Taşın Altındaki Kuş
5 Temmuz 2017 Edebiyat Kültür Sanat Kitap

Taşın Altındaki Kuş


Twitter'da Paylaş
0

Kuşlar, ıssız bir gölün kıyısında yaşayan iki kardeşin yalnızlıkla ve özgürlükle tanışmasını ve bu ikisi arasındaki mücadelesini büyük bir gerçeklikle ele alan güçlü bir roman.
Özkan Ali Bozdemir
Tarjei Vesaas’ın 1957’de yayımlanan ve Ekim 2015’te Timaş Yayınları tarafından Türkçeye çevrilen romanı Kuşlar, doğanın ıssızlığında başlayıp biten hikâyesi ve yalnız karakterlerinin bu ıssızlıktaki yaşam mücadelesiyle öne çıkan oldukça etkileyici bir eser. Romanda Norveç’in uzak bir dağ köyünde, durgun bir göl ve karanlık bir orman manzarasındaki derme çatma kulübelerinde yaşayan Hege ve Mattis adlı iki kardeşin hikâyesi ele alınırken o bölgenin doğası ve iklimi de başka bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Roman bütününde çok sayıda karaktere yer verilmemesi ve ‘olay’ merkezli bir anlatının tercih edilmemesi de kuşkusuz ki doğanın gerçek bir karakter olarak işlenmesine olanak sağlıyor. Mattis (37), ablası Hege (40) ile birlikte yaşayan ve yaşamaktan başka bir çabası olmayan saf, iyi niyetli biri. Hege ise kardeşine kol kanat geren, onu kötülüklere karşı korumak ve yalnız bırakmamak için bütün gününü kulübesinde geçiren, mücadeleci ve Mattis’e göre daha olgun, anlayışlı biri. Ördüğü hırkalarla evin geçimini de sağlayan Hege-Mattis’in bir işte düzenli olarak çalışmadığına bakılırsa – bu anlamda aileyi ayakta tutan kişi olarak da düşünülebilir. Tarjei Vesaas romanın giriş bölümünde bu iki kardeşin olağan yaşamlarını bize anlatırken hayatta kendilerinden başka kimsesi olmayan Mattis ve Hege’nin arasındaki o sağlam ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu da gösteriyor bir bakıma. Ancak hikâye açıldıkça bu yakın ilişkide derin bir kardeşlik veya dostluk bağından ötede daha başka duyguların saklı olduğunu anlıyoruz. Hemen her sohbetlerinde anlamsız bir tartışmaya doğru sürüklenen iki kardeş, sonunda ortak bir çözüme varsa da bir türlü anlaşamazlar. Mattis ve Hege arasındaki anlaşmazlıklar bazen küçük ve sıradan bir olayın tetiklediği, bazense büyük suskunluklarla birlikte gelen güçlü ve onarılması mümkün olmayan kırgınlıklara sebep oluyor. Aynı çatı altında yaşayan bu iki kardeş, iletişimsizliğin yol açtığı sorunlarla baş etmek zorunda kaldığı gibi, kendilerine ve yaşama karşı duydukları yabancılaşma da bu sorunlarla birlikte büyümeye başlıyor. Kuşlar’da belirgin olarak karşımıza çıkan temaların başında yabancılaşma ve esaret kavramları yer alıyor. Neredeyse kulübeden dışarı adımını atmayan Hege ve aile ekonomisine katkıda bulunabilmek için türlü işlere girip çıkan, ablasının gözünde faydalı bir birey olabilmek için çırpınan Mattis arasındaki yabancılaşma roman boyunca artarak devam ediyor. Düşüncelerini ablasına aktarırken her defasında yanlış anlaşıldığını düşünen Mattis, sonunda kendine başka arkadaşlar bulmaya başlıyor bu sırada. Bunlardan ilki –romanın merkezinde hem simgesel hem de açık bir gerçeklik şeklinde var olan– çulluk kuşu. Mattis ablasıyla konuşamadıklarını, bir gece ansızın kulübelerinin üzerinden uçan ve bir daha aklından çıkmayacak olan o kuşla paylaşıyor. Bu kuş özgürlük kavramını işaret ettiği gibi Mattis’in zihnindeki, yani olmasını istediği ablasını da simgeliyor. Mattis’in, çulluk kuşu öldüğünde onun cansız bedenini bir taşın altında saklaması, ablasını hayatından çıkarmak istememesi de bu görüşü doğruluyor diyebiliriz. İki kardeş arasındaki yabancılaşma duygusu, hayatlarına giren insanlar arttıkça daha da belirginleşiyor üstelik. Mattis’in tanıştığı günübirlik arkadaşlarının, köylülerin ve özellikle bu yabancılaşmadaki en büyük pay sahibi Jörgen’in romana dahil olması iki kardeşin arasındaki bu uzak mesafeyi iyice açıyor ve sonunda büyük bir kopuşa doğru sürüklüyor. Tarjei Vesaas’ın roman dilinde kurduğu sadelik, Kuşlar’ın az sayıdaki karakterinin yalın dünyasını oldukça güçlü bir şekilde yansıtıyor. Kuşlar, ıssız bir gölün kıyısında yaşayan iki kardeşin yalnızlıkla ve özgürlükle tanışmasını ve bu ikisi arasındaki mücadelesini büyük bir gerçeklikle ele alan güçlü bir roman. Tarjei Vesaas, Kuşlar, Çeviren: Deniz Canefe, Timaş Yayınları, 2015

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR