Edebiyat

Harf Devrimi’nden Günümüze Türk Polisiye Edebiyatı (1928-2014)

Ahmet Ümit’in önemli bir yanı da poli­siye roman tek­ni­ğinde getir­diği yeni­lik­ler­dir. Beyoğlu Rapsodisi’nde cina­yeti kati­lin ağzın­dan anla­tır­ken, Kar Kokusu’nda katil kita­bın orta­la­rında belli olduğu halde eseri sonuna kadar ilgiyle okut­tur­ma­sını bilir. Erol Üyepazarcı Türk poli­siye ede­bi­yatı, bilgi sahibi olma­dan fikir sahibi olan­la­rın iddia ettiği gibi 1990’lardan önce hiç­bir var­lık gös­te­re­me­miş bir ede­bi­yat türü değil­dir; aksine, zen­gin […]

Hapishane Toplumu

Bec­kett: “İna­nın bana, ger­çek hapis­hane başka şey, bizim zihin­sel ve top­lum­sal hapis­ha­ne­le­ri­miz­den bam­başka türde. Bunu unut­mak iğrenç bir şey.” Semih Gümüş Gün­lük hayatı hapis­ha­neyle iç içe geç­miş bir top­lum olma­nın ne demek oldu­ğunu aklı­mız­dan geçir­di­ği­miz zaman ken­di­mizi iyi his­set­mek kolay değil. 12 Eylül dar­be­sin­den sonra 600 bin kişi gözal­tına alındı, o zaman ülke nüfusu 45 mil­yonu […]

Demokritos’un Kahkahasından Herakleitos’un Gözyaşlarına: Melankolinin Anatomisi

Ağla, Ey Herak­le­itos, bu çağa yakı­şır, Bu kadar alçak­lığı, bu kadar kederi gör­dükçe. Melike Karaosmanoğlu Zaman zaman sos­yal med­yada pay­la­şım rekoru kıran şöyle bir liste var: “Saba­hat­tin Ali’nin Şiiri Oldu­ğunu Bil­me­di­ği­miz Şarkılar.”Nükhet Duru’nun ses­len­dir­diği Melan­koli şar­kısı bu lis­teye merakla göz atan­la­rın mut­laka ilgi­sini çek­miş­tir. “Beni en güzel günümde, sebep­siz bir keder alır” diye baş­la­yan söz­lerle […]

Aslı Erdoğan'ın 14 Şubat Dünya Öykü Günü Konuşması

Bu melek ya da şaş­kın mele­ği­miz bizim tabii ki ede­bi­ya­tın bir meta­foru ola­rak da algı­la­na­bi­lir ama ondan çok daha faz­lası bence. İnsan hikâ­ye­si­nin bir meta­foru ola­rak düşün­düm ve ben bunu Dünya Öykü Günü’nü bu meleğe ada­mak isti­yo­rum. Bizim baş öykü anla­tı­cı­mız o. Bugün Dünya Öykü Günü. Öykü günü adına her yıl bir yazar konuşma yapı­yor. Şimdi […]

Önce Gezici Kitaplıklar Vardı

Teker-üstü Kitaplıklardan 16 Nadir Fotoğraf Ama­zon, Audible ve diğer diji­tal kitap dağı­tı­cı­la­rın­dan çok önce, gezici kitap­lık­lar ede­bi­yatı insan­la­rın aya­ğına geti­ri­yordu. Amaç­ları, Kitap­lığı bulun­ma­yan uzak köy­lere ve ban­li­yö­lere kitap­ları ulaş­tır­maktı. Aşa­ğı­daki fotoğ­raf­lar unu­tul­maya yüz tut­muş bu dört teker­li­leri gün yüzüne çıka­rı­yor. İlk gezici kitap­lı­ğın 1850’lerin sonunda Warrington-İngiltere’de ortaya çık­tığı düşü­nü­lü­yor. Atla çeki­len bu gezici kitap­lık, hiz­me­ti­nin […]

Sevmek mi Sevilmek mi?

O yaş­larda her şey kes­kin yaşa­nı­yor, ya siyah ya beyaz, arası olmu­yor, Hay­ran oldu­ğum yazar bun­ları yaz­mış, her satı­rını doğ­ru­la­yan bir olay örmüşse etra­fına, yanı­lı­yor ola­maz, diye düşün­düm uzun uzun. Banu Yıldıran Genç Facebook’u terk edeli beri eski öğren­ci­le­rimle instagram’dan takip­le­şi­yo­ruz. Çoğu üni­ver­si­tede, bazı­ları bitirdi, bazı­ları çalı­şı­yor, bazı­ları dün­yayı gezi­yor. Bayağı duy­gu­la­na­rak bakı­yo­rum fotoğ­raf­lara, o gün­leri özlü­yo­rum, […]