Picasso Hakkında 10 İlginç Bilgi
17 Eylül 2018 Liste Sanat

Picasso Hakkında 10 İlginç Bilgi


Twitter'da Paylaş
0

20. yüzyılın en büyük sanatçılarından olan Picasso’yu getirdiği yeni sanat akımıyla, tarihe damgasını vurmuş sanat eserleriyle hepimiz çok iyi tanıyoruz. Ancak bir de onu bilmediğimiz ilginç yönleriyle tanıyalım.

 PICASSO

1

Picasso’nun ölümle ilgili her şeyde aşırı derecede batıl inançlarının olduğu bilinirdi. Karakterinin bu yönü muhtemelen İspanya’da geçirdiği çocukluğu ve yaşadığı aile trajedisinin etkisiydi. Bir ressam olara Barselona ve Paris’te yaşadığı maceralı gençlik yıllarında yoksulluğu, hastalığı görmüştü ve intihar eden birkaç ressamla da arkadaşlığı vardı. Picasso’nun erken dönem eserlerini belirleyen özelliklerin, bu acı verici tecrübelerden oluştuğu görünüyor. Ama hala şu soru önemini koruyor: Eserlerini yorumlarken bütün bunları ne kadar hesaba katmalıyız? Picasso’nun kendisi de bu soruyla bir hayli ilgiliydi.

2

Picasso’yu geniş bir kesim, görsel sanatlar alanında eser veren bir sanatçı olarak tanır, ancak sanatçının bir dönem şiir yazdığı çok daha sınırlı bir çevre tarafından bilinir. Picasso’nun şiire olan ilgisi kısmen hayatının çeşitli dönemlerinde pek çok şairle olan ilgisi kısmen hayatının çeşitli dönemlerinde pek çok şairle kurduğu arkadaşlığa ya da İspanyol ve Fransız edebiyatındaki bazı eserlere duyduğu hayranlığa dayanır. Ama daha da önemlisi Picasso’nun görsel metafora duyduğu ilgi (çiçeğin kadını temsil etmesi gibi) zaten doğası gereği şiirseldir. Şiiri; James Joyce’un bilinç akışı tekniği ile yazılmış gibidir. Yiyecek isimlerinin, yaratıkların, kabus gibi görüntülerin uyumsuzca yan yana getirilmiş dizelerden oluşan şiiri, 1930’ların sürrealizminin hayal dünyasından son derece etkilenmiştir.

Picasso

3

Muhtemelen Picasso’nun bir ressam olarak en büyük başarısı George Braque’la birlikte yeni bir deyim olan Kübizm’i yaratmasıdır. Bu işbirliği, sadece 1908-1914 yılları boyunca sürmesine karşın, iki ressam üzerinde kalıcı bir etki bıraktığı gibi, uluslararası boyutta da muazzam bir etki yarattı. Resimde uzamın temsiline dair düşüncelerde olağanüstü bir dönüşüm, heykelde devrim yarattı. 1912’ye kadar kübist resimlerin çoğu ya natürmort ya da insan tasviriydi ve neredeyse hepsi tek renkliydi. Adeta alaycı isim kübizme karşın kübik formlardan çok kesişen çizgilerden ve gölgelemelerden meydana geliyordu. Daha sonra renkler farklılaştı, uzam ve biçim üst üste örtüşen yüzeylere dönüştü. Resimde kullanılmasına alışık olunmayan, birbirinden çok farklı malzemeler bile cesurca resme dahil edildi.

4

Üretken bir ressam ve tasarımcı olarak Picasso çok sayıda baskı, heykel, seramik, fotoğraf ve hatta mücevher ortaya çıkardı. Hayatı boyunca giriştiği bu farklı etkinliklerin ardındaki koşullar çok çeşitli olduğu gibi, her biri farklı bir teknisyen ve uzmanla çalışmayı gerektiriyordu. Ama giriştiği etkinlikler ne kadar değişken olursa olsun, oluşturduğu imgeler ve nesneler hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde ona ait oluyordu ve asla resimle ilişkisini koparmıyordu. Bazen resim yapmayı bırakıp baskıdan tutun da şiire kadar pek çok başka işle uğraşsa da eninde sonunda hep resme dönüyordu.

Picasso

5

Picasso’nun resim ve heykellerinin bazıları “gerçek” nesneleri içerir ve eserlerinin çoğu natürmorttur. Sıradan şeylerden sanat eseri yaratmaya duyduğu ilgi Picasso’nun davranışlarını da etkilemişti, öyle ki hayatı boyunca çoğunlukla değersiz şeylerden oluşan büyük bir koleksiyon toplamıştı. Bir evden diğerine taşınırken, topladığı ve istiflediği ıvır zıvırdan bazıları onunla geliyor, bazıları da arkada kalıyordu.

6

Picasso’nun sanatını tanımlamak için genellikle “değişken” kelimesi kullanılır; bir üsluptan diğerine bir keman virtüözünün göz kamaştırıcı ustalığıyla geçmesi dehasının ispatı olarak görülür. Ancak bazılarına göre de, bitmek tükenmek bilmeyen icat yeteneği, derinlik eksikliğini örtbas etmek için kullandığı bir paravandan ibarettir. Elbette Picasso da pek çok farklı dönemden ressamın işlerini kendi üslubuyla yeniden yorumlayarak, sanatta bir sürü farklı tarzın ustası olduğu görüşünü perçinledi. Ama köşeye sıkıştırıldığında, bu üslup değişikliklerinin sırf değişiklik olsun diye yapıldığını da inkar etti.

Picasso

7

Picasso erken dönemlerinden beri başka ressamların eserlerini topladı, ama önemli işlerin çoğunu daha fazla para sahibi olduğu sonraki dönemlerde satın aldı. Şu anda çoğunluğu Paris’teki Picasso Müzesi’nde sergilenen koleksiyonda, tanınmış eserlerin yanı sıra, birçoğu önemli sanatçıların vasat işleri olmak üzere, Batı’ya ait olmayan nesneler de yer alır. Bu heterojen karışım Picasso’nun benmerkezci sanatçı tavrını yansıtır; koleksiyondaki her parça onun esin kaynağı olsun diye vardır.

8

Ölümünden çok kısa bir süre sonra, Picasso’nun 1940 yılında Fransa vatandaşlığına başvurduğu ortaya çıktı. Bu başvuru onun anarşist e komünistlere olan sempatisi yüzünden geri çevrilmişti. Picasso gençken Barselona’daki anarşist çevrelerle görüşüyordu. 1920’lere gelindiğindeyse komünist sempatizanlarla, sürrealistlerle arkadaşlık kurdu. Bu arkadaşlıklar İspanya İç Savaşı ve Paris’in işgali sırasında iyice pekişti. Picasso, Fransız Komünist Partisi’nin gelmiş geçmiş en değerli üyelerinden biriydi, ama partililer onun çoğu işini kabullenmekte zorluk çekti.

Picasso

9

1965’te İngiliz eleştirmen John Berger, Picasso’yu son dönemlerinde ressam olarak çuvallamakla eleştirmişti. Şöhretin ayartmasına karşı koyamamakla, fotoğrafçılar, ziyaretçilerle avarelik edip gerçek bir konusu olmayan sıradan işlerden seri üretim yapmakla suçlamıştı. Çok sayıda yetenekli fotoğrafçının ilgisinin sonucu olarak ressamın görüntüsü sanatçı kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldi, ressamın dünyasından samimi görüntüler sunan fotoğrafları popüler dergilerde ve kitaplarda yer almaya başladı.

10

Picasso’nun gelgitli özel hayatı yıllar boyunca basının ilgisini çekti. Ancak Picasso, bırakın herkesin bilmesini, uzun süreli ilişkilerini yakın arkadaşlarından bile dikkat çekecek kadar ısrarla saklayarak, mahremiyetini büyük ölçüde korumayı başardı. Picasso’nun sırlarını açıklayan çeşitli anıların yayınlanmasını önlemek için açtığı davalar, mahremiyetini nasıl da kıskançlıkla koruduğunun, sadece halk nezdinde değil, birlikte olduğu kişi açısından da ününü ne kadar önemsediğinin en iyi örneği.

(Hayali Söyleşiler, Picasso, Neil Cox, Çeviren: Gülsüm Kara, Kolektif, 2012)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR