Home Öykü

Öykü

Zeynep Kıymacı • Ses

“Bitiyor,” dedi babam kaç mevsimlik rüzgârı içine alan ellerini ovuştururken. “Allah’a şükür bu seneyi de atlattık.” “Atlattık,” dedim mırıldanır gibi. O esnada havada uçuşan toz tanecikleri gibi tuhaf bir ses de yapışıverdi üzerime. Bir fısıltı gibi belirsiz aynı zamanda bir çığlık kadar ürpertici bir ses… İrkildim. Önce anneme baktım. Çömeldiği yerde üzerinde öğle yemeğini yediğimiz […]

İnci Salkaya • Sıradan

“Kapıya vuruluyor duymuyor musunuz? Verin feneri verin bu saatte pek hayırlı değil,” diye söyleniyor, yastığının altındaki el fenerini almış açmaya uğraşıyor. Bir gece yüznumaraya gitmek için dışarı çıktığında uzayan gölgelerden korkmuş, dedesinin koynuna girip nefesini dinlemişti. Uyuduğuna emin olunca feneri almıştı. Düğmesini açtığında yayılan ışığın büyüsüne kapılıp çişini unutmuş, uzayan gölgeleri keşfetmişti. Keşif sırası eve […]

Yiğit Ayaz • Bir İtiraf

Adam iki kanatlı, demir kemerli, yer yer pas tutmuş, azametiyle bu silik sokakta bir anıt gibi yükselen kapının önünde duruyor. Bir adım geri çekilerek bu ihtişam abidesi kapıyı yukarıdan aşağı süzüyor. Ardından kapıdan içeri giriyor. Adam otuzlu yaşların başında. Donuk ve dalgın bakışları boşlukta bir noktaya, durgun bir denizde süzülen kayık gibi ilerliyor. Zihninin kıyısında, […]

J.D. Salinger • Git Eddie’yle Görüş

Helen’ın yatak odası hep o banyo yaparken toplanırdı, böylece banyodan çıktığında tuvalet masası bir önceki geceden kalma krem kutularından ve kullanılmış mendillerden arındırılmış olurdu, aynasında da düzeltilmiş yatak örtülerinin ve pofpoflanmış kırlentlerin görüntüsü yansırdı. Şimdiki gibi güneşli bir günde, dekoratörün kitapçığından seçilmiş pastel renkleri vurgulayacak parlak, sıcak alanlar çıkardı ortaya. Elsie, yani hizmetçi, içeri girdiğinde […]

Ümit Yılmaz • Düşüş

Düşerken bazen uyanırsın, bazen düşüş seni öldürür, ama bazen düşerken uçarsın.  Neil Gaiman O cehennem sıcaklığını her gün her saat yaşıyor, ciğerlerine kadar hissediyordu ama nasıl öleceğini hiç düşünmemişti İmdat Usta, hatta öleceği aklıma dahi gelmemişti. Arkadaşının cenazesine katıldığı o cuma gecesi yolunu kesen arka sokak eşkıyalarıyla boğuşurken karnına girip çıkan bıçak yaklaştırmıştı ölüme biraz o kadar. Peki […]

Neşe Bakan • Eflatun

Size doğruları söylemeliyim, yıllardır kaçtım gerçekleri dile getirmekten, ağaçların fısıltılarını duyabildiğim ve tek sakini olduğum o ülkeden. Varoluşun zarif hezeyanlarını ve güneşli günlerde artan anlamı taşıyamadığımdan saklandım hep. En çok da kelimelerden uzak durdum, oysa onlardan kurduğum evimde yüzlerce yıl yaşayabilirdim. Elbette çok şey de öğrendim bu arada, mesela diğerlerinde gözlemlediklerimi kullanarak kendimi nasıl kolaylıkla […]

Huriye Tibet • Şüphe

Kasabadan henüz çıktılar. Oysa farklı bir dünyada gibi. Gün ancak toprakla gökyüzünü ayıracak kadar ağarmış. Tıngırtılar arasında hızla akan tarlaların, evlerin, ağaçların siluetlerine bakıyor. Hiçbiri tanıdık değil. Nereye gidiyorum? Nasıl gideceğim? Bu cesareti nereden buldum? Düşünmemek için ne düşüneceğini bile bilmiyor. Tren dolu değil. Karşısındaki koltuk ve yanı boş. Kucağına koyduğu, kasılarak tuttuğu çantaya bakıyor. […]

Barış Hancıoğulları • Hiçbir Kadın

Seninle ilgili saçma sapan hezeyanlara sahibim ve hezeyanlarımdan kurtulmak için senin hayata nasıl baktığını tahmin etmeye çalışıyorum. Aslında senle ilgili birçok şeyi merak ediyorum sanırım. Meraklanıp duruyorum öyle… Sonuçta ben böyleyim ve her şey de öyle. Senin gözlerini düşünürken saf bir adamın sevdiği kadının gözlerinin ne kadar güzel olduğunu aklına getirmesinden çok daha farklı bir şey […]

Haden Öz • Absürt Bir Hikaye

Ro ile Da gecenin karanlığında yalpalaya yalpalaya yürüyorlardı. Ro: Bir tek sorunumuz kaldı, onu da hallettik mi tamamdır. Da: Evet. Peki, halledebilecek miyiz, buna gücümüz yeter mi? Ro: Eğer bunu sorun olarak görüyorsak ve buradaysak bu soru zaten geçerliğini yitirmez mi dostum? Da: Haklısın, ama olur ya… Ro: Olmaz, olmaz. Rahat ol. Da: Peki, öyle olsun yaşım. Ro: Yaşım mı? […]

Dilek Bektaşoğlu Sanlı • Aralık

Neden bu akşam dışarıda oturuyoruz? Çok soğuk bu aralık, üşüyorum. İçerim tabii bir kadeh daha, sorma artık. Neden getirdin beni bu Rum meyhanesine? Seslerini duyuyorum buradan geçmişlerin. Annen de var. Oysa saklamıyor muyduk biz birbirimizi diğerlerinden. Yoksa bu sabah uyandığında, Rum arkadaşın mı geldi aklına? Hani şu, ardına bakamadan mahalleyi vedasız terk edip gitmek zorunda […]