Home Öykü

Öykü

Ahmet Karadağ • Eski Bir Dostla Yeniden

En kötüsü de eski çalıştığı hastaneye getirmiş olmalarıydı. Koskoca şehirde onca hastane arasında bula bula burayı mı bulmuşlardı yani? “Tam teşekküllü olduğu için mecbur buraya,” demişti uzman çavuş hınzırca gülerek. Cezaevi nakil aracından iner inmez kollarına giren jandarmalar daha hızlı yürümesi için asılmaya başlamışlardı. Onlar asıldıkça alçının içindeki kolu sızlıyordu. Kelepçe de takmışlardı alçılı olduğunu […]

Nazmi Özüçelik • Olaysız Günlerin Olayı

Anlatacaklarım başımdan geçtiğinde Üniversite’de ikinci yılımdı. O zamanlar boykotlarla yorgun düşmüş üniversite binalarının loş koridorlarında bir meslek öğreniminin içinden hayatı tanıma çabasındaydık. Günler, benim için her biri bir diğerine benzer geçer, kırk yılda bir beni etkileyen masum bir olay yaşarsam kendimi ayrıcalıklı sayardım. O yıllarda, naif hayatlarımız sürerken günlerin olaysız geçmediği doğru değildi elbet. Bu […]

Vedat Nas • Köy

Bir varmış, bizim için hep varmış. Eteğinde gürül gürül akan suda boğdurulana kadar bir köy yaşarmış. Yılanlar ejderha olurmuş, kediler aslan. Bir oturuşta tek başına tamı tamına iki kuzuyu devirirdi Ali dedeniz, diye anlatılırmış hikâyeler. Pireyi deve yapmak ve de büyük büyük yeminler etmek köyün şanındanmış. İyi hikâye anlatamayana, anlatırken bire bin katmayana bir daha […]

Turguthan Gökçe • 20. Durak

Gri bir Ankara sabahına uyandığımda trene yaklaşık bir saat vardı. Hızlıca yataktan kalkıp her sabah yaptıklarımı tekrarladım. Bunlar yaklaşık yirmi dakikamı almadı. Kapıdan çıkışımla gara varışım yarım saat sürdü. Gar hüzün ve barış dolu. Ankara ağaçları, kıyafetlerini üstünden atmış, cesurca bedenlerini sergiliyor. Tren perona geldiğinde şöyle bir etrafıma bakıp insanları seyrettim. Her birinin yazılması gereken […]

Eylem Bakırcı • Gecenin Delikleri

O gün herkesin gözü yüzümde, gözlerimdeydi. İyi şeylerin ümidinin ateşi henüz sönmüştü. Ben yeni çıkmıştım yatağımdan. Annem yorganın bedenime saldığı tatlı ısının ansızın bedenimi terk  edip hasta etmemesi için  montumu son düğmesine kadar iliklemiş, şalını boynuma dolamıştı. Enkaz dolu caddelerde yutkunamadan bir başıma yürüdüm. Yorganı henüz atmıştım üzerimden. Uzun zaman uğramadığımı fark ettiğim sokağa saptım. […]

İlayda Özcan • Kıvrıntılar

“Günaydın.” O sırada yüzümde bulunan bir ifadeyle selam veriyorum karşımdaki adama. Tebessüm etmiş miydim söylerken yoksa dudaklarımın arasından öylesine çıkıp gitmiş miydi bu sözcük emin olamıyorum. Yine de söylemiştim işte. Dediğimi anlamamış olacak ki cevap vermeden öylece bakıyor yüzüme. Ben en azından bir gülümsemeyle karşılık bekliyorum. Az önce esirgemiş olabileceğim gülümsemeyle. Basamakları çıkıp ilerlerken peşime […]

Victoria Blanco • Bir Rarámuri Ailesinin Susuzluktan ve Uyuşturucu Ticaretinden Kaçış Hikâyesi

Luis hayatındaki ilk parayı eline aldı. “Güvenli bir yerde tut,” dedi adam. “İhtiyacın olacak.”  Meksika’nın Sierra Madre dağlarında doğup büyümüş bir Rarámuri kadını olan Martina o sonbahar sabahın erken saatlerinde ufak bahçesinin toprağına çöktü ve yaprakların altında kendisini ve ailesini besleyecek sebzeler olması için dua ederek kabak, biber ve fasulye bitkilerine fısıltıyla şükranlarını sundu. Son […]

Saime Yadigâr • Yosun Kokusuyla Karışık

Ak pak yastığım yumuşacık. Annemin “minnaklar” dediği ellerimi ay ışığına uzatıp gülümseyerek bakıyor, annemin kokusunu hatırlıyor ve bir daha gülümsüyorum. Yok ya… Hava biraz serinlemiş. Ellerimi battaniyemin altına saklıyorum. Bir iki dakika sonra sıkılıp bir daha çıkarıyorum, uzatıyorum. Duvara gölgesi düşüyor. Ellerimi dans ettiriyorum. Bir kıyafet balosu bu, dakikalar içinde kılık değiştiriyor kahramanlarım. Kollarım ağırlaşıyor […]

Batuhan Sarıcan • 12.07 Vakası

Bir gün saat tam 12.07’de herkesin çişi geldi. İlk gün kimse ne olduğunu anlayamadı. Tesadüf sanıldı. Ancak ikinci gün de aynı şey yaşanıp insanlar durumu birbirine anlatınca işin rengi değişmeye başladı. Gün boyu kimsenin çişi gelmezken ne demeye herkesinki bir anda geliyordu ki? Buna kimse bir anlam veremiyordu. Televizyon programları, çiş meselesinden uzaylıların gönderdiği kozmik […]

Burak Evren • Silahtar

Yılda elli bin dolar ödüyorsun, gene de yaranamıyorsun şerefsizlere. Neymiş, oğlum okula silah getirmiş. Çocuk bu işte, evde bulduğu boş tabancayı çantasına atmış, tutmuş sınıfta çıkartıp arkadaşlarına hava atmak istemiş. Diyorum ki, “Hocam, tabanca boşmuş işte, kimse bir zarar görmedi. Ben ona zaten cezasını fazla fazla verdim evde, sizden de özür diletmedim mi? Daha ne […]