Oggito'nun Aralık Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap
1 Aralık 2019 Edebiyat Liste Kitap

Oggito'nun Aralık Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap


Twitter'da Paylaş
0

 

Yirmi 5 April, Küçük İskender

Sorunumun tüm insanlığın sorunu, tüm yaşamın ve felsefenin sorunu olduğunu kavramıştım; bu kavrayış, ansızın bir gölge gibi geçti üstümden. Alabildiğine kişisel yaşamımın ve düşünüşümün, o büyük sinir sisteminin ezeli ve ebedi ırmağında çok köklü bir pay sahibi olduğunu birdenbire görüp hissetmem, korkularla, derin bir saygıyla doldurdu hacmimi. Küçük İskender, her yeni baskıda bölümler eklediği yirmi5april?i sürekli gelişen bir organik metin, masal şiir olarak tanımlamıştı. Gençlere ve yetişkinlere adanmış bu ayartıcı masallar yeraltını, yalnızlıkları, ölümcül güzellikleri, tehlikeli keşifleri, tüm değerlere meydan okumayı konu alıyor.

Can, 2019

Virane Harita, Kobo Abe

Kobo Abe’den Chandler’in kurgusu ile Dostoyevski’nin psikolojik derinliğini buluşturan bir dedektiflik romanı

Virane Harita Hiroshi Teshigahara tarafından aynı adla sinemaya uyarlandı ve dünya çapında büyük ilgi gördü.

Çeviren: Barış Bayıksel, Monokl, 2019

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov

Finlandiya'daki modernleşme hareketinin fişeğini ateşleyen Snellman'ın ve bir avuç yurtsever aydının özverisini, azmini ve idealist bakış açısını topluma akıcı bir dille aktaran Petrov, ahlaki çürümüşlüğü, adaleti, eğitimsizliği ve askerileşmiş yapıyı eleştirmekle kalmaz, çeşitli örnekler üzerinden bu devranı döndüren çarkları durduracak akılcı çözümler üretir.

Bataklık ülkesi Finlandiya'nın kısıtlı imkânlar ve sınırlı potansiyeller çerçevesinde kalkınabilmesinin sırrını barındıran, gelişimin gerçek mimarı olan halka armağan edilmiş bu tarihsel çalışma, bugünün sorunlarına kafa yoran her kuşaktan okurun ufkunu genişletecek.

Çeviren: Furkan Özkan, Sel, 2019

Bana Bandini De-John Fante İle, Ben Pleasants

“Yıllar içerisinde Fante ile görüşmelerimizin kaydettiğim tüm bantlarını yayınlamaya karar verdim, böylece John Fante'nin hayranları onu konuştuğumuz ve kendi anlattığı gibi tanıyabilirdi. John ile olan deneyimim çok keyif vericiydi. Sanırım kariyeri için bir önemi vardı, ama buna katılıp katılmamayı size bırakıyorum. İşte bütünüyle kayıtlar elinizin altında! Umarım onları yaparken aldığım kadar okumaktan zevk alırsınız.” – Ben Pleasants, 3 Ekim 2010, Kona, Havai

Sub, 2019

Bize Göre Ve Seyahatin Notları, Ahmet Haşim

Ahmet Haşim’in İkdam gazetesinde çıkan köşe yazılarından seçilen denemelerle Paris seyahati izlenimlerinden oluşan Bize Göre 1928 yılında yayımlandı. Yalın, açık, akıcı, kimi zaman alaycı bir dille yazılmış olan denemeler ve aynı üslup özelliklerini taşıyan seyahat izlenimleri yazarın etkili ifadesinin yanı sıra derin gözlem gücünü ve eleştirel bakış açısını da okura yansıtır. Bununla birlikte bazı yazılarında dikkati çeken şiirsellik Haşim’in imge yüklü şiirlerin duygulu, kırılgan şairi olduğunu da hatırlatır. Bize Göre her gün defalarca karşılaşılan sıradan ve küçük konuların usta bir yazarın kalemiyle nasıl bütünlüklü bir dünya tablosu oluşturabildiğinin çarpıcı bir örneğidir.

İş Bankası Yayınları, 2019

Metis Ajanda 2020: Ya Kebikeç!

Geleneksel Metis Ajandası’nın bu seneki konusu: Kitaplar.
“Malum, elyazmalarının haşere saldırısına uğramasını önleme ümidiyle üzerlerine yazılan bir tılsımdır Yâ Kebikeç! Kökeni konusundaysa rivayet muhtelif: Süryani ya da Hint mitolojisindeki, böceklere hükmeden meleğin adından geldiği de söyleniyor; elyazmalarını korumak için mürekkebi kullanılan zehirli bitkinin adı olan kebikeç’in zaman içinde halk inancında koruyucu melek anlamını kazandığı da...
Ne de olsa ilk bakışta narin görünür kitap: Parşömen, deri, kâğıt gibi kolayca imha edilebilecek malzeme üzerine yazılmıştır, ya da enerji tekellerinin insafındaki sanal ortama yerleşmiştir. Sanki püf desen... Oysa tuhaf bir direngenliği olduğu çıkmıştır ortaya: Türlü çeşit yangınlarda yakılan, kıyılıp hamur yapılan, toplatılıp yok edildiği sanılan kitaplar usul usul günlerini bekleyen tohumlar gibi yine filizlerini vermiş, çağlar ya da ülkeler aşmış, okurlarına ne yapıp edip kavuşmuşlardır.
John Berger’ın dediği gibi 'uzatılan bir el'dir kitaplar, insanların arzularını, umutlarını, korkularını, düşünce ve tasarılarını paylaşmak için birbirlerine uzattıkları el.
Kitapların koruyucu meleği de okurdan başkası değildir aslında; önyargılara, şartlanmalara, baskılara, reklam sağanağı altında körleşmeye direnen okurdan.
O halde, bol kitaplı harika bir yıl dileğiyle Yâ Kebikeç!” – Metis Yayınları

Metis, Kasım 2019

Rilke Malte Laurids Brigge’nin Notları, Rainer Maria Rilke

Otobiyografik öğeler taşıyan, birbirinden bağımsız günlük kayıtlarının, düzyazı şiirlerinin ve ayrıntılı betimlemelerin yer aldığı bu eserde, Danimarkalı hassas genç şair Malte Laurids Brigge, bize Rainer Maria Rilke’nin gözünden Paris’i anlatıyor. Onun Paris’i, toplumdan dışlanan insanlarla, sefaletle, hastalıklarla ve ölümle dolu bir şehir. Bu nedenle Malte Laurids Brigge, tek başına oturduğu küçücük odasından, içsel hesaplaşmalarını, hayattan ve hayallerinden korkularını, dine, sanata, aşka ve ölüme dair düşüncelerini anlatıyor. Rainer Maria Rilke varoluşun ve sanatın düştüğü̈ kriz ile ilgili, 1910 yılına ait günlük niteliğindeki bu romanıyla, kendisine özgü̈ sorgulayıcı ve şiirsel bir yaklaşımla, o döneme ayna tutuyor ve bize ilk büyük şehir romanını sunuyor.

Çeviren: Figen Sile Kösebay, Ayrıntı, 2019

Şiirin Çizdiği: Edebiyat ve Şiir Üzerine Yazılar, İlhan Berk

İlhan Berk’in altmış yıl boyunca edebiyat üzerine yazdıkları ilk kez bir araya getirildi: Şiire hep “yeni baştan başlayan”, şiirin çizdiği çizgilerin peşini bırakmayan, sürekli kendini araştıran şairi yeniden okumak için.

“Benim değişmek diye bir sorunum yok. Yani önceden bir kurama göre davranmam. Kuramı bana algılarım getirir. Çeşitli çağlarımın yaşamalarıdır bunlar. Onlara bütün olanaklarımı açarım. Bütün olanaklarımı ortaya koyarım. Bunun bir adı da kendimi şiire bırakmaktır. Şiirin çizdiği çizgiyi sürdürmektir. Şiirin çizdiği çizgi de o anımdaki duygular, o çağımdaki yaşamalardır. O anın, o çağın duyguları belirler kuramı. Bu yaşamalara, bu yaşamaların biçimlendirdiği özlere, biçimlere, şiirin koyduğu çizgilere karşı çıkmam. Şiir buyruğunu sürdürür. Bir çocuk gibi baktım ben şiire. Yöntemim de bir çocuk yöntemidir. Her kitabımda bir öncekine yabancılaştığımı duyarım. Birdenbire yazdıklarım beni ilgilendirmez olur. O zaman şiire yeni baştan başlıyormuşum gibi olurum. Zaten ben hiçbir zaman yazmayı öğrenemedim. Şiirin getirdiği her olanağa inanırım. Bu çıkmaz da olsa, oraya gitmeden dönmem. Yaptığımı bozmaktan korkmam. Korkmam çünkü beni buraya yine yaşamalarımın getirdiğini bilirim. Boyuna kendimi dinlerim. Kendimi araştırırım. Kendimi ararım. Şiirim bu yüzden bir aramadır da.

YKY, 2019

Kaya Özsezgin Seti, Kaya Özsezgin

İçindekiler:
- The Sanat Çağı
- Şeker Ahmet Paşa
- Osman Hamdi
- Fikret Mualla
- Bedri Rahmi Eyüboğlu
- Abidin Dino

Kaynak Yayınları, 2019 

Tuş, Orhan Umut Gökçek

Bir gün karşınızda havada asılı duran bir tuş belirseydi ne yapardınız? 

“İnsan, yaşı ilerledikçe gençlere imrenip Ah ulan nerede o gençlik yıllarım, diye geçirir ya kafasından... Bir arkadaşım, bunun tam tersine, yaşlılara imrenirdi.

Yaşlı bir adam görünce Ah ulan şunun kadar yaşayabilsem daha ne isterim, derdi. Adam yetmiş yıl yaşamış ne güzel, biz o yaşlarımızı görebilecek miyiz, diye düşünürdü.

Artık daha iyi anlıyorum arkadaşımı. Yakında dünya yok olacak ve ben şu yeryüzünde yalnızca otuz altı yıl kalmış olacağım. Doksan yaşında ve yaşamının sonuna gelmiş bir insanı ister istemez kıskanıyorum...”

Karakarga, 2019


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR