Stefan Zweig Sevgisi

Stefan Zweig Sevgisi


Twitter'da Paylaş
0

Çevrilen toplam Zweig kitapları sayısında dilimiz Türkçe, İngilizce ve Fransızcayı da geçerek dünyada birinci sıraya yerleşmiş.

stefan zweig

Bu güzel fotoğraf 1935 yılında Stefan Zweig'ın Kapuzinerberg, Salzburg'daki meşhur evinin önünde çekilmiş. Zweig burada Richard Strauss'tan Arturo Toscanini'ye, James Joyce'dan Hermann Bahr'a dönemin birçok ünlü insanını ağırlamış. Salzburg önemli bir kültür, sanat, müzik ve edebiyat merkezi olmuş o yıllarda. Freud'un, "Onun eserlerini Dostoyevski'ninkilere yeğlerim" diye övdüğü Zweig, kendini çağının birçok yazarından daha az yetenekli görmüştür oysa.

Zweig kitaplarının ülkemizde sürekli yeni çevirilerle yeni baskılar yapması, büyük satış rakamlarına ulaşması, edebiyat dergilerinin kapak temalarını oluşturması mutlaka herkesin dikkatini çekiyordur.

Yazarın Brezilya Petropolis'e yerleştiği 1941 yılındaki bilgilere göre, bütün dünyada otuz kadar dile çevrilmiş altmış milyon kitabı satılmış. Ki o tarihte yaklaşık on yıldır anadili Almancada hiçbir kitabı basılmıyordu. O günden bugüne ne kadar satıldığına dair bir bilgi yok elimde. Olanlar paylaşırsa memnun olurum.

İstanbul'da birkaç ay önce yaşadığımız Zweig'la ilgili iki etkinlikten söz etmek istiyorum. 28 Kasım akşamı büyük yazarın hem doğum günü hem de yetmiş beşinci ölüm yıldönümü nedeniyle Galata'da Avusturya kütüphanesinde toplandık. İstanbul'daki Zweig okurları kütüphane salonunu doldurmuştu. Duvarlar, Avusturya Zweig Cemiyeti'nin bu gece için gönderdiği, ressam Maroine Dib tarafından çizilmiş karikatürlerin harika posterleriyle süslenmişti. Bu posterlerden bazılarının görsellerini de paylaşıyorum.

Gecenin konuğu, yapmış olduğu on altı çeviriyle, yazarın eserlerini dilimize kazandıranların başında gelen Ahmet Arpad idi. Arpad'ın seçtiği Zweig eserlerinden yaptığı okumalar ve bunlar üzerine gerçekleşen sohbetler harika bir edebiyat akşamına vesile oldu.

Bundan birkaç gün sonra İstanbul Modern Sinema'da, Almanya'dan Yepyeni Filmler temalı programda Stefan Zweig'ın son yıllarını konu alan Vor der Morgenröte adlı filmi izledik. Filmin ardından sinema eleştirmeni Engin Ertan moderatörlüğünde, yazar Fatih Özgüven'le güzel bir söyleşi gerçekleşti. Daha sonra vizyon şansı da bulan Maria Schrader'in filmi (İngilizce adıyla Stefan Zweig: Farewell to Europe, Türkçedeki adıyla Şafak Sökmeden), Zweig'ın son zamanlarındaki dört dönemine odaklanan bir yapıt. Yazarın, Amerika kıtasında –bütün olumsuzluklara rağmen– verdiği var olabilme mücadelesini, adım adım ağır bir depresyonun içine düşüşünü nefis biçimde işliyor. Josef Hader, Zweig'ı öylesine başarıyla canlandırıyor ki, âdeta belgesel izliyormuş hissine kapılıyorsunuz. Her iki eşini canlandıran Aenne Schwarz ve Barbara Sukowa da nefis oyunculuklar sergiliyorlar.

Ama filmin meselesi bu dev yazarı ve dünyanın o olağanüstü dönemini destansı biçimde sinemaya aktarmak değil. Dolayısıyla böyle büyük bir beklentiyle izleyenler, aradıklarını bulamayabilirler. Özellikle final, her yönüyle çok etkileyici.

Kütüphanedeki etkinlikte öğrendiğim çok ilginç bir bilgiyi de paylaşayım. Çevrilen toplam Zweig kitapları sayısında dilimiz Türkçe, İngilizce ve Fransızcayı da geçerek dünyada birinci sıraya yerleşmiş.

Yazarın kaliteli çevirilerle aktarılan etkileyici dilinin ülkemiz okuyucusuna yakın gelmesi, eserlerinin görece kısa ve kolay okunabiliyor olması, değindiği insan ilişkilerini esas alan konuların güncelliğini yitirmemesi, kitapların uygun fiyatlı ve ulaşılabilir olması gibi faktörler rol oynuyordur bu ilgide muhtemelen. Genel olarak az okuyan bir toplum olduğumuzu düşünürüz ama okuyanlarımız iyi okuyor belli ki.

STEFAN ZWEIG JAMES JOYCE

James Joyce ile. 

zweig joseph rothJoseph Roth ile.

hermann bahr zweigHermann Bahr ile. 

Yukarıdaki resim: Richard Strauss ile.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR