Oggito'nun Haziran Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap
5 Haziran 2019 Kitap

Oggito'nun Haziran Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap


Twitter'da Paylaş
0

Dağınık Zihin  Yüksek Teknoloji Dünyasında Kadim Beyinler, Adam Gazzaley & Larry D. Rosen

"Beynimiz inanılmaz bilgi işleme sistemlerine ve insanlığın tanıdığı en karmaşık yapıya sahiptir. Fakat yine de eve dönerken süt almayı unutuyoruz. Peki, bu nasıl olabiliyor?"

Adam Gazzaley ve Larry Rosen bu basit sorudan yola çıkarak, günümüzde hemen hepimizin mustarip olduğu zihin dağınıklığı sorununu bir sinirbilimcinin ve bir psikoloğun bakış açısından ele alıyor. Yazarlar kitabın ilk kısmında insan beyninin bilişsel kontrol mekanizmasını açıklayarak şu gibi soruları yanıtlıyor: Bir hedefe odaklanmışken dikkatimiz neden kolayca dağılır? Bir işi bitirmeden diğerine geçmeye yatkın olmamızın evrimsel temeli nedir? Dikkatimizi birkaç şey arasında bölüştürmeye çalıştığımızda neler olur? Dikkat kapasitemiz hayatımızın çeşitli evrelerinde nasıl değişir? İkinci kısımda, yüksek teknoloji dünyasındaki koşulların bilişsel kontrol mekanizmamız üzerindeki bozucu etkileri ele alınıyor: Bilişim çağında her an her türlü bilgiye erişebilmemiz dağınık zihinlerimizi nasıl etkiliyor? Bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi cihazlar sürekli daldan dala atlama eğilimimizi nasıl besliyor? Güvenliğimizi, sağlığımızı ve ilişkilerimizi tehdit ettiği durumlarda bile yüksek teknolojili cihazlarımızın cazibesine neden direnemiyoruz? Teknoloji bağımlılığımız can sıkıntısı ve kaygı gibi içsel faktörleri nasıl artırıyor? Kitabın son kısmında ise yazarlar, zihnimizin dizginlerini elimize almamıza yardımcı olacak pratik ipuçları ve tavsiyeler sunuyor.

Dağınık Zihin, topluca parlak ekranların esiri olduğumuz şu zamanlarda, teknolojiyi daha bilinçli kullanmamızın önemini gözler önüne seren ayıltıcı bir kitap.

Çeviren: Aysun Babacan, Kapak: Emine Bora, Metis, Haziran 2019

Aisthesis  Sanatın Estetik Rejiminden Sahneler, Jacques Ranciere

Jacques Ranciere, çağımızın yaşayan en önemli filozoflarından. Türkiye’de hayli bilinen ve takip edilen bir filozof olan Ranciere, Aisthesis ile yapıtlarının yapıtını yazmış ve bir başyapıt ortaya çıkarmıştır. Estetiğin kurucu temellerini 14 epizot üzerinden açıklayan Aisthesis, bir estetik rejimin bilinenin aksine nasıl da radikal kırılmadan geçtiğini gösteriyor ve sanatın büyüklüğünü herhangi bir şeyi kendisine dahil etmesine bağlıyor.

Çeviren: Ayşe Deniz Temiz, Monokl, 2019

Bir Yabancıyla Yaşamak  Kediler Üzerine Felsefi Kırıntılar, Florence Burgat

Hayatımı paylaştığım bu kedi kimdir, nasıl bir varlıktır, ne düşünür, nasıl düşünür, bu davranışının anlamı nedir? Kedilerle yaşayan ya da sokaklarda kedilerle karşılaşan herkes bu türden soruları sormuştur kendine. Hayvanların varlığı ve hakları üzerinde çalışan felsefeci Florence Burgat, Bir Yabancıyla Yaşamak’ta kedileri, ortak yaşam, ritüeller, iletişim, dostluk, sevgi, acımasızlık gibi temalar çerçevesinde ele alıyor. Kedilerle olan deneyimimize ışık tutacak, belki de onlarla ilişkimizi farklılaştıracak keyifli bir bakış açısını, felsefi ve etik tartışmaları kuramsal ve edebi izdüşümlerle harmanlayarak adım adım örüyor.

Çeviren: Bade Baran, Sel, Nisan 2019

Bir Köy Hekimi, Franz Kafka

Yeni bir avukatımız var. Dr. Bucephalus. Uzaktan bakıldığında Makedonyalı İskender’e yardım etmiş bir savaş atını andıracak tek özelliği yok. Fakat bu adı bilenler, avukatın görünüşünde kimi özellikler bulabilir yine de. Örneğin geçen gün adlıya sarayının dışındaki merdivenlerde akıldan yana şansı olmamış bir mübaşir gördüm: Dr. Bucaphelus, ayaklarını alışılmıştan yukarı kaldırıp mermerde çın çın öten adımlarla basamakları tırmanırken, mübaşir, at yarışlarını kaçırmayan bir küçük uzmana has bakışlarla, hayranlıkla onu izliyordu.

Çeviren: M. Kamil Utku, Altıkırkbeş, 2019

Altıncı Koğuş, Anton Çehov

Doktor Ragin’in yönettiği akıl hastanesindeki Altıncı Koğuş kilit altındaki hastaların tutulduğu özel bir bölümdür. Kurumda göreve başladığında, düzensizlik, hüküm süren pislik, hijyen eksikliği ve çürümüşlükle savaşmayı deneyen Doktor Ragin, bir süre sonra yılgınlığa kapılıp hastaları kaderlerine bırakmayı tercih eder.  Günün birinde, bu koğuşun sakinlerinden eğitimli bir hasta olan Gromov’la tesadüf eseri tanışmasıyla beraber kurdukları dostluk, saatlere yayılan sohbetleri, başta genç Doktor Hobotov olmak üzere hastanede görevli birçok kişiyi rahatsız eder. Doktor Ragin anlamlandıramadığı bir dizi olayın odağındadır artık.

Öykünün büyük ustası Çehov’un Rus toplumunun ahlaki çöküntüsünü, duyarsızlığını, harekete geçmek yerine sorunları izlemekle yetinen Rus aydınının halktan kopuşunu gerçekçi yaklaşımıyla kaleme aldığı Altıncı Koğuş derin bir toplum çözümlemesidir.

Çeviren: Mehmet Özgül, Can, 2019

Süper Erkek, Alfred Jarry

"Aşk önemsiz bir iştir, çünkü ilanihaye tekrarlanabilir."

Sanatlarda ve felsefede 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl, modern ile modernist arasındaki köprüyü ya da kopuşu işaretleyecek olsak, kuşkusuz bunun mimarı ya da dinamitçisi Alfred Jarry olurdu. Nitekim Rimbaud’nun “Mutlak modern olunmalı” sözünü her yönüyle üstlenmiştir o. Avangardlar, Fütürizm, Kübizm, Dada, Sürrealizm, varoluşçuluk, vahşet tiyatrosu, absürd tiyatro, Oulipo, hepsi bir şekilde Jarry’den ve ’Patafizik edebiyatından beslenir.
1902’de yüzyıl dönemecinde yayımlanan Süper-Erkek’te Jarry bugün de bilim ve teknolojiyle güncelliğini koruyan “insanın kendini aşması” fikrinden yola çıkıyor. Ama bu fikrin felsefi ve bilimsel yönüyle yetinmiyor, erotik bağlama da taşıyor onu. Jarry bu unutulmaz “modern roman”da, insanın kendini aşarak sonsuzluğa uzanma potansiyelini açığa çıkaran aşk ve “aşk yapma” fiilini hem mekanik hem de şiirsel haliyle işliyor.

Çeviren: Haldun Bayrı, Notos, 2019

Tefeci Gobseck, Honore de Balzac

Roman sanatında gerçekçilik akımının kurucu mitlerindendir Balzac. Gerçekliği ondan daha “doğru” ya da titizlikte yansıtanlar vardır belki, ama Balzac’ın gerçekçiliği şiirsel bir üslupla harmanlanıp metne incelikli bir biçimde katılmasıyla farklılaşır. Yaşadığı dönemin siyasal, ekonomik ve toplumsal sorunlarının birey üzerindeki etkilerini ele alırken yaptığı abartılar, sahte bir bilimsellik tutkusu, paraya olan ilgisi nedeniyle sınıflar arası çatışmaların yerine finans kapitale ağırlık vermesi türünden gerekçelerle, 20. yüzyıl Marksist estetikçilerine göre edebi gerçekçiliğin en büyük yazarıdır Balzac...

Çeviren: Vedat Günyol, Ayrıntı, 2019

Beat Kuşağı, Harvey Pekar

Beat Kuşağı, Beat hareketinin kendisi kadar enerjik çizgilerle tekrar hayata dönüyor. Çizgi roman efsanesi Harvey Pekar’ın anlattığı ve sıkça birlikte çalıştığı Ed Piskor’un çizdiği bu kitabın içinde feminist çizgi romancı Trina Robbins ve MAD dergisinden Peter Kuper gibi daha birçok önemli isim yer alıyor.

Beat Kuşağı, bizi ana akım Amerikan konformistliği ve muhafazakârlığı ile yüzleşen bir döneme doğru vahşi bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kuşak, köksüzlükleri, saldırgan bağımlılıkları, sarsıcı yaratıcılıkları ve deneysellikleriyle tanınıyor.

40’ların sonu 50’lerin başında, New York ve San Francisco çevresinde takılan birkaç arkadaşın etrafında başlayan bir akım, edebi bir patlamanın temellerini attı. Amfetamin yüklü Kerouac, Ginsberg ve Burroughs’un tuhaflıklarından, Jay DeFeo’nun dağınık stüdyosundaki resim seanslarına… Caz hipsterlarından, ‘beatnik piliçleri’ne… Chicago’daki Kompleksler Akademisi’nden, San Francisco’nun ünlü City Lights Kitabevi’ne… Ortaya da bir nesle saygı duruşu olarak düşünebileceğiniz, konusu kadar özgün bir tarzda çizilmiş harika bir kolaj çıkıyor.

Çeviren: Emre Yavuz, Karakarga, 2019

Kâtip Bartleby, Herman Melville

Çok kısıtlı bir çevrenin tanıdığı adsız sansız bir yazar olarak öldüğünde Melville ardından bugün klasik romanın başyapıtlarından biri kabul edilen Moby Dick’i ve kült kısa öyküsü Kâtip Bartleby’yi bırakmıştı. 19. Yüzyıl New York’unda Wall Street’te bir avukatın yazıhanesinde kâtip olan genç Bartleby zamanla yapmamayı tercih etmesi ve kayıtsızlığıyla patronunun nasıl başa çıkacağını bilmediği bir soruna dönüşmüştü.

Çeviren: Kaya Genç, Can, Mayıs 2019

Çimen Yaprakları, Walt Whitman

Walt Whitman Amerikan Şiir geleneğinin önde gelen kurucu şairlerinden Walt Whitman sokağın, kalabalıkların ve onları oluşturan bireylerin sözcüsüdür. Amerika’da demokrasi, ulus olma, beden ve cinsellik kavramlarını şiire taşıyan Whitman ilk modernist şairlerdendir. Çimen Yaprakları’nın ilk baskısı 1855 yılında yapıldı, bir önsöz ve 12 başlıksız şiirden ibaretti. Whitman yaşamı boyunca yazdığı şiirleri kitabına ekleyerek defalarca yeni baskılarını hazırladı.

Çeviren: Fahri Öz, İş Bankası, Mayıs 2019


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR