Roman

Tokyo Karası

Psi­ko­lo­jik, karan­lık, varo­luşçu geri­lim yara­tan ve yeni­likçi suç roman­ları yazarı ola­rak tanı­nan Fumi­nori Naka­mura, zen­gin­ler­den çal­mayı iş edi­nen bir yan­ke­si­ci­nin yaşa­mın­dan bir kesit sun­duğu Hır­sız’da Tokyo kara roman gele­ne­ği­nin mini­ma­list ama çar­pıcı bir örne­ğini ser­gi­li­yor. Zarif, ‘suç’tan ziyade suç ve ceza hak­kında tar­tı­şan bir hikâye… A. Ömer Türkeş Fumi­nori Naka­mura 1977’de Japonya’da doğdu. Fuku­şima Üniversitesi’nde […]

Kahraman Stephen

Sadece İrlanda sokak­la­rında değil aynı zamanda Stephen’ın bey­ni­nin içinde, bilin­ci­nin dar yol­la­rında dola­şa­rak ilk genç­li­ğini yaşa­yan bir ada­mın geli­şi­mine tanık olu­yo­ruz. Pınar Üretmen Efsa­neye göre… Efsane odur ki, James Joyce yayın­cı­lar tara­fın­dan yir­minci kez red­de­di­len kita­bını bir öfke nöbeti sıra­sında ateşe atar. Elle­ri­nin yan­ması paha­sına kita­bın bir kıs­mını kur­ta­ran kişi ise hayat arka­daşı Nora olur.1 Yap­tığı […]

Zambak Kadar Beyaz

Diğer roman­la­rında olduğu gibi ‘bas­tı­rıl­mış’ duy­gu­ları eşe­le­yen ‘İnti­kam­lar’ adlı roma­nında Phi­lippe Djian, ente­lek­tüel ama hayat­la­rın­daki boş­luğu bir türlü dol­du­ra­ma­yan, seçim­le­rinde karar­sız, ger­çek­leş­me­yen arzu­ları nede­niyle düş kırık­lığı yaşa­yan insan­ları anla­tı­yor. A. Ömer Türkeş Phi­lippe Djian, Tür­keye yeni çev­ri­len İnti­kam­lar roma­nında oğlu­nun inti­har etme­si­nin trav­ma­sını üze­rin­den ata­ma­yan bir ada­mın san­cılı iliş­ki­le­rini anla­tı­yor. Diğer Djian roman­ları gibi İnti­kam­lar’ın […]

Yusuf Atılgan'ın Unutulmaz Romanı Anayurt Oteli'nden 10 Alıntı

1 Bir oteli yönet­mekle bir kurumu,  geniş bir işlet­meyi, bir ülkeyi yönet­mek aynı şeydi aslında. İnsan ken­dini, ola­nak­la­rını tanı­maya, ger­çek sorum­lu­lu­ğun ne oldu­ğunu anla­maya baş­la­yınca boca­lı­yordu, daya­na­mı­yordu. Ülke­leri yöne­ten­ler iyi ki bil­mi­yor­lardı bunu; yoksa bir otel yöne­ti­ci­si­nin yapa­bi­le­ce­ğin­den çok daha büyük hasar­lar yapar­lardı yer­yü­zünde. 2 Ne çok yalan söy­le­ni­yordu yer­yü­zünde; sözle, yazıyla, resimle ya da […]

Melike Uzun: "Sözcükler yaşanırken anlam kazanıyor..."

Melike Uzun’un öykü­le­rin­den sonra Soğuk ve Temiz romanı İle­ti­şim Yayın­ları tara­fın­dan yayım­landı. Uzun roma­nıyla, roma­nın adı misali mesa­feli bir yer­den bir kadı­nın hikâ­ye­sini; kederi, kaderi, öfkeyi ve hayatta bir ada­let ara­yı­şını anla­tı­yor. Defne’nin hikâ­ye­sini rüya­lar ve ger­çek­lerle bu kadar iç içe değil başka bir biçimde oku­say­dık tah­mi­nen içi­miz param­parça olurdu fakat Melike Uzun’un dili ve […]

Kılavuz: Kendini Yazan Yazı

Kıla­vuz’da, yaza­rın ver­diği anlam­la­rın yanı sıra –ve ondan önce– met­nin içer­diği anlam­lar da önem taşı­yor. Öte yanda oku­run (eleş­ti­ri­nin) metin­den çıkar­dığı anlam­lar, yap­tığı yorum­lar var. Bilge Karasu’nun, Kıla­vuz’u yeni­den üre­ti­le­bi­lir, dahası, yeni­den üre­til­mek için bir anlam­lar diz­gesi ola­rak tasar­la­dığı ve ona göre yaz­dığı belir­ti­le­bi­lir. Semih Gümüş Yazın­sal metni anlam­lan­dı­ran etken­leri çoğal­tan bir yazıyı sür­dürdü Bilge Karasu. Onun anla­tı­la­rında […]

Hatırlamanın Üç Hali

Doğ­ru­dan söz etmi­yor; başka kitap­lara gön­der­me­ler, duyum­lar, anım­sa­ma­lar, baba­sı­nın takın­tılı bel­leği ara­cı­lı­ğıyla bir leit­mo­tiv ola­rak hikâ­yede var olu­yor Ausc­h­witz. Mic­hel Laub böy­le­likle “mağ­du­ri­yet­leri basit­leş­tir­mek­si­zin korku hak­kında nasıl konu­şa­ca­ğı­mızı araş­tı­rı­yor”. A. Ömer Türkeş Baba­lar ve oğul­lar ara­sın­daki kar­ma­şık iliş­ki­ler ve geç­mi­şin acı­la­rı­nın yaşa­nan ana yap­tığı etki­ler etra­fında kur­gu­la­nan, konusu kadar dili ve anla­tım biçi­miyle de dik­kat […]

Batılı Anlamda Roman

Olay örgü­sünü bir yazın­sal biçim ola­rak yarat­maya neden olan top­lum­sal iliş­ki­ler diz­gesi ve top­lum­sal haya­tın sürekli değiş­meye, ken­dini aşmaya zor­la­yan doğası, romanı roman yap­mış­tır. Semih Gümüş Roma­nın biçi­mini içe­ri­ğin akın­tı­sına kapıl­mak­tan kur­tar­mak için bazen iyi yüzme bilen­le­rin suya atla­ması gere­kir. Hep her şeyin önüne koy­duğu yara­tı­cı­lı­ğı­nın izin­den git­meye çalış­ma­sına kar­şın, hayat ede­bi­yatı kendi gerek­si­nim­le­rine kar­şı­lık […]

Hayal ile Hiyel Arasında

Romanda ara­yı­şın teza­hürü olan devir­da­imin sır­rını bulan Yâfes Çelebi bu sırrı Calûd’a bırak­mış­tır, ve fakat o bun­dan haber­siz, sırrı varla yok ara­sında gidip gelen bir tür fel­sefe taşında arar. Bu taşın var­lığı ve yok­luğu tıpkı nok­ta­nın var­lığı ve yok­luğu gibi kri­tik­tir. Burcu Alkan İhsan Oktay Anar’ın roman­ları gerek hikâ­ye­leri gerekse edebi nite­lik­le­riyle oldukça özgün­dür. Anla­tı­nın […]

J.D. Salinger’da “Terapatik Mekânların” Okuması-Çavdar Tarlası’nın Eşikteki Çocukları

Hol­den Caulfield’ın konumu önce­den de belirt­ti­ği­miz gibi eşikte bulun­ma­nın hali­dir ger­çekte; zira o ne çocuk­tur ne de modern dün­ya­nın sah­te­li­ğinde ergen­lik­ten tam anla­mıyla çık­mış biri­dir. O, ne özne ola­bil­miş­tir, ne de nes­ne­leş­miş bir roman kah­ra­manı. Deniz Gündoğan İbrişim Fred­ric Jame­son, “Tarih, bize acı veren şey­dir” diye belir­tir, The Poli­ti­cal Uncons­ci­ous: Nar­ra­tive as a Soci­ally Sym­bo­lic […]