Perili Evler Listesi
15 Ocak 2019 Edebiyat Liste

Perili Evler Listesi


Twitter'da Paylaş
0

Bu liste hazırlanırken üç temel kural esas alındı:

  1. Korku ya gerçeküstü ya da tamamen doğal, yoruma açık bırakılanlar – insanlar veya insanların deliliği tek başına hiçbir şeye sebep olmaz. Bu kural, Emily İçin Bir Gül, Manastırda Aşk, Jane Eyre, Rebecca, Büyük Umutlar ve Sarı Duvar Kâğıdı’nı listenin dışında bırakmış oldu.  
  2. Hikâye gerçek bir evde yaşanmak zorunda -  Otranto Kalesi’nde veya Shining’de değil.
  3. Hikâyenin temel mekânı ev olmalı ve/veya söz konusu korkunun bir şekilde evle bağlantısı bulunmalı.

Usher Malikânesinin Çöküşü (1839), Edgar Allan Poe

Malikânenin ve çevresinin kendine has bir atmosferi var – gökyüzündeki havayla hiçbir benzerliği olmayan, çürüyen ağaçlardan, gri duvarlardan ve sessiz dağ gölünden yayılan bir atmosfer – hastalık yayan, esrarlı, donuk, ağır, hareketsiz, zor seçilen ve kurşun rengi bir buğu. (Edgar Allan Poe, Bütün Öyküleri, Çeviren: Hasan Fehmi Nemli, İletişim Yayınları)

The House of Seven Gables (1851), Nathaniel Hawthorne

Mahkemelerimizde ölü bir adam oturuyor; ve yaşayan yargıçlar hüküm kuruyor, onun kararlarını araştırıp aynılarını tekrarlayarak. Ölü adamın kitaplarından okuyoruz! Ölü bir adamın şakalarına gülüyor, dokunaklı hallerine ağlıyoruz.

Yürek Burgusu  (1898), Henry James

Kuşkusuz, büyülenmiştim de ondan; işin en şaşılası yanı da, daha o zaman bir büyünün etkisi altında olduğumu çok iyi bilmemdi. Ama kendimi kapıp koyuverdim; her acıyı dindiren bir büyüydü bu; benim derdimse tek değil çoktu. (Henry James, Yürek Burgusu, Çeviren: Necla Aytür, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi)

Tepedeki Ev (1959), Shirley Jackson

Hiçbir canlı organizma, mutlak gerçeklik koşulları altında mantıkla varlığını sürdüremez; tarla kuşları ve çekirgeler bile birileri tarafından hayal edilmek zorunda. Tepedeki Ev, akla yatkın değil ama içindeki karanlıkla dağa karşı seksen yıldır tek başına ayakta durmuştu ve muhtemelen bir seksen yıl daha duracaktı.  Döşemeleri sağlamdı, tuğlaları muntazam bir biçimde birleşmiş, duvarları dimdik yükselirken kapıları fark edilir bir biçimde kapanmış. Tepedeki Ev’in taşlarıyla tahtalarını örten istikrarlı sessizlik; orada gezinen her neyse, tek başınaydı.

Siyahlı Kadın (1983), Susan Hill

Sisin içinde işittiğim korkunç seslerin beni müthiş bir biçimde allak bullak ettiği doğruydu ama çok daha beteri, bu şeylerden sızıp onları sarmalayan ve benim dengemi bozmak için ortaya çıkan bir atmosfer, nasıl adlandıracağımı bilmediğim bir güçtü. Kötülüğün ve pisliğin, dehşetin ve ıstırabın, kötü niyetin ve keskin öfkenin gücü.

Yapraklar Evi (2000), Mark Z. Danielewski

Sonsuz çıplaklıkta duvarlar. Hiçbir şey onlara dayanmaz, onları hiçbir şey tanımlamaz. Dokuları yok. En keskin göze veya en duyarlı parmak ucuna bile okunaksız kalırlar. Asla bir işaret bulamayacaksın orada. Hiçbir iz hayatta kalmaz. Duvarlar her şeyi yok eder. Bütün kayıtlardan temelli aklanırlar. Dolaylı, sonsuza kadar muğlak ve yazılmamış.

Koralin ve Gizli Dünya  (2002), Neil Gaiman

“Sözünü tutacağını nereden bileceğim,” diye sordu Koralin.
“Yemin ederim,” dedi öteki anne. “Kendi annemin mezarı üzerine yemin ederim.”
“Mezarı var mı,” diye sordu Koralin.
“Ah, evet,” dedi öteki anne. “Onu oraya kendim gömdüm. Sürünerek çıkmaya çalışırken görünce tekrar gömdüm.”

(Neil Gaiman, Koralin ve Gizli Dünya, Çeviren: Niran Eliç, İthaki Yayınları)

White is for Witching (2009), Helen Oyeyemi

İnsanlar niçin bu yerlere gidiyorlar, onlar için olmayan bu yerlere? Gece görüşlerine güveniyor olmalılar. Suretleri karanlıktan çekip alabileceklerine. Ama karanlık kuyular sadece karanlık sular verir.   

The Little Stranger (2009), Sarah Waters

Ve belki de insan kalbinin verdiği acıların bir sınırı vardır. Kişi bir bardak suya tuz eklediğinde suyun daha fazla tuzu çözemediği bir noktaya gelinir. 

Slade House (2015), David Mitchell

Nihayet ayaklı duvar saatine erişebildim. Kadranında kollar yok sadece kelimeler, ZAMAN, ZAMANDI, ZAMAN DEĞİL.  Ziyadesiyle metafizik, son derece kullanışsız.

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

(Tha Narratologist)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR