Home Ne Haber

Ne Haber

Buket Arbatlı • Samuray Atına Binip Gittiğinde

Göz­ka­pak­la­rı­mın ardında beyaz bir ışık. Pembe bir denizde yüzü­yo­rum, üze­rinde kır­mızı ince dal­lar. Uçlara doğru daha da ince­lip yok olu­yor­lar. Etraf­la­rında dal­ga­la­nan bir hale. Damar­lar zonk­lu­yor. Yor­gu­nuz diyor­lar, açma. Biraz daha uyu. Ses­sizce gömül karan­lığa. Kuyu­nun dibin­de­yim, kuru bir kuyu değil bu. Ayak­la­rı­mın dibinde belli belir­siz bir ıslak­lık. Karan­lık eski bir yor­gan, beni sarı­yor sar­ma­lı­yor. […]

Vsevolod Mihayloviç Garşin • Dört Gün

Hatır­lı­yo­rum; ormanda nasıl koş­tu­ğu­muzu, kur­şun­la­rın nasıl vızır­da­dı­ğını, kur­şun­lar tara­fın­dan kopa­rı­lan dal­la­rın nasıl düş­tü­ğünü, akdi­ken­le­rin ara­sın­dan ken­di­mize güç­lükle nasıl yol açtı­ğı­mızı hatır­lı­yo­rum. Atış­lar sık­laştı. Orma­nın kena­rın­dan, şurada burada görü­nüp kay­bo­lan kır­mızı bir şey çıktı. Sido­rov, birinci bölük­ten gepe­genç bir asker­cik (bizim saf­la­rın ara­sına nasıl düş­müş, diye geçti aklım­dan) bir­den yere çömeldi, fal taşı gibi koca­man koca­man […]

Sektör, Senaryo Yazarlığını Öldürüyor mu?

Netflix’in aksine Ama­zon sadece dizi­le­rin ilk bölümü için ödeme yapı­yor, sezo­nun öbür bölüm­le­ri­nin öde­me­si­nin ise seyirci tep­ki­le­rine bağlı oldu­ğunu söy­lü­yor. Yazı yazma işi öldü, huzur içinde uyu­sun. Bununla neyi kas­te­di­yo­rum? Aslında bu uzun uzun anla­tıl­ması gere­ken bir mesele ama bir özet geçe­yim: Sinema romanı öldürdü, elekt­ro­nik posta mek­tubu öldürdü, Twit­ter da elekt­ro­nik pos­tayı öldürdü. Peki yazar­lar […]

Seher: Zorlu Hayatlardan Kesitler

Önemli bir poli­tik figü­rün böy­le­sine duru ve temiz bir Türk­çeyle yaz­dığı öykü­ler bir kez daha onun biz­den biri oldu­ğunu, onun için­deki sanatçı yanın bizi en iyi anla­yan taraf oldu­ğunu anla­tı­yor bize. Kadir Işık Sela­hat­tin Demirtaş’ın kita­bında bir parti lideri ya da poli­ti­ka­cı­nın değil, usta bir yaza­rın kale­min­den çık­mış öykü­ler var. Belli ki yaz­dık­ları uzun soluklu bir çalış­ma­nın […]

Nobel Barış Ödülü'nü Nükleer Silahlara Karşı Kampanya kazandı

2017 Nobel Barış Ödülü’nde iki yüz on beş birey ve yüz üç kurum olmak üzere top­lam üç yüz on sekiz aday vardı. Komi­te­nin yap­tığı açık­la­maya göre bu seneki ödü­lün sahibi, Nük­leer Silah­la­rın Tama­men Orta­dan Kal­dı­rıl­ması için Ulus­la­ra­rası Kam­panya (ICAN) oldu. ICAN, alt­mı­şın üstünde ülkeyle ve iki yüz­den fazla orga­ni­zas­yonla çalı­şan bir kam­panya. En aktif bürosu ise […]

2017 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Kazuo Ishiguro'yu daha yakından tanımak için...

“Jane Aus­ten ile Franz Kafka’yı karış­tı­rır­sa­nız, o zaman Kazuo Ishiguro’yu elde eder­se­niz. Bu karı­şıma biraz Mar­cel Pro­ust ekle­yin, sonra da karış­tı­rın, ama çok fazla değil. O zaman Ishiguro’nun ede­bi­ya­tını elde eder­si­niz.” 1901 yılın­dan bu yana İsveç Aka­de­misi tara­fın­dan veri­len ve ede­bi­yat dün­ya­sı­nın en büyük onuru kabul edi­len Nobel Ede­bi­yat Ödülü’nün bu yılki sahibi belir­lendi. 2017 […]

Mona Lisa’nın Nü Taslağı Fransa’da Bulundu

İtalya Rönesansı’nın en önemli res­sam­la­rın­dan olan Leonardo da Vinci, çoğu sanat­se­ver tara­fın­dan Mona Lisa tab­lo­suyla bili­ni­yor. La Gioconda ola­rak da bili­nen ve bir yağ­lı­boya tablo olan Mona Lisa, dün­ya­nın en değerli eser­leri ara­sında anı­lı­yor. Tab­lo­daki kadı­nın ise Floransa’da yöne­ti­ci­lik ve kıya­fet tüc­car­lığı yapan Fran­cesco del Giocondo’nun karısı Lisa Ghe­rar­dini olduğu düşü­nü­lü­yor. Fran­sız bir sanat uzmanı, […]

Eylem Ata Güleç • Eksik

Bula­maz­sam… Bula­maz­sam ne yapa­rım! Rengi yok. Renkli olsaydı bula­bi­lir­dim. Sak­la­ma­dan evvel bir men­dile sar­ma­lıy­dım. Ah, sar­ma­lıy­dım. Koy­numa koy­ma­lıy­dım. Su gibiydi, suyun içine sak­la­mış olma­lı­yım. Bidon­daki suyu boşal­ta­yım. Bidonu boşal­tır­ken bir elimi bido­nun ağzına tuta­yım. Ora­daysa elime değer. Par­mak­la­rıma çar­pınca hemen anla­rım o oldu­ğunu. Orada yoksa. Ah! Yoksa o zaman sarı çiçe­ğin dal­ları ara­sına bir daha […]

Fransa'da Ödül Mevsimi

Fransa’yı biraz tanı­yan­lar, tem­muz ayı­nın son­la­rın­dan iti­ba­ren ülkede haya­tın nere­deyse durma nok­ta­sına gel­di­ğini iyi bilir­ler. Eko­no­mik koşul­lar artık dört-beş haf­ta­lık uzun tatil­leri kır­pıp iki haf­taya indirse de, eylül başına kadar resmi kurum­lar dahil her yer “biraz var biraz yok” hava­sın­da­dır. Eylül “Grande Rent­rée” ayı­dır yani “Büyük Dönüş.” Hayat nor­mal sey­rine gir­meye baş­lar­ken ede­bi­yat da buna […]