Home Kültür Sanat Plastik Sanatlar Kâğıt Üstündeki Eisenstein: Beyazperde Üstadının Bilinmeyen Olağanüstü Sanatını Keşfediyoruz
Kâğıt Üstündeki Eisenstein: Beyazperde Üstadının Bilinmeyen Olağanüstü Sanatını Keşfediyoruz

Kâğıt Üstündeki Eisenstein: Beyazperde Üstadının Bilinmeyen Olağanüstü Sanatını Keşfediyoruz

155
0

Eisens­tein 1948 yılında, elli yaşın­day­ken geçir­diği kalp krizi sonucu haya­tını kay­betti. Fakat ara­dan onca yıl geç­me­sine rağ­men yara­tıcı yaşamı tak­dir gör­meye devam edi­yor.

Samuel Goff

Mar­tin Scor­sese Eisens­tein on Paper: Grap­hic Works by the Mas­ter of Film kita­bına yaz­dığı önsözde şöyle diyor: “Ben daha genç­ken Ser­gei Eisens­tein, Chaplin’in de ara­la­rında bulun­duğu bir­kaç film yapım­cı­sını içe­ren bir gruba dahil ola­rak görü­lü­yordu. Bu grup neyin başa­rılı, neyin başa­rı­sız bir sanat örneği oldu­ğuna karar veren önemli ente­lek­tü­el­le­rin say­gı­sını kazan­mıştı. Eisenstein’ın adı Joyce, Picasso, O’Neill ve Stra­vinsky gibi isim­lerle bir­likte anı­lı­yordu.”

Eisens­tein, Potem­kin Zırh­lısı (1925) ve Kor­kunç İvan (1944) gibi başa­rılı yapım­ları saye­sinde dok­san yıl­dır sinema sever­le­rin vaz­ge­çe­me­diği bir isim oldu. Yönet­men­li­ğiyle ön plana çıkan Eisens­tein aynı zamanda çar­pıcı ve üret­ken bir gra­fik sanat­çısı. Yaşamı boyunca, ergen­lik döne­min­den elli yaşında hayata veda edebe kadar bin­lerce tas­lak, kos­tüm ve sahne tasa­rımı, kari­ka­tür, ero­tik çizim üretti.

Eisens­tein on Paper pro­jesi üsta­dın gra­fik ala­nında yap­tığı giri­şimi ön plana çıkar­mayı amaç­lı­yor. Kita­bın yayım­lan­ma­sı­nın hemen önce­sinde Mos­kova Film Müzesi’nin eski yöne­ti­cisi olan ve yıl­larca yönet­me­nin sanatı hak­kında çalış­ma­lar yapan Naum Kleiman’la konuş­tum. Eisens­tein, Scorsese’nin deyi­miyle, “o kadar güçlü bir gra­fik yete­ne­ğine sahipti ki bu, uhrevi bir yete­nek ola­rak görü­lü­yordu”.

Eisenstein’ın sanat tari­hi­nin bir kro­no­lo­ji­sini oluş­tu­ran Kle­iman ise ünlü yönet­me­nin gra­fik sanat­çısı yönünü şöyle anla­tı­yor: “Bu onun için bir hobi değildi. Onun yara­tı­cı­lı­ğı­nın bir kat­ma­nıydı. Sine­ma­tog­rafi, teori ve öğre­timle iç içeydi. Tüm çocuk­lar gibi o da bir şey­ler çiz­miş. On dört yaşın­day­ken bir insa­nın tek bir çiz­giyle nes­ne­leri ve iliş­ki­leri nasıl yara­ta­bi­le­ce­ğini fark etmiş. O zaman­dan 1917 yılına kadar da yüz­lerce sayfa çizim yap­mış. Hatta bugün kari­ka­tür ola­rak değer­len­di­ri­len çizim­leri bile dene­miş.”

Yönet­men, Birinci Dünya Savaşı süre­since mimar­lık fakül­te­sinde eği­tim görür­ken ve ardında Moskova’da tiyat­roda çalı­şır­ken yara­tı­cı­lı­ğını çok hızlı bir şekilde geliş­tirdi. “O döne­min yete­nekli sanat­çı­ları ara­sında görü­lü­yordu. Come­dia dell’Arte ve orta çağ tiyat­rosu hak­kında oku­maya baş­la­mış. Zih­ninde hayal ettik­le­rini gös­te­re­bil­mek için ske­nog­ra­fi­ler çiz­miş. Farklı tarz­larda çalış­mış,” diyor Kle­iman. Çizime dair keşif­lerde bulun­dukça da kendi gra­fik sana­tını şekil­len­dir­meye baş­ladı.

Tiyatro saye­sinde mekân, hare­ket, bakış açısı gibi kav­ram­ları inceme fır­satı bulan Eisens­tein, daha sonra bir sebep­ten dolayı çizimi bıraktı: Sine­mayı keş­fet­miş. Sekiz yıl boyunca hiç çizim yap­ma­mış. Kleiman’a göre ise adeta bir baş­ka­la­şım geçirdi. “Çiz­gi­leri, film kare­sine taşı­mış. Artık kalemle, mürek­keple değil ışık ve lensle çalış­maya baş­la­mış.” Diğer bir deyişle kendi “sine-gra­fik” for­munu oluş­turdu.

Eisens­tein 1948 yılında, elli yaşın­day­ken geçir­diği kalp krizi sonucu haya­tını kay­betti. Fakat ara­dan onca yıl geç­me­sine rağ­men yara­tıcı yaşamı tak­dir gör­meye devam edi­yor. Bu kitapta ise sadece Kor­kunç İvan filmi için bile bin­den fazla kos­tüm, sahne, mak­yaj çizimi var. Savaş son­rası dönemde çiz­diği farklı tema­ları da gör­mek müm­kün: Tiyatro, sirk, İncil anla­tı­ları, edebi figür­ler. Tüm bun­lar onun ken­dine özgü ifade şek­lini gös­te­ri­yor.

Çevi­ren: Deniz Sal­dı­ran

(Cal­vert Jour­nal)

(155)

Yorumlar