Home Hayat J.D. Salinger ile Charlie Chaplin'i Karşı Karşıya Getiren Aşk
J.D. Salinger ile Charlie Chaplin'i Karşı Karşıya Getiren Aşk

J.D. Salinger ile Charlie Chaplin'i Karşı Karşıya Getiren Aşk

167
0

• Salinger’ın duy­gu­ları kar­şı­lık­sız kal­ma­mış, kısa bir zaman sonra Oona’yla büyük bir aşkın ilk adım­ları atıl­mış. Ne ki Salin­ger, Oona’ya olan duy­gu­la­rın­dan emin olsa da, onu hâlâ çok sığ bulu­yor, pay­la­şa­cağı çok az şey oldu­ğunu bili­yordu.

• Salin­ger, Oona’nın Char­lie Chaplin’le bir­likte olma­sını kal­dı­ra­ma­mış. Haya­tı­nın en büyük aşk tra­je­disi ola­rak tanım­la­dığı  bu durum­dan bir süre kaça­ma­yan Salin­ger konu hak­kında konuş­mayı red­det­miş.

Ame­ri­kan ede­bi­ya­tı­nın ayrıksı yazar­la­rın­dan J.D. Salin­ger ve İngi­liz yönet­men, oyuncu, komed­yen, yazar, Şarlo karak­te­ri­nin yara­tı­cısı Char­lie Chap­lin.

İkinci Dünya Savaşı’nın baş gös­ter­diği yıl­larda J.D. Salin­ger arka­daş­la­rıyla geçir­diği yaz döne­minde rast­la­dığı Oona O’Neill’a karşı o zamana kadar hiç bil­me­diği duy­gu­ları his­set­mişti.

Nobel ve Pulit­zer ödüllü ünlü oyun yazarı Eugene O’Neill’in ve New York sos­ye­te­si­nin önemli isim­le­rin­den Agnes Boultan’ın kızı olan Oona O’Neill, güzel­li­ğiyle etra­fın­da­ki­le­rin beğe­ni­sini kazan­mıştı. Babası Eugene O’Neill, Oona henüz iki yaşına bile gir­me­miş­ken aile­sini terk etmiş, kızını annesi ve New York sos­ye­te­si­nin kade­rine bırak­mıştı. Salin­ger ve Oona’nın ortak arka­daş­ları Eli­za­beth Mur­ray Oona için, “Bom­boş bir kızdı ama güzel­liği çok çar­pı­cıydı” der. Salin­ger, küçüm­se­diği, hatta nef­ret ettiği kız­lar­dan olma­sına rağ­men, Oona’ya karşı duy­gu­la­rını bas­tı­ra­mı­yordu. Belki de bu yüz­den Oona’ya delice bir aşk bes­le­mişti.

Oona
Oona

Salinger’ın duy­gu­ları kar­şı­lık­sız kal­ma­mış, kısa bir zaman sonra Oona’yla büyük bir aşkın ilk adım­ları atıl­mış. Ne ki Salin­ger, Oona’ya olan duy­gu­la­rın­dan emin olsa da, onu hâlâ çok sığ bulu­yor, pay­la­şa­cağı çok az şey oldu­ğunu bili­yordu. İlgi alan­la­rı­nın farklı olması bir­bir­le­rin­den uzak­laş­tırsa da, ara­la­rın­daki aşk bir­leş­ti­ri­ciydi. On altı yaşın­daki Oona ken­din­den altı yaş büyük olan sev­gi­lisi Salinger’ın olgun­lu­ğuna, biri­ki­mine hay­randı. Mek­tup­la­rında, arka­daş­la­rına bah­se­der­ken Oona’nın çocuksu hare­ket­le­rin­den, istek­le­rin­den, iliş­ki­le­ri­nin istik­rar­sız­lı­ğın­dan yakı­nan Salin­ger zaman zaman “Küçük Oona“nın bu hali için anne­sini suç­lardı. Bir­likte zaman geçir­dikçe Oona’nın istek­le­rine boyun eğmek zorunda kalan Salin­ger ken­din­den çok fazla ödün ver­miş. Özel hayatı da ede­bi­yat hayatı gibi inişli çıkışlı olan Salin­ger, bu duru­mun­dan zaman zaman sıkılsa da, Eli­za­beth Murray’a onun için delir­di­ğini iti­raf etmiş.

Salin­ger, ona duy­duğu aşkın hatı­rına, Oona’nın gös­te­rişli zevk­le­rine taham­mül etmiş, parası çok az olsa da pahalı res­to­ran­larda yemek yemiş, göz kamaş­tı­rıcı kulüp­lerde film yıl­dız­la­rıyla, yük­sek sos­yete ünlü­le­riyle ken­dini ezen ortamda soh­bet edip kok­teyl­ler içmiş­tir. Oona, Salinger’ın arka­daş­la­rı­nın dediği gibi, karak­ter derin­li­ğin­den yok­sun, zen­gin, gös­te­riş merak­lısı bir kızdı ama Salin­ger bunu gör­mek iste­mi­yordu. Askere gidene kadar.

İkinci Dünya Savaşı’nın pat­lak ver­mesi, Japonya’nın Pearl Harbor’a sal­dır­ma­sıyla Ame­rika fiilen savaşa gir­miş, sos­yal hayatta den­ge­ler değiş­mişti. Orduya katıl­mak için can atan Salin­ger, askere gidince her­kesle olduğu gibi Oona’yla da bir süre ile­ti­şime geçe­me­miş. Ordu­daki arka­daş­la­rına Oona’nın resim­le­rini gös­ter­miş, ona olan aşkını anla­ta­rak özle­mini hafif­let­meye çalış­mış. Ordu­daki yaşa­mını biraz­cık yoluna koyunca Oona’yla mek­tup­laş­maya baş­la­yan Salin­ger, bir şey­le­rin ters git­ti­ğini anla­mıştı. Ken­disi art arda mek­tup gön­der­me­sine rağ­men Oona’dan çok az haber gel­meye baş­la­mıştı. Çok geç­me­den ara­la­rın­daki soğuk­lu­ğun nede­nini gaze­te­lerde oku­ya­caktı. Yıl­ba­şında gaze­te­le­rin dedi­kodu sütun­la­rında sev­gi­lisi Oona’nın Char­lie Chaplin’le olan iliş­ki­sini oku­muştu. Salinger’ın da bil­diği gibi, Oona’nın en büyük tut­kusu Holl­y­wood yıl­dızı olmaktı.  Anne­siyle Hollywood’a git­tik­le­rinde Char­lie Chaplin’in Gölge ve Cisim adlı fil­mine oyuncu ara­dı­ğını duyan Oona, seç­me­lere katıl­mış, oyun­cu­luk dersi almış. Bu film hiç­bir zaman çekil­me­miş, Oona hiç­bir zaman Holl­y­wood yıl­dızı ola­ma­mış. Ancak Salinger’ın kade­rini değiş­tir­mişti.

Salin­ger, Oona’nın Char­lie Chaplin’le bir­likte olma­sını kal­dı­ra­ma­mış. Haya­tı­nın en büyük aşk tra­je­disi ola­rak tanım­la­dığı  bu durum­dan bir süre kaça­ma­yan Salin­ger konu hak­kında konuş­mayı red­det­miş. Char­lie Chaplin’le arka­daş­la­rına anlat­tığı Oona’nın aşkı şimdi ara­la­rında bahis konusu olmuş, kimi evle­ne­cek­le­rini kimi yalan bir aşk yaşa­dık­la­rını iddia etmiş. Salin­ger işle­rin bu nok­taya gel­me­sin­den her zamanki gibi Oona’nın anne­sini sorumlu tut­muş. Oona’nın babası bu ilişki yüzün­den kızıyla iliş­ki­sini kesip evlat­lık­tan red­det­miş.

Charlie Chaplin ve Oona
Char­lie Chap­lin ve Oona

Char­lie Chaplin’in genç kadın­lara olan tut­kusu dil­lere des­tan olmuş. Basında büyük yankı uyan­dı­ran, kamu­oyu tara­fın­dan eleş­ti­ri­len Char­lie Chap­lin, 54 yaşın­day­ken 17 yaşın­daki genç ve güzel Oona O’Neill ile 1943 yılında evle­nir. Ken­din­den küçük kadın­larda dört ayrı evli­lik yapan, bir baba­lık dava­sıyla kari­yeri zede­le­nen Char­lie Chaplin’e karşı kamu­oyunda kara­lama kam­pan­ya­ları baş­la­tıl­mış, Amerika’ya girişi yasak­lan­mış. Çift yaşam­la­rı­nın sonuna kadar  İsviçre’de yaşa­mış. Sekiz çocuk sahibi olan çift ölene kadar ayrıl­ma­mış­lar.

Salin­ger, Oona ve Char­lie Chap­lin hak­kında konuş­mayı red­detse de, Char­lie Chaplin’den nef­ret etti­ğini arka­daş­la­rına yaz­dığı bir mek­tup­tan oku­yo­ruz.

Kay­nak: Ken­neth Sla­wenski, Üzüntü, Muz Kabuğu ve Salin­ger, Sel Yayın­cı­lık, 2011.

(167)

Yorumlar