Home Bilgi Bankası Felsefe Jürgen Habermas’tan Sivil İtaatsizliğe Dair 10 Alıntı
Jürgen Habermas’tan Sivil İtaatsizliğe Dair 10 Alıntı

Jürgen Habermas’tan Sivil İtaatsizliğe Dair 10 Alıntı

174
0

Sivil ita­at­siz­lik temelde bire­yin, bir top­lu­lu­ğun ya da top­lu­mun kimi yasa­lara, poli­ti­ka­lara, kurulu düze­nin hukuk sis­te­mine bir iti­raz biçi­mi­dir. Çoğu tanıma göre şid­det­siz olmak koşulu ön plana çıka­rı­lır­ken bu tanı­mın dışına çık­mak da müm­kün.
Jür­gen Haber­mas, John Rawls’un sivil ita­at­siz­lik tanı­mına dair şun­ları akta­rı­yor: “John Rawls, Ada­let Kuramı adlı tanın­mış ese­rinde şu tanımı öner­mek­te­dir: Sivil ita­at­siz­lik ‘genel­likle, yasa­la­rın ya da hükü­met poli­ti­ka­sını değiş­ti­ril­mesi sonu­cuna yol açmak iste­yen kamuya açık, şid­det­siz, vic­da­nen belir­len­miş, ama yasaya aykırı bir eylemde’ ken­di­sini gös­te­rir. Meşru sayı­la­bi­le­cek bir sivil ita­at­siz­likte Rawls’a göre şu üç koşul ger­çek­leş­miş olma­lı­dır: Pro­testo iyi betim­len­miş ağır hak­sız­lık olay­la­rına karşı olma­lı­dır; sonuç verme ola­sı­lığı yük­sek yasal ola­nak­ları kul­la­nıl­mış olma­lı­dır; ita­at­siz­lik etkin­lik­leri ana­ya­sal düze­nin işle­yi­şini teh­li­keye soka­cak bir boyuta ulaş­mış olma­ma­lı­dır.”

Görül­düğü gibi eyle­min şid­det­siz olması, kamuya açık olması ve söz konusu bir yasaya aykırı olması ön plana çıkı­yor tanıma göre. Elbette ki sivil ita­at­siz­lik eylem­leri bir nevi hak ara­yı­şı­dır. Bununla bir­likte, gasp edil­diği düşü­nü­len hak­ları geri alma amacı da güder­ler. Ama yine de Habermas’ın dik­ka­ti­mizi çek­tiği nokta eylem­le­rin sis­temi bir bütün ola­rak hedef alma­ması, yani ana­ya­sal düze­nin işle­yi­şini teh­li­keye ata­cak nite­lik taşı­ma­ma­ları gerek­ti­ği­dir. Rawls’un tanı­mın­dan hare­ket eden Haber­mas şu sonuca varır: “Sivil ita­at­siz­lik birey­sel çıkar­la­rın ya da yal­nızca birey­sel kanı­la­rın temelde yer ala­ma­ya­cağı, ahla­ken temel­len­di­ril­miş bir pro­tes­to­dur. Kural ola­rak önce­den duyu­rul­muş ve polisçe kendi akı­şında hesap­la­na­bi­lir olan kamuya açık bir eylem­dir. Hukuk düze­nine olan genel ita­ate iliş­mek­si­zin tekil hukuk norm­la­rı­nın kasıtlı ola­rak çiğ­nen­me­sini içer­mek­te­dir, norm ihla­li­nin hukuk­sal sonuç­la­rına kat­lan­maya hazır olmayı gerek­ti­rir. Sivil ita­at­siz­li­ğin ger­çek­leş­tir­diği norm ihlali niha­yet sem­bo­lik bir karak­ter­de­dir-zaten bura­dan pro­testo araç­la­rında şid­det­siz­lik sınır­la­ması doğ­mak­ta­dır.”

Yapı­lan eylem­le­rin birey­sel çıkar­lar üze­rine kurul­ma­ması vur­gusu, Habermas’ın genel hukuk norm­la­rına önem ver­me­sin­den kay­nak­la­nır. Eylem­le­rin, sadece birey­sel çıkar­lara dayan­ması ister iste­mez ‘genel’in çıka­rını teh­li­keye atar ki bu da Haber­mas açı­sın­dan prob­lemli bir durum­dur. Belki de bu yüz­den­dir, sivil ita­at­siz­le­rin, yasa ihla­lin­den doğan hukuk­sal sonuç­lara kat­lan­ma­sına vurgu yapıl­mış­tır.
Aşa­ğıda Jür­gen Habermas’ın sivil ita­at­siz­liğe dair önemli görüş­le­rini bula­cak­sın ey okur!

Washington’da İş ve Özgür­lük İçin büyük yürü­yüş, 28 Ağus­tos 1963

1

Ken­din­den emin olan her hukuk dev­leti demok­ra­sisi sivil ita­at­siz­liği, siyasi kül­tü­rü­nün zorunlu olduğu için nor­mal­leş­miş bir yapı taşı ola­rak algı­lar.

2

Sivil ita­at­siz­lik birey­sel çıkar­la­rın ya da yal­nızca birey­sel kanı­la­rın temelde yer ala­ma­ya­cağı, ahla­ken temel­len­di­ril­miş bir pro­tes­to­dur. Kural ola­rak önce­den duyu­rul­muş ve polisçe kendi akı­şında hesap­la­na­bi­lir olan kamuya açık bir eylem­dir. Hukuk düze­nine olan genel ita­ate iliş­mek­si­zin tekil hukuk norm­la­rı­nın kasıtlı ola­rak çiğ­nen­me­sini içer­mek­te­dir. Norm ihla­li­nin hukuk­sal sonuç­la­rına kat­lan­maya hazır olmayı gerek­ti­rir. Sivil ita­at­siz­li­ğin ger­çek­leş­tir­diği norm ihlali niha­yet sem­bo­lik bir karak­ter­de­dir-zaten bura­dan pro­testo araç­la­rında şid­det­siz­lik sınır­la­ması doğ­mak­ta­dır.

3

Bir demok­ra­tik hukuk dev­leti, meş­ru­lu­ğunu yalın bir yasal­lığa dayan­dır­ma­dığı için, yurt­taş­la­rın­dan koşul­suz bir itaat değil, aksine yal­nızca nite­likli bir itaat iste­ye­bi­lir.

4

Modern ana­ya­sal hukuk dev­le­ti­nin meş­ru­luğu, yurt­taş­la­rın­dan hukuk düze­nini, ceza kor­ku­suyla değil, aksine özgür istenç­le­riyle tanı­ma­la­rını iste­me­sin­de­dir.

5

Sivil ita­at­siz­lik olayı yal­nızca, bütü­nüyle işler durumda olan bir hukuk dev­leti koşul­la­rında ortaya çıka­bi­lir. Dire­niş-savaş­çı­la­rın­dan farklı ola­rak sivil ita­at­siz mev­cut düze­nin demok­ra­tik yasal­lı­ğını tanı­mak­ta­dır. Haklı bir sivil ita­at­siz­lik ola­nağı, demok­ra­tik hukuk dev­le­tinde dahi yasal düzen­le­me­le­rin gayrı meşru ola­bi­le­ce­ğin­den doğ­mak­ta­dır.

6

Sivil ita­at­siz­lik ile hukuk düze­ni­nin var­lığı ve anlamı bütü­nüyle sor­gu­la­nır olma­dığı için dev­let yap­tı­rım potan­si­ye­lini sonuna kadar kul­lan­mak­tan kolay­lıkla vaz­ge­çe­bi­lir.

7

Sivil ita­at­siz­lik olgu­su­nun yasal­laş­tı­rıl­ma­sına ise arzu edil­me­yen ola­ğan­laşma etkisi karşı dur­mak­ta­dır. Bütün kişi­sel risk­ler kalk­tı­ğında kural çiğ­ne­yen pro­tes­to­nun ahlak­sal temeli kuş­ku­la­nı­lır ola­cak, çağrı etkisi de kal­ma­ya­cak­tır. Sivil ita­at­siz­lik yasal­lık ile meş­ru­luk ara­sında askıda kal­ma­lı­dır.

8

Sivil ita­at­siz­lik olgun bir siyasi kül­tü­rün vaz­ge­çil­mez yapı­taş­la­rın­dan­dır.

 

Sivil hak­lar önderi Mar­tin Lut­her King, 28 Ağus­tos 1963 yürü­yü­şünde konu­şu­yor.

9

Tho­reau ve Mar­tin Lut­her King köle­liğe dayalı ege­men­liğe ve insan hak­ları ihlal­le­rine karşı koy­makla kendi özel kanı­la­rını mut­lak­laş­tır­ma­mış­lar, aksine yürür­lük­teki ana­yasa ilke­le­ri­nin uygu­lan­ma­sını iste­miş­ler­dir.

10

Sivil ita­at­siz­lik “Hakkı” tutarlı neden­lerle meş­ru­luk ve yasal­lık ara­sında askıda kal­mak­ta­dır. Ancak sivil ita­at­siz­liği bir adi suç imiş gibi kovuş­tu­ran her hukuk dev­leti oto­ri­ter bir yasa­cı­lı­ğın eğik düz­le­mine sürük­len­mek­te­dir.

Kay­nak
Jür­gen Haber­mas, Sivil İta­at­siz­lik-Demok­ra­tik Hukuk Dev­le­ti­nin Sınan­ması, Fede­ral Cum­hu­ri­yette Oto­ri­ter Yasa­cı­lığa Karşı, Çevi­ren: Hay­ret­tin Ökçe­siz, Afa Yayın­ları, Hazi­ran 1995, İstan­bul

(174)

Yorumlar