William Faulkner’ın Klasikleşen Romanı Döşeğimde Ölürken ile İlgili 6 Bilgi

William Faulkner’ın Klasikleşen Romanı Döşeğimde Ölürken ile İlgili 6 Bilgi


Twitter'da Paylaş
0

William Faulkner, 1930’da yayımlanan Döşeğimde Ölürken romanını bir güç gösterisi (tour de force) olarak tanımlar. Yazarın beşinci romanıdır. Başlığını Homeros’un Odysseia klasiğinden aldığını düşünürsek hayli iddialı bir romandır. 59 bölümlük roman, Mississippi’deki kurgusal yerleşim yerinin reisi Addie Bundren’in gömülme hikâyesini anlatır. Çoğu kişi tarafından bilinen bu özellikleriyle bile dikkat çeken bu romanın bizi şaşırtacak öteki özellikleri nelerdir?

william faulkner

1 Faulkner, kitabını altı haftada yazdığını iddia etti

William Faulkner’ın kişisel mitolojisini gerçeklerden ayırmak çoğu zaman zordur. Okula gitmeyi bırakıp yazı yazmayı kendi kendine öğrenen Faulkner, bu romanını da Mississippi elektrik santralinde çalışırken altı haftada yazdığını belirtmişti. İş çıkışı gece yarısında yazmaya başlayıp sabah dörtte bitirdiğini anlatmanın yanı sıra, kendi iddiasına göre yazma sürecinin hiçbir evresinde ayık değildir.

2 Romanı klasikler arasında anılsın diye yazdı

Faulkner, kendi döneminin açık sözlü yazarları arasında anılırdı. Bu özelliğini düşündüğümüzde, Döşeğimde Ölürken romanını yazarken de bu romanın Amerikan klasiklerinden biri olarak kabul edileceğinin farkında olduğunu söylemesi de şaşırtıcı değil. “Bu kitap bir güç gösterisidir. Daha ilk sözcüğümü bile yazmadan kitabın yaratacağı etkinin farkındaydım.”

william faulkner

3 Bölümlerden birinde sadece tek bir cümle var

Romanın on dokuzuncu bölümünde tek bir cümle yazar: “Bir balıktır benim annem.” (My mother is a fish.) Bu cümleyi Addie Bundren’in oğlu Vardaman kurar.

4 Kitaplarının çoğunda benzer kurgusal mekânı kullandı

Bu mekânın adını okuyabilmek de bir hayli zor. Kurgusal Yoknapatawpha bölgesi, Faulkner’ın anlattığına göre Mississippi’de bulunuyor.

william faulkner

5 Kitabı yazdığı elektrik santrali yıkıldı

Mississippi Üniversitesi elektrik santrali, Faulkner’ın 1962’de ölümünün ardından bir anıt olarak muhafaza edildi. 2015 yılında ise üniversitenin duyurusuyla bir bilim merkezine dönüştürülmek üzere yıkıldı.

6 James Franco kitabı sinemaya uyarladı

Çoklu bakış açısı ve bilinç akışı tekniğiyle yazılan bu roman, sinema sektörü için uyarlanması kolay bir kaynak değildi. Faulkner’ın kendisi de senaryo yazarıydı ama romanın beyazperdeye aktarılma ihtimalini düşük buluyordu. Oyuncu ve yönetmen James Franco 2013 yılında romandan uyarladığı filmi vizyona soktu ve süreci şöyle anlattı: “Faulkner’ı okumayı çok severim. Ergenlik dönemimden beri okurum. Yarattığı karakterleri, dünyaları çok ilginç buluyorum. Sanırım beni çeken şey kullandığı deneysel yöntem ve alışılmadık yapı. Kitabı filme uyarlamanın zor olacağını biliyordum ama karşılaşabileceğim sorunları tespit edip bazı çözümler geliştirdim.”

Çeviren: Deniz Saldıran

(Jake Rossen, Mental Floss)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR