Sürrealist Edebiyata Giriş

Sürrealist Edebiyata Giriş


Twitter'da Paylaş
0

André Breton: “Ortaya çıktığı günden bu yana sürrealizmin teknik çabası, zihnin en derin katmanlarına nüfuz etme yollarını çoğaltmaktan oluşuyor.”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında eserlerinde gerçeküstücülüğü kullanan sanatçı ve yazarlar, “kişisel olanı ve birbirine uzak gerçeklikleri bir araya getiriyor, böylece aralarındaki bağları sadece yaratıcı için görünür kılıyordu.” Bu tanımı göz önünde bulundurarak Emily Temple, bu türe aşina olan ya da bu tür bir eseri ilk defa eline alacak okuyucular için kendi seçtiği sürrealist eserlerin listesini hazırladı. Sürrealist akımın hayattaki son üyelerinden olan Leonora Carrington 2011 yılında vefat edince, Temple’ın akıma dahil olup olmadığı gözetmeksizin gerçeküstücülüğü kullanan modern ve çağdaş eserleri bir araya getirmek istemesiyle bu liste ortaya çıktı.

André Breton, Sürrealist Manifestolar, 1924

Bazı edebi akımların aksine, sürrealizmin tanımı başladığı anda yapıldı. Manifestoda, Breton şöyle diyor: “Sürrealizm terimini anladığımız şekliyle kullanma hakkımızın olup olmadığını tartışanlar karaktersiz insanlar, çünkü bizden önce bu kelimenin böyle bir anlamı yoktu. Bu sebeple sürrealizmi tanımını ilk ve son kez yapıyorum:

SÜRREALİZM, isim. Sözlü, yazılı ya da herhangi bir şekilde, düşüncenin fiili işleyişini ifade etmeyi sağlayan, saf halinde psişik otomatizm. Düşünce tarafından dikte edilen, gerekçeyle yapılan herhangi bir kontrolün olmadığı durumlarda, herhangi bir estetik ya da ahlaki kaygıdan muaftır.

ANSİKLOPEDİ. Felsefe. Sürrealizm, formların daha önce ihmal edilmiş çağrışımlarının üstün gerçekliğine olan inanca, rüyanın gücüne, tarafsız düşünce oyunlarına dayanır. Diğer psişik mekanizmaları yok etmeye ve yaşamın bütün temel problemlerini çözmek için onların yerine geçmeye meyillidir.”

Bunun üzerine Breton sürrealist yazarların ve “sadece yaşamının iyi dönemindeki” Shakespeare gibi sürrealist olma potansiyeline sahip yazarların listesini çıkardı. Breton’a göre, “Gerçek sürrealistler yetenek üzerinde hak iddia etmezler,” bunun yerine kendilerini “yankıların basit kapları, etrafındakileri kaydeden mütevazı aygıtlar” olarak gördüler. Bu durum gerçeküstücü sanatçıları tanımlamayı zorlaştırıyor, ama bugüne kadar gerçeküstücülüğün uğradığı değişim, terimin anlamını daha da karmaşıklaştırdı. 

Arthur Rimbaud, Cehennemde bir Mevsim, 1873

Manifesto yazmış olmasına rağmen sürrealizmin babası olarak tanınan Breton değil, 21 yaşında yazmayı bırakmasına rağmen şiirleri uzun süredir ilham kaynağı olan ünlü şair ve Verlain’in aşığı Rimbaud’dur. 1935’te Breton, “Ortaya çıktığı günden bu yana sürrealizmin teknik çabası, zihnin en derin katmanlarına nüfuz etme yollarını çoğaltmaktan oluşuyor,” dedi ve Rimbaud’un 1871'de yazdığı Kâhin'in Mektupları’na kısmen yanlış aktarmalı bir gönderme yaptı: “Kişi bir kâhin olmalı, kendini kâhin yapmalı.” 

 André Breton, Nadja, 1928

 Sürrealist romanın iyi bir örneği olan Nadja, okuyucuları sürrealizm üzerinde derin düşünmeye davet eden bir kitaptır. Fotoğraflarla süslenmiş rüya gibi bir aşk hikâyesi anlatan bu roman, sürrealist roman okumaya yeni başlayanlar için listedeki en önemli eserlerden biri.

 Mary Ann Caws, Tüylerin Süt Kasesi, 2018

 Breton ve Carrington’ın yanı sıra George Bataille, Louis Aragon, Paul Éluard, Mina Loy ve özellikle sürrealist türün ihmal edilmiş kadın yazarlarıyla Man Ray ve Dali gibi akımın sanatçılarının yazılarını içeren antoloji sürrealist akademisyen Mary Ann Caws tarafından düzenlendi. Türkçeye henüz çevrilmemiş olan kitap, New Directions Yayınevi tarafından basıldı.  

 Leonora Carrington, Bütün Öyküleri, 2017

 Leonora Carrington’ın öyküleri garip, pürüzlü, büyüleyici, parçalanmış ve çarpıcı şekilde görsel. Bazen öykü gibi değil, ama her zaman rahatsız edici. Öyle ki bir öyküde, kadının biri piyangoda Joseph Stalin’in cesedini kazanıyor, boğmaca öksürüğü ve sifiliz tedavisinde, kazandığı ödülü kullanıyor.

 Kobo Abe, Kanguru Defteri, 1991

 Abe’nin ölmeden önce yazdığı ve tartışmasız en garip son kitabı Kanguru Defteri, bacakları daikon (Japon turpu) filizine dönüşen bir adam hakkında. Bu durum kitaptaki en normal olaylardan biri. Ana karakterin bacaklarının turpa dönüşmesinden sonra hikâye daha da garip bir hal alıyor.

 Clarice Lispector,G. H.’e Göre Çile, 1964

 Bu romanın bir olay örgüsü yok. Bir kadın, hizmetçinin odasına girer, bir hamamböceğini yanlışlıkla öldürür, gerçek hayata dönmeden önce gerçeküstü bir dini deneyim, mistik çöküntü ve varoluşsal kriz yaşar. 

 Álvaro Enrigue, Ani Ölüm, 2013

 Álvaro Enrigue’nin romanı,Tobias Carroll’ın bir zamanlar “tarihsel sürrealizm” diye adlandırdığı türe örnek sayılabilecek bir kitap. Roman, 1599 yılında Francisco de Quevedo ve Caravaggio arasında geçen, top olarak Anne Boleyn’in saçlarıyla doldurdukları topu kullandıkları tenis maçını anlatıyor.

 

 

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Lithub)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR