Home Kültür Sanat Müzik Maria Callas’ın Eşi Benzeri Görülmemiş İhtişamı
Maria Callas’ın Eşi Benzeri Görülmemiş İhtişamı

Maria Callas’ın Eşi Benzeri Görülmemiş İhtişamı

307
0

Callas hakkında yazılan tüm sansasyonel şeyler kulağa çok ihtişamlı geliyor fakat aslında bu ihtişam dikkatleri asıl verilmesi gereken noktadan uzaklaştırıyor: Sanatından.

Bir sanatçının hayatının onun sanattaki başarısıyla ilgisi olmadığını düşünen birisi Maria Callas’ı henüz tanımıyor demektir. Sanatçının ölümünün üstünden kırk yıl geçti ama kayıtları hâlâ birçok baskı yapmaya devam ediyor. Onun hakkında o kadar çok materyal var ki aslında kayıtlar sadece küçük bir bölümü oluşturuyor. Sayısız biyografiler, anekdotlar, aksi ispatlanan anılar, inişli çıkışlı erotik hayatının, çok hızlı yükselmesinin ve trajik düşüşünün şarkı söyleyişindeki etkileri üstüne yapılmış çalışmalar var. Callas hakkında yazılan tüm sansasyonel şeyler kulağa çok ihtişamlı geliyor ama aslında bu ihtişam dikkatleri asıl verilmesi gereken noktadan uzaklaştırıyor: Sanatından.

Bu gibi merak uyandıran ama önemsiz ayrıntılara karşı koymanın en iyi yolu onun opera performansının ya da resitalinin bir kaydını açıp dinlemek. Duygusal bir dinleyici bu sesin gücünü hemen hissedecektir. Müzik yapım şirketi Warner Classics sanatçıyı ölüm yıldönümünde anmak için 1949’da okuduğu Verdi’nin Nabucco eserinden başlayarak 1964’teki Tosca operasına kadarki tüm canlı performanslarını, oynadığı operaların görsel kayıtlarını ve onunla yapılan söyleşileri derlediği bir seti piyasaya çıkardı. Aslından bu materyaller daha önce de yayınlamıştı ama Warner şirketinin mühendisleri ileri bir ses sistemi kullandı ve şarkıları en kaliteli versiyonlarına getirdi.

Peki Maria Callas’ın dinleyicilerde uyandırdığı etkiyi bu kadar sıra dışı ve eşi benzeri görülmemiş yapan neydi? Kısaca özetleyecek olursak Callas, eserleri sadece icra eden değil onların icrasına kadar olan aşamalarda da aktif rol alan bir sanatçıydı. Örneğin bestecinin ya da şefin ona önerdiklerini not alır, ardından bu notları kendi ölçütleriyle ve derinliğiyle yeniden yaratırdı. Böylelikle ona verilen roller ondan önce de birçok defa oynanmış olsa da, Callas’ın icrasıyla yepyeni bir hal alırdı. Oynadığı rollerin birçoğu ikinci kalite, bir numara olmayan rollerdi. Ayrıca birçok sanatçı gibi onun da kariyeri inişli çıkışlıydı. Fakat her gösteriden sonra akılda en çok kalan hep o olurdu. O, sıradanı icra ederken sesinde öyle bir oynama yapardı ki dinleyenleri aydınlatır, onlara ilham verirdi. Diğer şarkıcılar, müzisyenler, koro şefleri de bunu yapardı elbette ama Callas’ı kendi alanında eşsiz kılan şey yaptıklarının ölçütü ve derinliğiydi.

Maria Callas’ın Mozart’ın çok az eserini söylemesi ve daha fazlasını söylemeye eğilimli olmaması da önemli bir ayrıntı. Mozart gibi üstün başarıya sahip bir bestecinin eserleri ancak orta derecede bir yeterlilikle icra edilebilir. Yani bu eserleri güçlendirerek okumak pek mümkün değildir. Bu da sanatçının tarzına pek uymuyordu. Callas daha sonraları aldığı kayıtlarda Mozart’ın birkaç aryasını seslendirse de bu kayıtlar çok sıradandı, alışılmışın dışında değildi.

Pier Paolo Pasolini’snin Medea filminin çekimlei sırasında. 1969

Sanatçı, Lord Harewood’la yaptığı bir söyleşide söyleyeceği esere çok büyük bir saygıyla yaklaştığını ama her başarılı sanatçının yaptığı gibi kendisinin de en gösterişli performanslarında icra ettiği esere yeni bir soluk getirdiğini söyledi. Zaten Callas’ı meslektaşlarından ayrı kılan da oynadığı rolü dönüştürme ölçüsüydü. Oynadığı en önemli rollerden biri olan Norma’da, karakteri yorumlamaya başladığında herkes bu karakterin modası geçmiş, çağ dışı olduğunu düşünüyordu. Fakat Callas’ın performansıyla ve meslektaşlarının ona verdiği destekle bu rol ve eser İtalya repartuvarındaki trajik başyapıtlar arasında anılmaya başladı.

Callas’ın oyunlara adını veren rollere yaklaşırken duyduğu büyük coşku ne yazık ki meslektaşları tarafından paylaşılmıyordu. Zaten sanatçının her ifadesinde kurduğu yoğun iletişimi de böylelikle anlaşılıyordu. Warner’ın yayınladığı kayıtları dinlediğimizde o temiz seste hissettiklerimizde bundan ibaret aslında. Callas’ın o baştan çıkarıcı ses rengi kendini hemen belli ediyor.

Güzelliği konusunda yapılan yorumlar Callas’ın hiçbir zaman ilgisini çekmedi ama bu görüşleri küçümsemedi de. Ama doğaya ve hissiyatın derinliğine olan samimiyetle ilgileniyorsanız, bunu size en iyi hissettirecek olan da Callas’tan başkası değildir.

Çeviren: Deniz Saldıran

(The Spectator)

(307)

Yorum yaz