Öykü Üstüne Tezler

Öykü Üstüne Tezler


Twitter'da Paylaş
0

Öykü gizli bir şeyi yapay bir yolla gözler önüne sermek için kurgulanır. Daima yenilenen bir arayışı, hayatın geçirimsiz yüzeyinin altında hakiki bir sırrı görmemizi sağlayan eşsiz bir deneyim arayışını yeniden üretir.

I

Çehov defterlerinden birine şu anekdotu düşer: “Monte Carlo’da bir adam kumarhaneye gider, bir milyon kazanır, evine döner, intihar eder.” Öykünün klasik biçimi, bu müstakbel ve yazılmamış hikâyenin çekirdeğinde toplanmıştır.

Olay örgüsü, öngörülebilir ve geleneksel olana karşılık (kumar oynamak-kaybetmek/intihar etmek) bir paradoks olarak ortaya çıkar. Anekdot, kumar hikâyesi ile intihar hikâyesini birbirinden ayırmaya meyleder. Bu ayrım, öykünün biçimine özgü ikili karakteri tayin edebilmek için anahtar niteliğindedir.

Birinci tez: Öykü daima iki hikâye anlatır.

II

Klasik öykü (Poe, Quiroga) ön planda birinci hikâyeyi (kumar öyküsünü) anlatır, ikinci hikâyeyi (intihar öyküsünü) ise gizliden gizliye kurgular. Öykücünün sanatı, ikinci hikâyeyi birinci hikâyenin arayüzlerine işlemeyi bilmekte yatar. Görünürdeki hikâye, eksiltili ve parçalı biçimde nakledilen gizli hikâyeyi maskeler.

Sürpriz etkisi, gizli hikâyenin sonu yüzeyde belirdiğinde oluşur.

III

İki hikâyenin her biri ayrı ayrı anlatılır. İki hikâyeyle çalışmak, iki farklı nedensellik sistemiyle çalışmak demektir. Aynı olaylar eşzamanlı olarak iki karşıt anlatı mantığı içerisinde ilerler. Öykünün esas unsurları çift işlev üstlenir ve iki hikâyenin her birinde farklı biçimde kullanılır. Aralarındaki geçiş noktaları kurgunun temelini oluşturur.

ricardo piglia

IV

“Ölüm ve Pusula” öyküsünün başlarında bir esnaf bir kitap basmaya karar verir. Bu kitaba yer verilmiştir, çünkü gizli hikâye çerçevesinde hayati önem taşır. Kızıl Scharlach gibi bir gangsterin karmaşık Yahudi geleneklerine vâkıf olarak Lönrot’a mistik ve felsefi bir tuzak kurması nasıl mümkün kılınabilirdi? Borges yöntemini geliştirmesi için Scharlach’ın kitabı edinmesini sağlar. Bir yandan da kitabın işlevini gizlemek için birinci hikâyeyi kullanır: Kitaba Yarmolinsky suikastiyle bağlantısı dahilinde yer veriliyor gibidir, bu ölüm de başlı başına ironik bir nedenselliğe yanıt niteliğindedir. “Herhangi bir kişinin, kendisine sunulan herhangi bir kitabı, eninde sonunda alacağını keşfeden esnaftan biri de Hasid Tarikatının Tarihçesi’nin ucuz bir baskısını çıkardı.”1 Hikâyelerin biri için fuzuli olan öteki için zaruridir. Esnafın kitabı, kısa öykünün mikroskobik anlatı makinesini işler kılan muğlak maddeye bir örnektir – tıpkı “Güney”deki Binbir Gece Masalları cildi ya da “Kılıcın İzi”ndeki yara izi gibi.

V

Öykü, gizli bir hikâye barındıran bir hikâyedir. Söz konusu olan yoruma bağlı esrarengiz bir anlam değildir: Muammayla anlatılan hikâye muammanın ta kendisidir. Hikâyenin stratejisi aralıklara işlenmiş bu anlatıya hizmet etmek üzere tasarlanır. Bir hikâye anlatıldığı sırada bir başkası nasıl anlatılabilir? Bu soru öykünün teknik sorunlarını sentezler.

İkinci tez: Gizli hikâye, öykü ve türevlerinin biçiminin anahtarıdır.

VI

Öykünün Çehov, Katherine Mansfield ve Sherwood Anderson’dan, Dublinliler’in yazarı Joyce’tan gelen çağdaş versiyonu sürprizli sonu ve kapalı yapıyı terk eder; onun yerine iki hikâye arasındaki gerilime odaklanır ve bu gerilimi asla çözüme ulaştırmaz. Gizli hikâye gitgide daha güç anlaşılır biçimde anlatılır. Poe tarzı klasik öyküler bir hikâyeyi anlatırken başka bir hikâye daha olduğunu ilan ediyordu; çağdaş öykülerse iki ayrı hikâyeyi tek bir hikâyeymişçesine öyküler.

Hemingway’in buzdağı teorisi bu dönüşüm sürecinin ilk sentezidir: En önemli şey asla anlatılmaz. Gizli hikâye söze dökülmeyenle, sezdirilenle ve anıştırmayla kurgulanır.

VII

Hemingway’in başlıca öykülerinden biri olan “Koca Nehir”de ikinci hikâye (savaşın Nick Adams üstündeki etkileri) öyle işlenmiştir ki bu öykü balık tutmaya dair önemsiz bir tasvir gibi görünür. Hemingway gizli hikâyenin kapalı anlatımında tüm becerisini ortaya koyar. Eksiltili anlatım sanatını öylesine ustalıkla kullanır ki öteki hikâyenin yokluğu kendini belli eder hale gelir.

Hemingway olsa Çehov’un anekdotuyla ne yapardı? Kumar toplantısını, oynadıkları ortamı ve oyuncunun bahis koymak için kullandığı tekniği, hatta ne tür içki içildiğini en ince ayrıntılarına kadar anlatırdı. Adamın kendisini öldüreceğini hiçbir zaman söylemez, okur bunu zaten biliyormuş gibi yazardı öyküyü.

ricardo piglia

VIII

Kafka gizli hikâyeyi açık ve yalın biçimde anlatırken, görünür hikâyeyi esrarengiz ve karanlık bir şeye dönüşünceye dek gizliden gizliye anlatır. “Kafkaesk”in temelinde bu tersyüz etme yatar.

Kafka olsaydı Çehov’un anekdotundaki intihar hikâyesini ön planda tutar, bunu tamamen doğal bir şeymiş gibi ele alırdı. Öykünün korkunçluğu oynanan elde yoğunlaşır ve eksiltili, tehditkâr biçimde anlatılırdı. 

IX

Borges için birinci hikâye bir türdür, ikinci hikâyeyse daima aynıdır. Bu gizli hikâyenin esasındaki tekdüzeliği yumuşatmak ya da üstünü örtmek için Borges türlerin sunduğu anlatı çeşitlemelerine başvurur. Borges’in tüm öyküleri bu yöntemle kurgulanmıştır.

Borges olsaydı, görünür hikâyeyi, yani Çehov’un anekdotundaki kumarı bir geleneğin ya da türün stereotipi (kısmen parodisi) olarak ele alırdı: Hilario Ascasubi’nin dostu Urquiza’nın eski atlı askerlerinden bir babalığın hikâyelediği, Entre Ríos düzlüklerinde bir dükkânın arka odasında düzenlenen bir kumar toplantısı. Bir adamın hayatı kaderini belirleyecek tek bir anda kümelenir, intihar hikâyesi de bu kümelenme ve hile üstüne kurulu olurdu.

X

Borges’in öykü tarihine kattığı temel çeşitleme, ikinci hikâyeyi işlenmiş bir yapı içinde öykünün ana teması haline getirmekti.

Borges görünür hikâyenin öğeleriyle sapkınca gizli bir entrika kuran birisinin manevralarıyla anlatır öykülerini. “Ölüm ve Pusula”da ikinci hikâye Scharlach tarafından kasten hazırlanmıştır. Aynısı “Ölü”deki Acevedo Bandeira, “Hain ve Kahraman İzleği”ndeki Nolan ve Emma Zunz için de geçerlidir.

Borges (tıpkı Poe ve Kafka gibi) anlatma biçimlerinin sorunlarını anekdota nasıl dönüştüreceğini iyi biliyordu.

XI

Öykü gizli bir şeyi yapay bir yolla gözler önüne sermek için kurgulanır. Daima yenilenen bir arayışı, hayatın geçirimsiz yüzeyinin altında hakiki bir sırrı görmemizi sağlayan eşsiz bir deneyim arayışını yeniden üretir. Rimbaud, “bilinmeyeni, uzaklarda bir terra incognita’da değil, tam da ânın yüreğinde keşfetmemizi sağlayan anlık vizyon”dan söz etmişti.

Bu dünyevi aydınlanma dönüşerek öykü biçimini almıştır.

İspanyolcadan çeviren: Metin Rudar

* “Tesis sobre el cuento”, Formas breves, Anagrama, 2000.

1 Jorge Luis Borges, “Ölüm ve Pusula”, Ölüm ve Pusula, çev. Tomris Uyar, İletişim, 1994, s. 76.

Ricardo Piglia (1941-2017) Arjantinli eleştirmen, roman ve öykü yazarı. Harvard ve Princeton üniversitelerinde Latin Amerika edebiyatı üstüne dersler verdi. Jorge Luis Borges, Roberto Arlt, Julio Cortázar, Manuel Puig gibi yazarların yapıtları üstüne yazdı. Türkçede yayımlanan eserleri: Suni Teneffüs (Ayrıntı, 1999), 
Son Okur (DeliDolu, 2018), Yok Kent (Aylak Kitap, 2018). 

 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR