden kurtulmaya, ırkçılığın sosyal dokuya işlemiş tezahürleriyle baş etmeye çalışan siyahilerin mücadelesinden bir kesit sunan, acı gerçekler ve efsanelerle örülü bu hikâye, Afro-Amerikalı kimliği keşfetmenin ve köklere dönmenin dolambaçlı yollarını arşınlıyor.

Kadim söylenceler ve kutsal kitaba dair bilgece anıştırmalarla bezeli Süleyman’ın Şarkısı’nın cehalet adaletsizlik ve ayrımcılığının sonuçlarına dair uyarısı Morrison’ın derinlikli üslubuyla daha da zenginleşiyor.

Sel, 2018

Çeviren: Sibel Özbudun

konfüçyüsKonuşmalar

Konfüçyüs

Konuşmalar (Analektler) eski Çin metinleri arasında en önemlisi kabul edilir. Metnin Konfüçyüs’ün takipçileri ya da öğrencileri tarafından, başta Konfüçyüs olmak üzere bilgelerin çeşitli konular üzerine karşılıklı konuşmalarının bir derlemesi olduğu düşünülmektedir. Bazı bulgular metnin Çin tarihinde Savaşan Devletler Dönemi (MÖ 475–221) olarak bilinen dönemde kaleme alındığına işaret etmektedir. Uzmanlara göre metin Çin’i oluşturan devletlerin bir imparatorluk çatısı altında toplanma çabalarının sürdürüldüğü Han Hanedanı (MÖ 206–MS 220) döneminde önem kazanmış ve bu dönemin sonlarına doğru Konfüçyüsçülüğün en önemli metinlerinden biri olarak görülmeye başlanmıştır. O zamanın ileri gelenleri Konuşmalar’a bir büyük devlet inşası rehberi olarak bakmış olmalıdır.

Say Yayınları, Ekim  2018

Çeviren: Murat Karlıdağ

Elimde Viyoletler Beklenen Sevgi

Selim İleri

selim ileriTürk edebiyatının ustalarından Selim İleri’den duymak, hissetmek isteyenler için enfes bir beste! 
Elimde Viyoletler / Beklenen Sevgili, bir ayna; mektuplar kâğıda döküldükçe aynanın içi açılıyor, sonrasında ortaya son derece kişisel ve cesur bir metin çıkıyor! 
Şefkati’ye yazılıyor her şey. Yazan kişi basımevinde musahhih. Emekliliği yaklaşmış devlet memuru. Şefkati kim? Bunca mektup neden yazılıyor? Selim İleri, imlanın sınırlarını bilinçli bir şekilde zorlayarak, bu “heyûlâ”yı bile isteye kurguluyor. Okurun yüreğini perde perde bükerken onu, içli hayat dökümlerine bir kader ortağı olarak konuk ediyor… 
Onca mektubu yazan kişi; mâziye asla dönülemeyeceğini bilebiliyorsa, yaşamaya hâlâ susayabiliyorsa, her günün hercümercinden kurtulabiliyorsa, hatıraların canını fena halde yakmasına aldırış etmeyebiliyorsa, rüyalar sayesinde! İki satır karşılık, bir ses, umut hep umut talep ediyor, saadetsizlik çukurunda. Musikî gönlünü çelse de çelmese de köşede bir yerde “piyano” hep duruyor… 


Belki hiçbir şey yazılmıyor, kim bilir! 
“Yazdıklarımı ne olur oku; başkalarına, beni tanımayanlara yazmam imkânsız! Kendime merhametim ağır basmasa yapmayacağım çılgınlık yok. Beni oku, nefes almam için ümitler ver!”

Everest, 2018

migirdiç margosyan

Taxa Filla

Migirdîç Margosyan

Aras Yayıncılık, Migirdîç Margosyan'ın 80. yaşı vesilesiyle yaptığı yayınlara bir yenisini ekliyor. Yazarın Türkçedeki ilk kitabı ve en çok bilinen eseri olan Gâvur Mahallesi’nin Kürtçe çevirisi okurların beğenisine sunuluyor. Ermenice yazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan-Ayvazyan Edebiyat Ödülü'nü (Paris-Fransa) 1988 yılında kazanan Mer Ayt Goğmerı (Bizim Oralar) adlı kitabın çevirisi olan bu kitap bugün artık tarih olmuş bir Diyarbakır’ın bugüne dek edebiyatta yapılmış en canlı tasvirlerinden birini sunuyor. Öykülerinde Diyarbakır ve çevresindeki insanların yaşamlarından kesitler sunan Margosyan, yalnızca Ermenileri değil, folklorik değerleri, gelenekleri, kederleri ve sevinçleriyle bütün bir yöreyi tanıtıyor okurlarına. Öykülerin büyüsü yaşanmışlıklarında gizli:

"Yazılarımda, bizim oraları anlattım, gördüğüm ve yaşadığım gibi. Tipleri ve adlarını hemen hemen aynen verdim, değiştirmeden, oldukları gibi. Onlardan, o bacolardan, o dayılardan, o amcalardan çoğu öte tarafa göçmüşlerdir. Adları, hatıraları, biraz da bu satırlarda, bu kitaplarda yaşasın..."

Aras  Yayınları, Ekim  2018

Çeviren: Ruken Bağdu

platonKratylos

Platon

Kratylos’ta Platon “adların doğruluğu” tartışması üzerinden dil konusunu ele alır. Adların ait oldukları şeylerle ilişkisini birbirine zıt iki varsayımdan hareketle sorgulayan Kratylos ve Hermogenes’e Socrates’in verdiği yanıtları aktarırken, dilin hem bilgi hem de varlıkla ilişkisi üzerine düşünür.

İletişim, Ekim 2018

Çeviren: Cenap Karakaya

robert musil

Aptallık Üzerine

Robert Musil

Aptallığı aptallık yapan nedir?

Modern edebiyatın büyük yazarlarından Robert Musil’e göre aptallık zekâ eksikliği değil, daha çok duygu hatasıdır, üstelik tam olarak kavranması imkânsızdır. Bazen deha ve aptallık öylesine iç içe geçer ki, onları birbirinden ayırmak mümkün olmaz. Üstelik onun üzerine konuşmak başlı başına bir paradoksa neden olur: Aptallık üzerine konuşan biri aptal olmadığını varsayar, böylece kendisini zeki saydığını göstermiş olur, oysa bu da aleni bir aptallık işaretidir. Elbette bir de kitlelerin ve kalabalıkların engellenemez aptallığı söz konusudur. Aptallık, insanlık durumunun bir nevi mütemmim cüzüdür.

Alman faşizmi gücünün doruğundayken gerçekleştirdiği bu ünlü konuşmasında Musil, benzersiz üslubu ve kusursuz hümoruyla, kendini de temize çekmeden her tür aptallığı ciddiyetle ti’ye alıyordu. Aptallık Üzerine, Nazilerin nefret ettiği ve kitaplarını yasaklattığı Musil’in en sert, aynı zamanda en eğlenceli metinlerinden biri.

“Gerçek kara mizah, ruhban sınıfını hedef alırken komünistleri de tedirgin etmeli, aptallığı yargılarken bunun içine yazarı da almalıdır.”

Sel, Ekim 2018

Çeviren: Ersan Üldes-Amy Spangle


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR