Home Liste John Steinbeck’in Kaygılarımızın Kışı Romanından 10 Alıntı
John Steinbeck’in Kaygılarımızın Kışı Romanından 10 Alıntı

John Steinbeck’in Kaygılarımızın Kışı Romanından 10 Alıntı

357
0

1 İnsan her şeye alı­şı­yor. Kıyı­ma, cena­ze kal­dır­ma­ya, hat­ta ida­ma bile; insan bir kere alış­tık­tan son­ra işken­ce masa­sıy­la ker­pe­ten de yal­nız­ca birer alet­ten iba­ret­tir mut­la­ka.

2 Yavaş yavaş yürür­ken, dil­len­dir­me­di­ğim hoş­ça­ka­lı his­set­tim –  elve­da­yı değil. Elve­da­da tat­lı bir tered­düt tanı­sı var. Hoş­ça­kal kısa ve nihai, geç­mi­şi gele­ce­ğe bağ­la­yan ipi kopa­ra­bi­lecek kadar kes­kin diş­li bir söz­cük.

3 “Bana bir şey öğret­tin – bel­ki de üç şey, buda­la tav­şa­nım benim. Üç şeye kim­se asla inan­maz: ger­çe­ğe, makul ola­na ve man­tık­lı ola­na. Ser­ve­ti­mi kazan­mak için gerek­li para­yı nere­den bula­ca­ğı­mı bili­yo­rum.”

4 İçe­ri­de, dük­kân gözü­me değiş­miş gibi görün­dü, yeni gibi. Daha önce hiç gör­me­di­ğim şey­le­ri gör­düm, beni kay­gı­lan­dı­ran ya da kız­dı­ran şey­le­ri gör­me­dim. Peki ya neden? Dün­ya­ya yeni göz­ler­le, hat­ta yeni mer­cek­ler­le bakın ve bam –  kar­şı­nı­za yeni bir dün­ya çıkı­yor.

5 “Bu mese­le­yi ken­din çöz­me­li­sin. Bir kişi için doğ­ru olan bir baş­ka­sı için yan­lış­tır ve neyin ne oldu­ğu­nu ancak en sonun­da anlar­sın.”

Yaş­lı piç iste­se bana yar­dım­cı ola­bi­lir­di ama bel­ki de hiç öne­mi yok­tur. Kim­se­nin nasi­hat iste­di­ği yok –  her­kes onay­lan­ma der­din­de.

6 İnsan­lar nakavt olmaz, yani daha doğ­ru­su büyük şey­le­re kar­şı dire­ne­bi­lir­ler. Onla­rı asıl öldü­ren aşın­ma­dır; hafif­çe dür­tük­le­ne dür­tük­le­ne başa­rı­sız­lı­ğa iti­lir­ler. Kork­ma­ya yavaş yavaş baş­lar­lar. Ben kor­ku­yo­rum.

7 Aca­ba insan­lar neden düşü­necek vakit­le­ri olma­dı­ğı­nı söy­lü­yor? Şah­sen ben iki kat düşü­ne­bi­li­yo­rum. Seb­ze­le­ri tart­mak, günü müş­te­ri­ler­le geçir­mek, Mary’yle tar­tış­mak ya da seviş­mek, çocuk­lar­la uğraş­mak; bun­la­rın hiç­bi­ri­nin ikin­ci ve her daim süren bir düşün­ce, merak ve var­sa­yım kat­ma­nı­nı engel­le­me­di­ği­ni görü­yo­rum ben. Kuş­ku­suz bu her­kes için geçer­li olma­lı. Bel­ki düşü­necek vak­ti bula­ma­mak, düşün­mek iste­me­mek anla­mı­na geli­yor­dur.

8 Şu kadın­lar ne hari­ku­la­de yara­tık­lar. Nede­ni­ni anla­ma­sam bile yap­tık­la­rı şey­le­re hay­ran­lık duya­bi­li­yo­rum.

9 Güç ve başa­rı ahla­kın üstün­de­dir, kına­ma­nın da öte­sin­de. O hal­de demek ki ne yap­tı­ğı­nız değil, nasıl yap­tı­ğı­nız ve adı­nı ne koy­du­ğu­nuz önem­li. İnsa­nın için­de, derin­lik­le­rin­de bir denet­le­me meka­niz­ma­sı var mı; insa­nı dur­du­ran ya da ceza­lan­dı­ran bir meka­niz­ma? Görü­nü­şe göre yok. Sade­ce başa­rı­sız­lık ceza­lan­dı­rı­lı­yor. Aslın­da suç­lu yaka­lan­ma­dı­ğı tak­dir­de hiç­bir suç işle­miş değil­dir.

10 Hiç­bir insan diğer insan­la­rı ger­çek­ten anla­maz. Elin­den en faz­la, onla­rı da ken­di­si gibi oldu­ğu­nu var­say­mak gelir.

(John Ste­in­beck, Kay­gı­la­rı­mı­zın Kışı, Sel, 2014)

(357)

Yorumlar