Ursula Le Guin: "Yazarı ve yazılanı birbirinden ayıramıyorum."

Ursula Le Guin: "Yazarı ve yazılanı birbirinden ayıramıyorum."


Twitter'da Paylaş
0

Ursula K. Le Guin ile Yirmi Soru 

Grace Palley ve H. L. Davis’in Honey in the Horn’u. Neden yeterince değer verilmediler? Birisi solcu bir kadındı, diğeri ise uzlaşmaz bir Batılı.

Başkası tarafından yazılan ve keşke ben yazmış olsaydım dediğiniz bir kitap var mı?

Hayır, beynim bu şekilde çalışmayı reddediyor. Yazarı ve yazılanı birbirinden ayıramıyorum. Virginia Woolf’u seviyorum, ona hayranım ama bu o olmak istediğim anlamına gelmiyor zira Deniz Feneri’ni yazmış olmam gerekecekti.

Günümüzden yirmi beş yıl sonra alanınız neye benzeyecek?

Alanım? Alanım ne merak ediyorum. En gözde alanım Kaliforniya’daki eski çiftlikte ahırın altındaki yer. Umarım yirmi beş yıl sonra da aynı şimdiki gibi kalır, yaban yulafları, hindibalar, yüksükotları, tarla fareleri, kır tavşanları ve bıldırcınlarla.

Günümüzden yüz yıl sonra çağdaşlarınızdan kimler okunmaya devam edecekler?

José Saramago’yu çağdaşım olarak adlandırmaktan mutluluk duyuyorum ve öyle de yapıyorum, dilerim roman yaşadığı sürece okunmaya devam edecek.

Yeterince değer verilmediğini düşündüğünüz yazar veya kitap hangisi? Neden?

Hangisinin daha uzun bir liste oluşturacağını bilmiyorum. Yazar için Grace Palley ve kitap için de H. L. Davis’in Honey in the Horn’unu söyleyebilirim. Neden yeterince değer verilmediler? Birisi solcu bir kadındı, diğeri ise uzlaşmaz bir Batılı.

ursula k. le guin

Değerinin çok abartıldığını düşündüğünüz yazar veya kitap var mı? Neden?

Bugünlerde Ferrante’nin Neapolitan dörtlemesi. Keşke ilk ciltte durmuş olsaydı.

Herhangi bir çağda ve yerde yazar olabilseydiniz, bu ne zaman ve nerede olurdu? Burası ve şimdi gayet iyi, sağ olun.

Yıllar boyunca yazmış olduğunuz herhangi bir şeyi değiştirebilme şansızın olsaydı, neyi değiştirirdiniz?

Mülksüzler’de büyük kasabalarda köşe başlarında duran ve toplumda ihtiyacından fazla turşu yapan veya turşuya sahip olanlar tarafından doldurulan ortak turşu fıçılarına değinirdim. Bedava turşu konusunu başından beri biliyordum ama bunu kitaba dahil etmeyi bir türlü başaramadım.

En az sevdiğiniz kurmaca karakteri hangisi?

En inanılmaz bulduğumu mu soruyorsunuz yoksa en nefret ettiğimi mi? Eyüp Kitabı’ndaki Tanrı bu ikisi için de en iyi aday olurdu sanırım.

Hadi Utandırma oyununu oynayalım (bkz. David Lodge’un Yerleri Değiştirme kitabı):

Okumadığınız en meşhur kitap / seyretmediğiniz oyun / dinlemediğiniz albüm / izlemediğiniz film hangisi? Knausgaard. Gizli yetenekleriniz var mı? Gizlediğim bir yeteneğim yok.

Hızlı sorular: George mu T. S. mi?

Elbette ikisi de.

ursula le guin

Modernizm mi post- mu?

Pre, post, hangisi olursa.

Jane Austen mı Charlotte Brontë mi?

Yapmayın canım. Bu “hava mı su mu” demeye benziyor.

Camus mü Sartre mı?

Ne o ne o.

Proust mu Joyce mu?

Sanırım Proust ama dürüst olmak gerekirse ikisini de yeniden okumak hiç hoşuma gitmezdi.

Knausgaard mı Ferrante mi?

Yukarı bakınız.

Jacques Derrida mı Judith Butler mı?

tiraf ediyorum ki cahilim.

Hamlet mi Bir Yaz Gecesi Rüyası mı?

Tekrardan “hava mı su mu”.

Bram Stoker mı Mary Shelley mi?

Açık arayla Shelley.

Tracey Emin mi Jeff Koons mu?

Kim?

Çeviren: Atilla Erol

(Times Literary Supplement)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR