Home Öykü Kısa Kısa Öykü Kerem Nadir Özcan • Sevgi
Kerem Nadir Özcan • Sevgi

Kerem Nadir Özcan • Sevgi

375
0

Adamın sevgiyle baktığını sanmıştım kadına. İç, dehliz, yolculuk ertesilerinde yeniden karşılaşmak kadınla, yanıldığımı fark ettirdi.

İşe geç kalmıştım. Durak kalabalıktı. Yağmur, ölmüş bedenlerden ruhları tek tek ağdırıyordu. Şehrin yüksek bir bölgesiydi bulunduğum yer. Önümde, uçsuz bucaksız uzanan: Evler, sokaklar, caddeler, parklar, ormanlık alanlar, göğe yükselen ruhlarla doluydu.

Durakta insanlara bakıyordum. Kimi öğrenci, kimi yaşlı, kimisi tek tabanca ve en önemlisi o genç çift. Kadının gözlerine odaklanınca, her daim elde edilemeyecek bir pırıltı hediye ediyor adama. Adam yapmacık bir ifadeyle eşlik eder gibi yapıyordu sadece. Neden böyledir hep, diye düşündüm o anda. Sevgi dengelenemez mi, hep taraflardan birisi incinmek zorunda mı ilişkilerde? Oysa birazdan göğe ağacak bu çift, yazık. Sonsuzun boşluğunu bilmiyorlar. İç, onlara göre farklı anlamlar barındırıyor. Dehlizin siyah gözlüklerini giymediler hiç. Yolculuk desen, yaz günü çıktıkları seyahat ancak. Yazık, oysa bu merhalelerden benim gibi bazı işe geç kalanlar geçebilir ancak.

Otobüs gelmiyordu bir türlü. Saatler geçmişti, durak boşalmıştı. Ortalık kararmıştı. Hava soğuktu. Paltomun, yakalarını kaldırdım. İş çantam elimdeydi. Gökyüzüne baktım, ay ışığına doğru yükselen iki genç çifti gördüm. Kadının göz ifadesi değişmişti, pişmanlıkla doluydu bu bakışlar. Adam boş bakışlarla yükseliyordu gökyüzüne. Kadın bu duygusuz, düşüncesiz, kaba adamla geçirdiği yıllarına içerliyordu anlaşılan.

(375)

Yorum yaz