Okuyabileceğinden fazla kitap alanlar...
1 Haziran 2017 Edebiyat Kültür Sanat Kitap

Okuyabileceğinden fazla kitap alanlar...


Twitter'da Paylaş
0

Japonların sizin için için kullandığı bir sözcük var: Tsundoku!

Sizin de kitap biriktirme huyunuz yüzünden kütüphaneniz dolup taşmaya başladı mı? Aslına bakarsınız, birçok edebiyatsever, raflarını son santimine kadar dolduran bu alışkanlıklarında ısrarcı ve hatta gurur duyuyor. Kitap stoklamayı bırakmaya da niyetleri yok ,çünkü özenle toplanmış bu yığına veda etmek oldukça güçken, bir yandan da yeni çıkan bir kitabı almamak için kendilerini zor tutuyorlar. Yani üzgünüz ama o kitaplar kütüphanenizde durmaya ve çoğalmaya büyük ihtimalle devam edecek. Çünkü okuyabileceğinizden çok kitap almak aslında bir tür bağımlılık ve yalnızca size özel değil. Oldukça evrensel bir durum ve hatta bunun için özel bir terim bile var: Tsundoku. Tam olarak, tüketebileceğinizden çok kitap satın alıp biriktirmek anlamına geliyor. Sözcük Japonlara ait, birkaç sözcüğün birleşiminden oluşturulmuş: “tsunde” (istiflemek), “oku” (bir süreliğine bırakmak) ve “doku” (okumak).

Aslında bu konuyla ilgili epeyce yazı yazıldı. Ancak bu sözcükle ilgili yeni ve ilgi çekici ayrıntıları öğrenmek, birçok kitap tutkununun hoşuna gidecek. Bağımlılıktan söz açılmışken, “bibliyomani” kelimesi de “tsundoku” teriminin çıktığı dönemlerde, İngiltere’de ortaya çıkmış. Bibliyomaninin anlamı sözlüklerde kitap düşkünlüğü olarak geçiyor. İngiliz din adamı ve bibliyograf Thomas Frognall Dibdin, 1800’lü yıllarda Bibliomania, or Book Madness: A Bibliographical Romance (Bibliyomani ya da Kitap Düşkünlüğü: Bir Bibliyografik Aşk Hikâyesi) isimli bir kitap yazmış. Kitap, sürekli her türden kitabı alarak koleksiyon yapan ama bundan fazlasıyla mustarip ve nevrotik kurgusal bir karakteri anlatıyor. Kitap düşkünlüğün aslında oldukça karanlık bir geçmişi var. Bazı kaynaklar bu durumdan, okuyamayacağımız kitapları almak gibi zararsız bir dürtüdense daha çok ciddi korkulara sebebiyet veren bir sahte-hastalık olarak söz ediyor.

Amerika’nın çevrimiçi dergisi Atlas Obscura yazarlarından Lauran Young konuyla ilgili yazısında, “Bazı koleksiyoncular tüm hayatlarını kendi kişisel kütüphanelerini kurmaya harcıyorlar” diyor ve ekliyor. “Tıbbi olarak kayıtlara geçmemiş olsa da, 1800’lerde insanlar ciddi olarak bibliyomaniden korkuyorlardı.” Sürekli kitap alma dürtüsünün daha hafif bir tanımını yapan Tsundoku biraz daha sevimli bir sözcük. İnsanın aklına her an devrilecekmiş gibi duran bir kitap yığınını getiriyor. Bu sözcüğün Türkçede tam bir karşılığı olmasa da, Japonca versiyonunu günlük hayatta kullanmanıza elbette hiçbir engel yok. Hatta Open Culture 2014’te bu konuya güzel bir yorum da katmış: “Bence artık Tsunami, karaoke ve otaku gibi diğer Japonca sözcüklere ek olarak tsundoku’yu da sözlüğe eklememizin vakti geldi. Şimdi sırada bir de Kindle’da biriken e-kitaplara bir isim bulmak var. Onlara ne desek, E-Tsundoku? Tsunkindle?”

(Huffingtonpost) 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR