Richard Flanagan ve Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol
2 Aralık 2019 Edebiyat İnsan

Richard Flanagan ve Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol


Twitter'da Paylaş
0

“Kurgu bir yalan değil, vazgeçilmez gerçeğin ta kendisidir.”

“Bana göre hikâye, sizi sürükleyen bir ritimdir ve anlatı, her şeyi etrafa fırlatan bir su fıskiyesi gibidir – çekişmeler, çözülmemiş aşklar, sonsuz kıvrım ve dönüşler.”

2014 yılında Man Booker Ödülü kazananı Avustralyalı yazar Richard Flanagan, kurgu dünyasına giriş yapmadan önce tarih kitapları yazıyordu. 1961’de Tazmanya’da doğan yazarın Guardian’da yazdığı makaleler çoğunlukla iklim krizine değiniyor. Flanagan, “Ailemde edebiyatla uğraşan yoktu. Yağmur ormanındaki küçük bir madenci kasabasının bulunduğu, dünyanın sonundaki adadan geliyorum. Ebeveynlerimin anne-babası okuma yazma bilmezdi .... Çağımızın romana dair pesimist bakış açısına katılmıyorum. Bana göre romanlar, sahip olduğumuz en entelektüel ve spiritüel buluşlar. Romanlar içerikten ibaret değil. Hayata tutulan bir ayna ya da onu açıklayan bir kılavuz değil. Onlar hayatın ta kendisi,” kelimeleriyle hayatının erken dönemlerini ve edebiyata bakış açısını özetliyor. Financial Times ile yaptığı röportajda iyi bir okurun tanımını şöyle yapıyor: “Kitabımı bitirmeyi başaran biri.”

“Zamanının en iyi Avustralyalı yazarı” kabul edilen Flanagan’ın ilk romanı Death of a River Guide (Nehir Rehberinin Ölümü, 1994) boğulmakta olan bir adamın hayatından kesitleri içeriyor. Kitap 1996’da Avustralya Ulusal Kurgu Ödülü’nü kazandı. Bu romanını The Sound of One Hand Clapping (Bir Elin Alkışının Sesi, 1997) ve on dokuzuncu yüzyıl Tazmanyası’nda yaşayan bir suçlunun hikâyesini anlatan Gould’s Book of Fish: A Novel in Twelve Fish (Gould’un Balık Kitabı: On İki Balıkta Bir Roman, 2001) izledi. 2006’da yayımlanan Unknown Terrorist (Bilinmeyen Terörist) modern zamanların medya çılgınlığını konu edindi, ancak 2008’de yayımlanan Wanting yine on dokuzuncu yüzyılda, Aborjinleri ve Charles Dickens’ı içeren bir zamanda geçiyordu. Peki, bu eserlerden sonra yazdığı Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol niçin bu denli başarılı oldu?

Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol kısmen Flanagan’ın babasının İkinci Dünya Savaşı’nda esir düşmesine dair anılarına dayanıyor. Romana ününü kazandıran, hayatı ve köleliği acımasız ve dürüst bir dille ele alışı, bireylerin hayatlarının sürükleyici bir şekilde mercek altına alınışıydı. Aynı zamanda geçmişte yaşanan olaylar bugünün olaylarıyla örtüşüyordu. Flanagan’ın romanı tamamlaması on yıldan fazla zamanını aldı. Söylentilere göre romanın son hâlini teslim etmeden önce beş farklı taslak hazırlamıştı. 

Adını on yedinci yüzyıl haiku yazarı Basho’nun gezi güncesi Oku no Hosomichi’den alan romanın kahramanı Dorrigo Evans Avustralyalı bir cerrahtır ve onu esir alan Japonlara karşı gösterdiği cesaret sayesinde savaş sonrası Avustralyası’nda ünü yayılır. Orta yaşlarındayken ulusal bir sembol olmuştur bile. Ancak Dorrigo’nun çocukluk anıları acı doludur. Neyse ki bu hayattan tıp alanında kazandığı burs ile kurtulur. Amy adında bir kadınla ilişki yaşar ama Amy, Dorrigo’nun amcasıyla evlidir. Anlatım tarzı gitgide yoğunlaşır, Dorrigo savaşta esir düşer. Burma demiryolu kampının başında bulunan Nakamura’nın da aslında bir tutsak olduğunu anlarız. Kahramanlık, iyilik, kibir, savaş, kolektif hafıza, kendini kandırma, tutku, suç, onur ve sadakat – bunlar romanda yer alan temalardan yalnızca birkaçıdır. Kuzeyin Derinliklerine Giden Yol Avustralya’nın tarihinin unutulmuş, daha doğrusu üzerinde çok durulmamış ve romanlarda yeterince yansıtılmamış bir kısmını gözler önüne seriyor. Tayland-Burma demiryolu ile ilgili, esir hayatından sağ kurtulanların tarafından yazılmış anılar mevcut, ancak Flanagan’ın romanına benzer bir eserle karşılaşmak oldukça zor. Romanda, kamptaki olaylara günlük yaşamın acısı ekleniyor: Tutsakların içinde bulundukları ormanın dayanılmaz sıcaklığı, yeteri kadar beslenememe, sıtma, kolera gibi hastalıklar ve “ölenler” ile “hastalar” olarak ikiye ayrılan esirler.  

Tazmanya, Orta Doğu, Tayland-Burma demiryolu ve savaş sonrası dönemde Avustralya. Okur, roman ile birlikte zamanlar ve mekânlar arası sürekli yolculuk ediyor. Tıpkı romana adını veren Basho gibi. Basho’ya göre, hayat bir yolculuktur. On yedinci yüzyılda Tokyo’nun kuzeyine yolculuk etmiştir. Seyahati, dağlarla çevrili muazzam güzellikteki yollarla örülü olmasına rağmen çok yalnız hisseder. Yolda karşılaştığı zorlukları, Japon edebiyatının en önemli klasiklerinden biri olan Oku no Hosomichi adlı eserinde anlatır. Flanagan, Basho’nun eserini, yalnızca romanının başlığı yapmak için kullanmadı, esere hâkim olan Zen felsefesi ve hassasiyeti de romana aktardı. Tarihin karanlık yönünü incelerken Japon edebiyatındaki estetik ve şiirsel dili benimsemesi, Flanagan’ın sanatının, kozmik ironileri ve insan karmaşaları ile kırılganlıklarını yansıtmada ne kadar iyi olduğunun bir işaretidir.

“335 numaralı mahkûm”a (Flanagan’ın babası) adanan roman, Ramona Koval’a göre bir nevi yazarın, babası gibi savaştan sağ kurtulanların hayatlarını anlayabilmek için attığı bir adım. Bunu nasıl başardılar? Yaşadıkları türlü travmadan sonra hayata nasıl tutundular? Flanagan Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol ile tutsak kamplarında yaşanılanların sessizliğini bozuyor ve durumu farklı bakış açılarından (tutsak eden ve edilen) okura aktarıyor. Bu, aynı zamanda bir aşk hikâyesi. Yazara göre, “Aşk hikâyeleri ölüme ihtiyaç duyar. Aşkın kuralları yoktur, ancak aşk hikâyelerinin vardır ve bu tarz hikâyelerde ölüm olması gerekir. Çünkü aşk geçici ve üstündür. Bütün büyük aşk hikâyeleri ölüm hikâyeleridir.” 

İyi yazılmış romanlar, eğlendirmez ya da eğitmeye çalışmaz. Bizi kendi dünyalarına davet edip kabuğumuzdan çıkmamızı sağlar. İşte Flanagan’ın romanının başardığı şey tam olarak bu. 

Kaynak

Carl Winkinson, “The Narrow Road to the Deep North by Richard Flanagan: A brutal story of Australian PoWs in Burma”, Financial Times, 2014.

Marta Bausells, “Richard Flanagan on love, life and writing”, Guardian, 2015.

Richard Flanagan, “Man Booker prize-winner Richard Flanagan's acceptance speech in full”, Guardian, 2014.

Ramona Koval, “The Narrow Road to the Deep North by Richard Flanagan”, Monthly, 2013.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR