Uğursuz Sayı: İnsanlığın Yüz Yüze Bulunduğu 13 İmkânsız Kriz
10 Eylül 2017 Hayat Doğa

Uğursuz Sayı: İnsanlığın Yüz Yüze Bulunduğu 13 İmkânsız Kriz


Twitter'da Paylaş
0

Trump’tan iklim değişikliğine, bu çokbaşlı kriz, çöküşümüzü haber veriyor. Eğer siyasi alternatiflere kapılar kapatılırsa, öbür kıyıya sağ salim çıkma umudumuz da yok.
George Monbiot • Kendinizi güçlü hissetmiyorsanız, lûtfen bu yazıyı okumayın. Bu, karşımızda durduğunu düşündüğüm 13 baba krizin listesi. Başkaları da olabilir. Lûtfen siz de istediğiniz eklemeleri çıkarmaları yapın. Özür dilerim ama içinizi açacak bir yazı değil bu.

1. Donald Trump

Beyaz Ev’in yeni sakini itidal, denge veya empati kapasitesine sahip olmayan, ama intikamcılık ve kindarlık konusunda sınırsız kapasiteye sahip olduğu izlenimini veren biri. Meclisin iki kanadı ve Yüksek Mahkeme cebinde olduğuna göre kendisine silme yetki ve güç bahşedilmiş durumda. O da kendisini dünya hakkındaki kanaat ve bilgisi en hafif deyimiyle sınırlı olan bir takım insanlarla sarıp sarmalamakta. Trump, dünyanın en büyük nükleer ve konvansiyonel silah cephaneliğinin yanı sıra, dünyada bir devletin şimdiye kadar geliştirdiği en kapsamlı gözetleme/izleme ve güvenlik aygıtının idaresini de üstleniyor.

2. Ulusal güvenlik danışmanı

Stratejik askerî kararları alırken Trump’ın eli kolu bağlı değil, kendisi Kongre’nin şeklen kısıtlamalarıyla dahi engellenmeden hareket edebilme yetisine sahip. Ulusal Güvenlik danışmanı Michael T Flynn tehlikeli bir aşırılıkçı.

3. Ekibinin geri kalanı

Trump’ın ekibinin bir bölümü fosil yakıt, sigara, kimya ve finans şirketlerinin kiraladığı profesyonel lobicilerden ve ortaya karışık birtakım milyarderlerden oluşuyor. Öncelikli siyasî çabaları, regülasyondan ve vergilerden kaçmak. Bu insanlar – daha doğrusu onların temsil ettikleri çıkarlar – şu an itibariyle iktidarda. Canlılar dünyasına, kamu sağlığına, kamu maliyesine ve finansal istikrara yapacakları etki bir yana, bu, aslında sigara şirketlerinin 1960’larda öncülük ettiği siyasi modelin doğrulanmasını gösterir gibi. Model gösteriyor ki, yeterince para harcayıp “düşünce kuruluşları” (thinktanks), üniversite kürsüleri ve sahte taban hareketleri kurar, şirketlerin sahip olduğu medya ile bu kurum ve kuruluşlara platform sağlayacak kadar yakın çalışırsan, ihtiyaç duyduğun tüm politikaları satın alabilirsin. Demokrasi hükmünü yitirmiş bir risaleye döner. Siyasi alternatiflerin de kepenkleri indirilir.

4. Atlantik ötesi perde arkası

Öte yandan, Atlantik’in bu yanında Britanya’nın Avrupa Birliği’nden palamarları çözüp kurtulma çabaları, belki de aşılamayacak seviyede karmaşık bir sorunlar yumağı ile karşılaşmış durumda. Dahası, hükümetin kendisini içinde bulduğu siyasi açmazın bir çözümü de olmayabilir. Yani şöyle: a) Ya hükümet, tek bir pazara erişim hakkı karşılığında insanlara serbest dolaşım tanımayı kabul edecek, ki bu durumda Brexit cephesi, devasa bir utanç dışında hiçbir şey kazanmış olmayacak; ya da b) AB kepenklerini gümbür diye indirecek. AB’nin Britanya hükümetinin önerdiği şartları reddetmesi ihmalinin yüksek olması bir yana, AB Britanya’nın çıkmasından doğacak masrafları karşılamak için 60 milyar Euro tutarında bir çıkış faturasını dayatmaya da kalkabilir. Bu, hükümet için ödenmesi imkânsız bir siyasi bedel olur ve üzerinde görüşmelerin yürütülmediği bir kopuşa, düşünülebilecek en haşin Brexit’e yol açar.

5. Eurozone riskleri

İtalya’daki banka krizi bayağı büyük olacak gibi görünüyor. Bunun Avro Bölgesi’nin (eurozone) varlığını sürdürmesi üzerindeki etkileri ne olur? Bu konuda kimsenin en ufak bir fikri yok.

6. ... ve bunların küresel olarak dallanıp budaklanmaları

Bunlar yeni bir küresel finans krizini tetiklemeye yeter mi sorusunun cevabını da kestirmek zor. Ama böyle birşey olursa da, hükümetler 2007 - 2008’de kullandıkları türden bir kurtarma planını devreye sokmayı başaramayacaklardır. Zira kasaları bomboş.

7. İstihdamı yiyip bitiren otomasyon

Otomasyon, mevcut işleri benzeri görülmemiş şekilde yok edecek, ve bilişim teknolojilerinin ekonomik hayatın her yerine girmesi geçici bir evre olmayıp, aksine yükselen bir trend olduğu için, istihdamın nasıl yeniden sağlanacağını kestirmek hayli zor. Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir hükümetin ya da partinin bu meselenin boyutlarını ve ölçeğini kavrayabildiğine dair herhangi bir işaret yok.

8. Ya Marine Le Pen kazanırsa

Önümüzdeki Mayıs’ta Marine Le Pen’in Fransa Cumhurbaşkanı olması ciddi bir olasılık. Bunun AB’nin çöküşünü tetiklemeye yetip yetmeyeceği, cevabı bilinmeyen bir başka soru. Bu da kriz olarak yeterince güçlü olmazsa, sırada bekleyen başkaları var (özellikle orta ve doğu Avrupa’da, ama daha küçük ölçekte hemen her yerde yükselen milliyetçi hareketler) ve bunlar bir zincirleme reaksiyonu harekete geçirebilirler. Şuna inanıyorum: bu zincirleme reaksiyon başladığında öyle bir hızla gelişecek ki, herkes şaşıp kalacak. Bir ay gibi bir süre içinde AB toptan ortadan kalkabilir.

İngilizceden çeviren: Ömer Madra

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR