Oggito'nun Mayıs Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap
2 Mayıs 2018 Edebiyat Kültür Sanat Kitap

Oggito'nun Mayıs Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap


Twitter'da Paylaş
0

Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Evlilik

Julia Kristeva–Philippe Sollers

Ağızlarından çıkan her sözcüğü sanat, edebiyat ve felsefeye bağlayabilen bir çiftten entelektüel evlilik, özgürlük ve ötesi... Evlilik çoğu zaman taraflardan birinin kurban konumunda olduğu bir çatışmadır. İnsanlar birtakım hesaplarla ya da aldatıcı hayallere kapılarak evlenir; zaman, kitabına uygun bu kırılgan sözleşmeyi yıpratır, evlilik bozulur, insanlar yeniden evlenir ya da karşılıklı hayal kırıklıkları arasında çakılıp kalır. Burada öyle bir şey yok: Her iki taraf da eşit olarak, birbirini sürekli olumlu etkileyerek kendi yaratıcı karakterini koruyor. O halde burada düzen meraklısı ama çözülen toplumun kabul etmekte zorlandığı yeni bir aşk sanatı söz konusu. Her türlü gericiliğe karşı bir sosyal eleştiri ve özgürlüğe düzülen şiirsel bir güzelleme olarak evlilik? Deneyin. – Philippe Sollers Julia (1941, Bulgaristan, Sliven doğumlu) ile romanlarında inanılmaz tuhaflıkların altını çizen Philippe’in (1936, Fransa, Bordeaux doğumlu) 1966 yılının Paris’inde karşılaşma şansları neydi? 68 Mayıs’ından hemen önce, o sırada ve sonrasında birbirlerini sevme şansları? Peki, 1967’den bu yana evli kalma şansları? Çok az, ihtimaller hesabı yapılsa 0’dan sonra astronomik bir sayılar dizisi eklemek gerekirdi... – Julia Kristeva Çeviren: Aysel Bora Yapı Kredi Nisan 2018

Orlando

Virginia Woolf

Tıpkı bu kurgusal biyografinin aslında hiç var olmamış başkarakteri Orlando gibi, çoğumuz da aynı sorunun etrafında pervane gibi dönüp durmaktayız: Biz kimiz ve aslında kim olmak istiyoruz? Giymemizin uygun görüldüğü kıyafetler, bizi tanımlamaya yeter mi? Peki, ya kadın ve erkek olarak kabaca sınıflandırılmış cinsiyetler, hislere de dişi ya da eril sınırlar çizmek için yeterli mi? Orlando, erkek cinsiyetiyle doğduğu ve asırlarca süren yaşamında, bir sabah güne kadın olarak uyandı. Virginia Woolf’un en aykırı ve en yaratıcı eserlerinden biri olan Orlando’nun fısıldadığı muazzam gerçekler de bu uyanışla dillendirilmeye başladı. Sayfalar birbiri ardına devrilip giderken okur, “Orlando, o derin uykudan uyandı mı gerçekten?” diye soracak olursa, Woolf’un sözleri aydınlatsın yolunu: “Hayat bir rüyadır. Uyanmak bizi öldürür.” Çeviren: Sibel Hacıoğlu Aylak Adam, Mart 2018

Burada Kalmak

Sibel K. Türker

Öyle ya, dalgalar olduğuna göre bir deniz de olmalı. Hepimizin kendi şehrini kıyısına kurduğu bazen mavi ve dingin bazen tehditlerle dolu karanlık bir denizi olmalı. Herkesin kurtuluşunu ya da yıkımını bulacağı bir deniz... Acaba ölüm de oradan mı gelir? Burada Kalmak, adından da anlaşılabileceği gibi, insanımızın bugün içinde bulunduğu ruh durumuna ışık tutan bir roman… Sibel K. Türker, her zamanki güzel Türkçesiyle, kahramanlarının iç dünyalarına yönelik bir kazıya girişiyor. Burada Kalmak’ın lise çağındaki anlatıcısı Kutlu, çevresindeki tüm kalabalığı gözlemliyor… Böylece ortaya hem bugünün Ankara’sının hem de tüm bozulmalara karşın burada kalmak isteyenlerle kaçıp kurtulmak arzusunda olanların bir manzarası çıkıyor. Can Yayınları, Nisan 2018

Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare

Evrim Beğenilerimizi ve Korkularımızı Nasıl Şekillendirir?

Gordon H. Orians

“Bu kitap, çok uzun bir zaman önce Afrika savanlarında kendilerine yaşayacak yer seçen, yiyecek ve güvenlik arayışı içine giren ve küçük avcı-toplayıcı topluluklar kurarak sosyalleşen atalarımızın verdiği kararların, duygusal yaşamlarımızda bıraktığı izleri bulma çabalarımın sonuçlarını aktarıyor... İnsan davranışlarına evrimsel bir açıdan yaklaşarak duygusal yaşamlarımızı daha yaratıcı bir şekilde düşünebileceğimizi, bu konudaki pek çok sorumuza cevap vermenin bir yolunu bulabileceğimizi göstermeyi umuyorum." Tarihöncesi atalarımız hayatta kalmak için bazı şeyleri (örneğin yüksek kalorili yiyecekleri) elde etmek, bazı şeylerden de (örneğin tehlikeli hayvanlardan) kaçınmak durumundaydı. Çevre koşullarının dayattığı yaşam tarzına uyum sağlayanlar hayatta kalıp ürüyor, diğerleri ise eleniyordu. Böylece atalarımızın başlangıçta bilinçli olan kimi tercihleri zamanla içgüdüsel tercihler olarak bütün insanlığa miras kaldı. İşte bu yüzden hemen hepimiz sözgelimi bal gibi tatlı, yüksek kalorili yiyecekleri severken yılan gibi hayvanlardan içgüdüsel olarak korkuyoruz. Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare’de, evrim biyoloğu Gordon Orians, geçmişin hâlâ bizimle olan "hayaletlerinin" izini sürüyor. Estetik zevklerimizin, damak tadımızın, korkularımızın, beceri ve zaaflarımızın kökenlerine evrimsel bir mercekten bakan Orians, bunların geçmişte bize nasıl hizmet ettiğini ve günümüzde hayatımızı nasıl etkilediğini inceliyor. Çeviren: Aysun Babacan Metis Nisan 2018

Gören Göz İçin Fikret Mualla

Abidin Dino

“Bir ressamın bir başka ressam üzerine yazdığı, bu elinizde tuttuğunuz kitap, Türkçede benzeri olmayan bir kitaptır. .... Bu, dünya görüşleri birbirinden farklı, sanatları birbirinden ayrı yollarda ilerlemiş iki sanatçının dostluğunun kitabıdır… Tek sözcükle bir vefa kitabıdır.” –  Ferit Edgü Ressam Abidin Dino, ressam Fikret Muallâ’yı anlatıyor. Kendisi bir öykücü gibi, Muallâ’yı bir öykü kahramanı gibi anlatıyor. Gören Göz İçin Fikret Muallâ’da Abidin Dino, 1930’larda Bakırköy Akıl Hastanesi’ne yaptıkları bir ziyaretin anısıyla başlayarak Ayasofya’dan Galata’ya, Bakırköy’den Saint-Anne’a, İstanbul’dan Paris’e bütün duraklarıyla, ölümde sonlanan yolculuğunda Fikret Muallâ’nın hayatındaki kırılma noktalarını, dönemiyle, dönemin şartları ve insanlarıyla birlikte dile getiriyor… Abidin Dino, Fikret Muallâ ile olan derin dostluğunu bir dil şölenine dönüştürürken, resim sanatı üzerine de önemli yorumlarda bulunuyor. Kırmızı Kedi, Nisan 2018

Anksiyeteyi Dengelemek

Carl Vernon

Artık hayatınızın bir dakikasının bile yitip gitmesine izin vermeyin. 15 yıl boyunca anksiyete ve depresyonla mücadele ettim. İyileşmenin yollarını arıyordum. Ta ki aslında var olmayan cevapları aradığımı fark edene kadar... Carl Vernon hayatını baltalayacak kadar şiddetli anksiyete ve depresyonu 15 yılın sonunda yenmeyi başarmış bir isim. Bu süreçte öğrendiklerini ve geliştirdiği DENGE yöntemini bugün dünyanın dört bir yanındaki insanlara yardımcı olmak için kullanıyor. İşte açık yüreklilikle ve samimi bir dille yazılmış bu kitapta da Carl hem kendi yolculuğunu paylaşıyor hem de anksiyete ve depresyonu yenmek isteyenlere rehberlik ediyor. Büyük ilgi gören Anksiyeteyi Dengelemek'in okuyucularından aldığı geri bildirimler gerçekten de muhteşem. Ve sunduğu çözümlerle, hayatında dengeyi yakalamak isteyenler için bir başucu kitabı... Carl'ın adım adım ilerleyen rehberi size aşağıdaki konularda yol gösterecek: - Anksiyete ve depresyon gerçeği ve bu iki kavramın aslında ne olduğu, - Kısa sürede anksiyete ve stresten kurtulup rahat bir nefes almanın yolları, - Panik atak, sosyal anksiyete, obsesyon ve agorafobi gibi anksiyete temelli rahatsızlıklardan kurtulmanın yöntemi, - Anksiyete ve depresyonun üstesinden gelmenin tek gerçek yolu olan DENGE, - Ve iyileşmenin hayat boyu kalıcı olması için alınacak on önlem. Ayrıca bu kitapta, kendi durumunuzu belirlemek için kullanabileceğiniz bir Dengeleme Ölçeği de bulacaksınız. Pegasus, Nisan 2018

Ulusların Zenginliği

Adam Smith

18. yüzyılın önde gelen ahlak felsefecilerinden ve iktisatçılarından biri olan Adam Smith, başyapıtı Ulusların Zenginliği’nde ekonomik büyümeyi tüm yönleriyle ele alıyor. Çağdaş iktisat alanındaki ilk eser olarak kabul edilen bu kitabın ekonomi disiplininin ortaya çıkmasında ve sistematik hale gelmesinde büyük bir katkısı vardır. Ayrıca Smith’in, önermelerini yalnızca ekonomiye değil felsefe, sosyoloji, matematik gibi alanlara dayandırması açısından da eser büyük önem taşıyor. Eserde, sakınmacı politikanın ticaretin gelişmesine ve ülkelerin zenginliğine engel olduğu düşüncesi vurgulanıyor ve serbest piyasanın sanılanın aksine karmaşık değil adeta “gizli bir el” tarafından yönetiliyormuşçasına son derece sistemli olduğu savunuluyor. Çeviren: Şükrü Alpagut Say Yayınları Nisan 2018

Çirkinliğin Kültürel Tarihi

Gretchen E. HendersonÇirkinlik son yıllarda televizyon programlarından oyuncaklara edebiyattan müziğe pek çok alanda, belki güzellikten bile çok ilgi görüyor. Gretchen E. Henderson’ın sözleriyle: “Filozofları meşgul edip öfkelendiren, insanlık haliyle ve içinde yaşayıp etkileşimde bulunduğumuz dünyayla ilgili sorunları çetrefilleştiren çirkinlik, uzun zamandır estetiğe ve zevklere meydan okuyor.” Şiir, roman, müzik eleştirisi gibi farklı alanlarda ödüllü çalışmalara imza atan araştırmacı Henderson, daha önce de çeşitli yönleriyle incelemelere konu olmuş bu kadim kavramı alışılmışın dışında bir yaklaşımla çirkin bireyler, çirkin gruplar ve çirkin duyular üzerinden işliyor. Çirkinliğin Kültürel Tarihi, bu kavramın çağlar içinde farklı kültürlerde kazandığı anlamları sosyal, politik, sanatsal, ekonomik yönleriyle ve bütün boyutlarıyla ele alan iddialı bir çalışma. Çeviren: Ayşe Müge Çavdar Sel Yayınları Nisan 2018

Sanatın Gölgedeki Kadınları

Derleyenler: Özlem Belkıs-Duygu Kankaytsın

Sanatın Gölgedeki Kadınları, 1850-1950 yılları arasında etkinlik göstermiş, pek çok iyi iş ortaya koymuş, yine de edebiyat ve sanatta eril tarihin dışında bırakılmış kadınlara odaklanıyor. Halide Edip’den Emine Semiye’ye, Afife Jale’den Macide Tanır’a, Ayşe Zekiye’den Mebrure Alevok’a, İhsan Raif’ten Mihri Müşfik’e, Sabiha Bozcalı’dan Sabiha Bengütaş’a, Güzin Duran’dan Muazzez Aruoba’ya kadar pek çok kadın bu kitapta bir araya geliyor, anılıyor ve müthiş bir enerjiyle tartışılıyor. Kadınların tarihi incelenirken amaç, onları var olan eril tarihin içinde “olmaları gereken” yere iliştirmek ya da yazılı tarihin boşluklarını doldurmak değil, kadınların üretimlerine, yaratıcılıklarına, güçlükleri aşmada geliştirdikleri stratejilere daha yakından bakmak, kadınların geçmiş deneyimlerini bugünün pratikleri içinde yeniden üretmek, görünür kılmak... Kadınların deneyimleri her durumda güçlenmek için eşsiz birer ilham kaynağı. Bu deneyimleri düşünerek, hayal ederek ve anlayarak, şimdiye taşımanın zamanı... Ayrıntı, Nisan 2018

Kesinlikle Bipolar

Darian Leader

“Sadece inişleri ve çıkışları, maniyi ve depresyonu değil, bu mekanizmaların zihnimizde ve vücudumuzda neden ve nasıl çalıştığını ve insan denen varlığın günümüzde ‘bipolarlık’ kültürünü nasıl kucaklamaya mecbur bırakıldığını anlamaya dair iyi düşünülmüş¸ bir yaklaşım.”

– Susie Orbach

Eğer savaş¸ sonrası dönem “kaygı çağı” ve 80’ler ve 90’lar da “antidepresan çağı” olarak görülmekteyse, şu anda da bipolar çağını yasamaktayız. Duygu durumu dengeleyen ilaçlar, yetişkinlerdeki kadar sıklıkta çocuklara da reçete edilmektedir. 1990’ların ortasından beri çocuklara yazılan reçetelerde yüzde dört yüz artış¸ görülürken, toplamda bu tanının konma sıklığı yüzde dört bin artmıştır. Bipolarlıktaki bu patlayış¸ nasıl açıklanabilir? Gerçek bir teşhisten mi bahsediyoruz, yoksa ilaç sektörünün büyük bir pazarlama kampanyasından mı? Bu soruları keşfe çıkan Darian Leader, karmaşık birçok ruhsal meseleye toptan verilen “bipolar” cevabına meydan okurken, bir yandan da okuru maninin ve depresyonun inişlerine ve çıkışlarına dair yeniden düşünmeye davet ediyor. “Bipolar” olarak isimlendirilen bu deneyimlerin acaba aşk, suçluluk ve öfke gibi duygularla bir ilgisi var mı? Kişiler neden bir para harcama çılgınlığına kapılırlar? Neden dünyayla olan bağlantılarının inanılmaz derecede güçlendiğini hissederler? Nasıl oluyor da böylesine bir kendine güven, izzeti nefis ve parlak bir gelecek umudu, yerini kolaylıkla umutsuzluğa ve kedere bırakmaktadır? Yalnızca bu sorulara yeni bir açıdan bakarak, böylesine korkutucu ama canlılık veren, böylesine hayata tutunmayı sağlayan ama ölümcül olan hislerin içinde boğulmuş¸ kişileri anlayabilir ve onlara yardım edebiliriz. Kesinlikle Bipolar, benliğe ve bipolarlığa dair çağdaş¸ tartışmalara ilgi duyan ve de manik-depresyon olgusuna dair daha derin bir kavrayış¸ kazanmak isteyen herkes için temel bir okumadır. Aletheia Kitap, Nisan 2018

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR