Home Kültür Sanat Plastik Sanatlar Kâğıt Üstündeki Eisenstein: Beyazperde Üstadının Bilinmeyen Olağanüstü Sanatını Keşfediyoruz
Kâğıt Üstündeki Eisenstein: Beyazperde Üstadının Bilinmeyen Olağanüstü Sanatını Keşfediyoruz

Kâğıt Üstündeki Eisenstein: Beyazperde Üstadının Bilinmeyen Olağanüstü Sanatını Keşfediyoruz

214
0

Eisenstein 1948 yılında, elli yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Fakat aradan onca yıl geçmesine rağmen yaratıcı yaşamı takdir görmeye devam ediyor.

Samuel Goff

Martin Scorsese Eisenstein on Paper: Graphic Works by the Master of Film kitabına yazdığı önsözde şöyle diyor: “Ben daha gençken Sergei Eisenstein, Chaplin’in de aralarında bulunduğu birkaç film yapımcısını içeren bir gruba dahil olarak görülüyordu. Bu grup neyin başarılı, neyin başarısız bir sanat örneği olduğuna karar veren önemli entelektüellerin saygısını kazanmıştı. Eisenstein’ın adı Joyce, Picasso, O’Neill ve Stravinsky gibi isimlerle birlikte anılıyordu.”

Eisenstein, Potemkin Zırhlısı (1925) ve Korkunç İvan (1944) gibi başarılı yapımları sayesinde doksan yıldır sinema severlerin vazgeçemediği bir isim oldu. Yönetmenliğiyle ön plana çıkan Eisenstein aynı zamanda çarpıcı ve üretken bir grafik sanatçısı. Yaşamı boyunca, ergenlik döneminden elli yaşında hayata veda edebe kadar binlerce taslak, kostüm ve sahne tasarımı, karikatür, erotik çizim üretti.

Eisenstein on Paper projesi üstadın grafik alanında yaptığı girişimi ön plana çıkarmayı amaçlıyor. Kitabın yayımlanmasının hemen öncesinde Moskova Film Müzesi’nin eski yöneticisi olan ve yıllarca yönetmenin sanatı hakkında çalışmalar yapan Naum Kleiman’la konuştum. Eisenstein, Scorsese’nin deyimiyle, “o kadar güçlü bir grafik yeteneğine sahipti ki bu, uhrevi bir yetenek olarak görülüyordu”.

Eisenstein’ın sanat tarihinin bir kronolojisini oluşturan Kleiman ise ünlü yönetmenin grafik sanatçısı yönünü şöyle anlatıyor: “Bu onun için bir hobi değildi. Onun yaratıcılığının bir katmanıydı. Sinematografi, teori ve öğretimle iç içeydi. Tüm çocuklar gibi o da bir şeyler çizmiş. On dört yaşındayken bir insanın tek bir çizgiyle nesneleri ve ilişkileri nasıl yaratabileceğini fark etmiş. O zamandan 1917 yılına kadar da yüzlerce sayfa çizim yapmış. Hatta bugün karikatür olarak değerlendirilen çizimleri bile denemiş.”

Yönetmen, Birinci Dünya Savaşı süresince mimarlık fakültesinde eğitim görürken ve ardında Moskova’da tiyatroda çalışırken yaratıcılığını çok hızlı bir şekilde geliştirdi. “O dönemin yetenekli sanatçıları arasında görülüyordu. Comedia dell’Arte ve orta çağ tiyatrosu hakkında okumaya başlamış. Zihninde hayal ettiklerini gösterebilmek için skenografiler çizmiş. Farklı tarzlarda çalışmış,” diyor Kleiman. Çizime dair keşiflerde bulundukça da kendi grafik sanatını şekillendirmeye başladı.

Tiyatro sayesinde mekân, hareket, bakış açısı gibi kavramları inceme fırsatı bulan Eisenstein, daha sonra bir sebepten dolayı çizimi bıraktı: Sinemayı keşfetmiş. Sekiz yıl boyunca hiç çizim yapmamış. Kleiman’a göre ise adeta bir başkalaşım geçirdi. “Çizgileri, film karesine taşımış. Artık kalemle, mürekkeple değil ışık ve lensle çalışmaya başlamış.” Diğer bir deyişle kendi “sine-grafik” formunu oluşturdu.

Eisenstein 1948 yılında, elli yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Fakat aradan onca yıl geçmesine rağmen yaratıcı yaşamı takdir görmeye devam ediyor. Bu kitapta ise sadece Korkunç İvan filmi için bile binden fazla kostüm, sahne, makyaj çizimi var. Savaş sonrası dönemde çizdiği farklı temaları da görmek mümkün: Tiyatro, sirk, İncil anlatıları, edebi figürler. Tüm bunlar onun kendine özgü ifade şeklini gösteriyor.

Çeviren: Deniz Saldıran

(Calvert Journal)

(214)

Yorum yaz