Home Bilgi Bankası Edebiyat Onat Kutlar: Bir Ustadan Kalanlar
Onat Kutlar: Bir Ustadan Kalanlar

Onat Kutlar: Bir Ustadan Kalanlar

72
0

22 yıl geçti… Onat Kutlar’ı, 2009 yılında yayım­la­nan Kara­meke kitabı için Yal­çın Tosun’un yaz­dığı yazıyla anı­yo­ruz.

Yalçın Tosun

Ede­bi­ya­tı­mızda öykü den­di­ğinde akla ilk gelen kitap­lar­dan biri olan İshak’ın yayım­lan­ma­sın­dan tam elli yıl sonra, Onat Kutlar’ın yeni bir öykü kita­bıyla kar­şı­laş­mak 2009’un en güzel yazın­sal sürp­riz­le­rin­den birini oluş­turdu. Kutlar’ın çağ­daşı ve 50 kuşa­ğı­nın bir diğer değerli öykü­cüsü Ferit Edgü’nün yayına hazır­la­dığı Kara­meke, on dört yıl önce ara­mız­dan ayrı­lan bir yazın usta­sı­nın beş baş­lık altında top­lan­mış, bazı­ları ilk kez günı­şı­ğına ulaş­mış öykü­le­rin­den olu­şu­yor.

İshak gibi, elli yıl sonra bile taze­li­ğin­den ve yeni­li­ğin­den bir nebze eksil­me­miş bir ilk kitap son­rası hiç öykü kitabı yayım­la­madı Kut­lar. Bu durum bir­çok yazar ve eleş­tir­men tara­fın­dan farklı yorum­larla kar­şı­landı. Edgü Kara­meke’nin önsö­zünde şu şekilde bah­se­di­yor o dönem­den ve son­ra­sın­dan: “İshak yayım­lan­dı­ğında haklı bir ilgi gördü. Türk Dil Kurumu ödü­lünü aldı. Kendi kuşa­ğın­dan yazar­la­rın dışında, Melih Cev­det Anday, Vedat Gün­yol gibi önemli isim­ler, doğru yorum­larla övücü yazı­lar yaz­dı­lar İshak üze­rine. Onat’ın öykü dün­ya­sın­daki özgün­lüğe dik­kat çek­ti­ler. Diye­bi­li­rim ki tüm yazın dün­yası İshak’ı izle­ye­cek öykü­le­rin gel­me­sini bek­le­meye baş­ladı sabır­sız­lıkla. Ne yazık ki o öykü­ler hiç­bir zaman gel­medi.”

Her ne kadar İshak’ın devamı olan öykü­ler gel­mese de, Onat Kutlar’ın Türk yazın ve kül­tür dün­ya­sına kat­kı­ları –başta şiir­leri, dene­me­leri ve sine­maya yap­tığı çeşitli kat­kı­lar olmak üzere– devam etti. Kara­meke’yse, İshak’la bir­likte baş­la­mış olan bu zin­ci­rin en son hal­ka­sını oluş­tu­ru­yor.

Kita­bın ilk bölü­münde iki öykü yer alı­yor: ‘Volan Kayışı’ ve ‘İnti­har’. Bun­lar, Kutlar’ın ellili yıl­larda kaleme aldığı ve der­gi­lerde yayım­la­dığı öykü­ler. Ancak her iki öyküye de yazar ilk kitabı İshak’ta yer ver­me­miş. Bu nedenle yıl­lar sonra oku­yu­cuyla tek­rar buluş­tu­rul­muş olma­ları, bu öykü­le­rin dergi say­fa­la­rında unu­tu­lup sol­ma­la­rını da bir anlamda önle­miş olmu­yor mu?

Kita­bın ikinci bölü­münde Kutlar’ın 80’lerde yaz­dığı anla­şı­lan üç öykü yer alı­yor. Bu öykü­ler­den ikisi ‘Kara­meke’ ve ‘Sığla Ağacı’, 1983 ve 1984’te Gös­teri der­gi­since yayım­lan­dı­ğında yazınla ilgili hemen her­kes için müj­deli bir haber ola­rak algı­lan­mış ve Kutlar’dan bek­le­nen ikinci öykü kita­bı­nın niha­yet yak­laş­tığı yolunda yorum­lan­mış. Ancak bu dönem son­ra­sında da bek­le­nen ikinci kitaba ula­şı­la­ma­mış. Bu bölü­mün, ilk kez Kitap-lık der­gi­sinde Hazi­ran 2009’da yayım­la­nan üçüncü öyküsü ‘Mühür’, anı­lan diğer iki öyküyle bir arada oku­na­bi­lir, böy­lece ince­likli bir bütün­lük içinde de değer­len­di­ri­le­bi­lir. Metin­le­rin her üçü de 80 son­rası buh­ranlı dönemde kır­sa­lın duru­mun­dan, oraya tek­rar dön­müş bir aydı­nın bakış açı­sıyla söz edi­yor. Böy­lece aslında, ülke­nin genel duru­muna dair endi­şeli bir bık­kın­lığı, duyu­ları iyice has­sas­laş­mış bir kişi­nin gözün­den yan­sı­tı­yor.

Bun­dan son­raki üç bölümde Kutlar’ın geride bırak­tığı yazı­la­rın­dan seçi­len, bazı yayım­lan­ma­mış metin­lerle kar­şı­la­şı­yor okur. Bu metin­ler­den bazı­ları tamamlan(a)mamış. Ancak bu durum, metin­ler­den alı­nan hazzı eksilt­mi­yor, sadece tama­mını oku­ya­ma­mış olma­nın buruk­lu­ğunu his­set­ti­ri­yor. ‘Altın’ adlı öykü, Salinger’vari doku­nuş­la­rıyla Kutlar’ın kim­seye ben­ze­mez yazın­sal doku­sunu en güzel his­set­ti­ren metin­ler­den. Bir diğer metin; “Pera”nın hemen başına, bir sinema filmi için ‘ön not­lar dizini’ olduğu düşül­müş Kut­lar tara­fın­dan. Deva­mında gelen “Pera II” adlı metin­deyse, ön not­lar dizi­si­nin yazarca öykü­leş­tir­meye baş­la­dığı anla­şı­lı­yor. Ancak bir zaman­la­rın İstanbulu’nu mer­keze alan “Pera II” adlı öykü de tamam­la­na­ma­dan kalı­yor.

Son bölümde yer alan üç kısa masalla tamam­la­nı­yor kitap. Bu masal­lar İstanbul’a değ­gin ve tüm kitapta var olan Kutlar’ın reçe­tesi muamma yazın­sal sih­rin­den nasi­bini almış. Hepsi de kısa­cık ama çok şey anla­tı­yor.

Kara­meke, bir usta­nın yıl­larca dergi say­fa­la­rında ya da def­ter ara­la­rında kal­mış öykü­le­rini bir araya getir­mesi ve günı­şı­ğına çıkar­ması bir yana, İshak’ın ellinci yıl özel bas­kı­sıyla aynı zamanda yayım­lan­ma­sıyla da, has ede­bi­yat­se­ver­ler için bir başka anlam ve değer taşı­yor.

Onat Kut­lar, Kara­meke, YKY, Eylül 2009, 120 s.

(72)

Yorumlar