Selahattin Özpalabıyıklar’ın Okunmasını Zorunlu Gördüğü 7 Kitap
13 Ekim 2019 Edebiyat Liste

Selahattin Özpalabıyıklar’ın Okunmasını Zorunlu Gördüğü 7 Kitap


Twitter'da Paylaş
1

Selahattin Özpalabıyıklar kıdemli editör. Yayıncılık dünyasındaki yeri, değeri ve saygınlığı bilinir. Eline aldığı metinleri kuyumcu titizliğiyle yayına hazırlar. Yayıncılık dünyasının geçmişiyle bugünü arasındaki köprülerden birisidir. Aynı zamanda yazıyor ve çeviriler yapıyor. Elinden çıkan her şey değerlidir.

refik halit karayGurbet Hikâyeleri, Refik Halit Karay

Listede yer alan öteki kitaplar arasında sıradan, harcıâlem gibi durabilir ama, özellikle “Eskici” öyküsü okunduğunda hem Türkçenin hem de Refik Halit’in sözdizimi dehası açıkça görülecektir diye düşünüyorum – senelerdir.

james joyce

Ulysses, James Joyce 

(Nevzat Erkmen ve Armağan Ekici çevirileri)

Hem İngilizce romanı hem de dünya romanını bir daha geri dönülemeyecek, ancak ileri ve yanlara gidilebilecek biçimde yenileyen kitap. İki çeviriyi de okumakta yarar var. Artık yazık ki aramızda olmayan, bundan böyle sadece dev gölgesini üstümüzde hissetmekle yetinmek zorunda olduğumuz Yaşar Kemal, Ulysses’in Nevzat Erkmen imzalı (Türkçede ilk) çevirisi çıkacağı sıra, bir röportajda “Şu sıralarda ne okuyorsunuz?” sorusuna, “Ulysses çıksın, işi gücü bırakıp onu okuyacağım,” diye cevap vermişti. Editörlüğünü yaptığım bu kitabın kulak yazısını şöyle bitirmiştim ben de: “Gerçek bir ‘klasik’ (: herkesin bildiği, kimsenin okumadığı) nihayet Türkçede: şimdi ve burada: işi gücü bırakıp okuyacaklar için!” Yazık ki Yaşar Kemal’e kitabı okuyup okumadığını sorma fırsatım olmadı... 

oguz atayTutunamayanlar, Oğuz Atay

Gerek Batı’dan (ve Doğu’dan) gelen gerekse kendi iklimimizde üretilen yazı geleneklerinin hemen hiçbiriyle –hiç de öyle görünmediği halde– küsmeden ve hesabı kesmeden, Cumhuriyet Türkiyesi’ni ve ülkenin aydınlarını şefkatle eleştiren bir kült roman nasıl olur? Tutunamayanlar, işte bu zor, nerdeyse muhal işi layıkıyla başardığı için giriyor bu seçmeler arasına. 

geogres perec

W ya da Bir Çocukluk Hatırası, Georges Perec 

(Çev. Sosi Dolanoğlu)

Perec, “kaçacakları labirenti kendileri inşa eden fareler” yani OuLiPo’cular içinde, edebiyatı hiç ihmal etmeden hem okuru hem de kendini eğlendirerek oyun oynama konusunda en iyi olduğunu düşündüğüm için en çok (nerdeyse Raymond Queneau’dan bile çok) sevdiğim isim. Bu kitap da onun, birbirine teyellenmiş, paralel yürüyen, görünüşte (ve gerçekte) birbiriyle ilgisiz iki anlatının, bittiklerinde birlikte en az üç katmanlı bir anlatı oluşturabileceklerini edebiyattan en küçük bir taviz vermeden matematik bir kesinlikle (yani tam bir OuLiPo’cu tavrıyla) gösterdiği bir kitap.

laurence sterne

Tristram Shandy, Laurence Sterne 

(Çev. Nuran Yavuz)

Günümüz genç Türk yazarlarının pek çoğu, boş sayfa, siyah sayfa, akış diyagramı gibi karışık-teknik kurmaca yöntemlerini ilk kez kendilerinin uyguladıklarını sanıyorlar. Tristram Shandy, bunların ve daha pek çok benzerlerinin iki yüz elli yıl önce bir Anglikan vaiz tarafından başarıyla kullanılmış olduğunu gösteriyor. Bir başucu listesine girmek için yetmez mi? 

sadık hidayet

Kör Baykuş, Sâdık Hidâyet 

(Çev. Behçet Necatigil)

Kör Baykuş, Behçet Necatigil’in unutulmaz çevirisi ve Bozorg Alevi’nin “sonsöz”ü (“Sadık Hidayet’in Biyografisi”) ile Varlık Yayınları’ndan çıkmıştı 1977’de. Yıllarca döne döne okuduğum ve birer ikişer alıp sevdiklerime hediye ettiğim kitaplardan biri oldu. Philippe Soupault’nun “Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt”, Andre Breton’un ise “Başyapıt diye bir şey varsa o da budur” sözleriyle nitelediği bu kült roman, yıllar sonra yine Necatigil’in çevirisi ve Alevi’nin sonsözü ile basıldığında editörlüğünü yapma ve Necatigil’in “Türkçede İran Edebiyatı ve Doğumunun 75. Yılında Sadık Hidayet” yazısını önsöz olarak ekleme şansım oldu. Görünüşte “İranlı” ama derin-yapısında evrensel, yazarının haklı iddiasıyla “her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş... özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu” bu yükte hafif pahada ağır roman, hâlâ başucu kitaplarımdan biri. 

anna kavan

Buz, Anna Kavan 

(Çev. Selahattin Özpalabıyıklar)

Pek hoş karşılanmayacağını biliyorum ama, kendime torpil yapıp bir çevirimi alacağım listeme. Samimiyetime güvenin, bu romanı kendi çevirim diye seçmiyorum; yazdıklarını paranoyaya değil paranoyasını yazıya dönüştürebilen has bir yazarın, aslında kendi yaşamından, kendi “delilik” öykülerinden beslenen ve üstelik bilimkurgu türüne has bir kıyamet ortamında geçen bir romansta bile pekâlâ da İnsan’ı anlatabileceğini gösterdiği için alıyorum listeme.

(Notos, Sayı 51 • Nisan-Mayıs 2015)


Twitter'da Paylaş
1

YORUMLAR


Faik Çelik
Kör Baykuş ve Buz bu liste için iddialı geldi bana.
3:01 PM

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR