Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

20 Mayıs 2013

Edebiyat

Susan Sontag’a göre, listeler niçin değerlidir?

Oggito

Paylaş

12

0


“Değeri anlıyorum, değeri sunuyorum, onu yaratıyorum – hatta onun varlığını yaratıyor ya da garanti altına alıyorum. Bu yüzden de ‘listeler’ benim yükümlülüğüm...”

Umberto Eco, ünlü bir sözünde şöyle der: “Listeler, kültürün kökenidir.” Köken konusunda haklı olsun ya da olmasın, şurası açık ki listeler, kültürün geçerliliğidir, sayısız dergi yazısı ve haddi hesabı olmayan birçok başlıktan oluşan bilgi ekonomisi içinde bugünün en çok tercih edilen duygu sömürüsüdür. Peki listeleri bizim için bu kadar cazip kılan şey ne? Susan Sontag’ın günlüklerinin yeni yayımlanan cildi As Consciousness is Harnessed to Flesh: Journals and Notebooks 1964-1980, 2012’nin en iyi psikoloji ve felsefe kitapları arasındaydı ve Sontag’ın yazmak, can sıkıntısı, sansür ve aforizmalar hakkındaki bilgeliğini ve karma eğitimle ilgili radikal görüşleriyle aşk ile sanatın bilinen içyüzüne dair düşüncelerini bize aktarmıştı. 9 Ağustos 1967 tarihinde yazılan ve karakteristik olarak kendisinin şkişisel düşüncelerini yansıtan bir bölümde otuz dört yaşındaki Sontag, listelerin büyüleyiciliğini şu şekilde açıklıyor: “Değeri anlıyorum, değeri sunuyorum, onu yaratıyorum – hatta onun varlığını yaratıyor ya da garanti altına alıyorum. Bu yüzden de ‘listeler’ benim yükümlülüğüm. Ben, onlara olan ilgimi en azından isimlerini not ederek belirtmediğim sürece hiçbir şey (Beethoven’ın müziği, filmler, şirketler) var olamaz. “Ben (ilgilerime ya da potansiyel ilgime göre) onları kalıcılaştırmadığım sürece hiçbir şey var olmaz. Bu son derece temel ve çoğunlukla da bilinçsiz bir endişe. Bu yüzden ben her zaman, hem prensip olarak hem de aktif bir şekilde, her şeyle ilgili halde olmalıyım. Her türlü bilgiyi kendi ilgi alanıma dâhil etmeliyim.” Bundan yaklaşık on yıl sonra, 1977 yılının Şubat ayında ise Sontag hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeylerin alışılmadık bir listesini yapar; bir tarafta düzensiz, bilinç akışını andıran bir meditasyon, öbür taraftaysa döngüsel bir tekrar ve şiirsel bir ahenk vardır: “Sevdiğim şeyler: ateş, Venedik, tekila, günbatımı, bebekler, sessiz filmler, yükseklik, kaya tuzu, silindir şapkalar, uzun tüylü büyük köpekler, gemi modelleri, tarçın, kaz tüyü yorganlar, cep saatleri, yeni biçilmiş çimen kokusu, keten, Bach, Louis XIII tarzı mobilyalar, suşi, mikroskoplar, büyük odalar, uyarıcılar, çizmeler, içme suyu, pamuk şeker.

“Hoşlanmadığım şeyler: dairede yalnız uyumak, soğuk hava, sevgililer, futbol maçları, yüzmek, ançuez, bıyıklar, kediler, şemsiyeler, fotoğrafımın çekilmesi, likör tadı, saçımı yıkamak (ya da yıkatmak), kol saati takmak, öğüt vermek, purolar, mektup yazmak, duş almak, Robert Frost, Alman yemekleri. “Sevdiğim şeyler: fildişi, süveterler, işemek, pizza (Roma ekmeği), otelde kalmak, ataçlar, mavi renk, deri kemerler, liste yapmak, yataklı trenler, fatura ödemek, mağaralar, buz pateni seyretmek, soru sormak, taksiye binmek, Benin sanatı, yeşil elmalar, ofis mobilyaları, Yahudiler, okaliptüs ağaçları, cep çakıları, aforizmalar, eller. “Sevmediğim şeyler: televizyon, fırında fasulye, kıllı erkekler, ciltsiz kitaplar, ayakta durmak, kart oyunları, pis ya da düzensiz apartmanlar, düz yastıklar, güneşin altında olmak, Ezra Pound, çiller, filmlerde şiddet olması, yağmur damlalarının gözüme kaçması, rulo köfte, ojeli tırnaklar, intihar, zarfları yalamak, ketçap, destekler (destek minderleri), burnun akması, kola, alkolikler, fotoğraf çektirmek. “Sevdiğim şeyler: bateri, karanfiller, çoraplar, çiğ bezelye, şeker kamışı çiğnemek, köprüler, Dürer, asansörler, sıcak hava, mersinbalığı, uzun boylu insanlar, çöller, beyaz duvarlar, atlar, elektrikli daktilolar, kiraz, hasır ya da kamış mobilyalar, bağdaş kurarak oturmak, çizgiler, büyük pencereler, taze dereotu, sesli okumak, kitapçıya gitmek, tam döşenmemiş odalar, dans etmek, Ariadne auf Naxos operası.” Bunu, Nabokov’un nefret ettiği şeyler hakkında bilinç akışı tekniğiyle atıp tutmasıyla birleştirin. Ve eğer hâlâ kendinizi Consciousness is Harnessed to Flesh ile ödüllendirmediyseniz, kendinize bir iyilik yapın.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Cem Adrian: En Güzel Ağlatan AdamEmrah Sağlam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Livia Gershon

29 Temmuz 2025

Fantastik Siyaset Çağı

Ne zaman ki, yüzyıl başında Harry Potter, Alacakaranlık, Marvel Sinematik Evreni ve The Walking Dead gibi seriler yaygınlaşmaya başladı…21. yüzyıl siyasetinin kendine özgü retoriği ve ortaya konan politik eylem açısından bilimkurgu ve fantastik yazının yarattığı klişeler gerçek..

Devamı..

Moby Dick Okunması Zor Bir Roman mı?

Edward Sugden

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024