Home Öykü Kısa Kısa Öykü

Kısa Kısa Öykü

Elvan Yıldız Akyol • Üç Kısa Kısa Öykü

Ses Ofise girip kahve makinesini çalıştırdı. Bilgisayarının açma düğmesine bastı. Oda soğuktu ya da ona dışarıdan yeni geldiği için soğuk geliyordu. Ayak ısıtıcısını çalıştırdı. Bu ısıtıcının sesi onu hep bir kış akşamı, odun sobasının yanına serilmiş annesinin onun için diktiği yer yatağına götürüyordu. Her akşam annesi, babası ve abisi aynı odada televizyon izlerken girerdi yatağına. […]

Mehmet Fatih Özbey • Eşya Hukuku

Hüseyin. On beşinde. Babadan kalma eskici arabasıyla dünyanın üzerine üzerine yürüyor. Heybesine kattıkları tenine işliyor. Ter olup akıyor alnından. Eşyadaki yaşamın izleriyle büyüyor. Kaybediyor çocukluğunu. Saçı ağarıyor. Sakalı uzuyor. Sırtı göğe bakıyor. Çocuklar takılıyor peşine. “Dede, beni de alsana arabana!” diyor içlerinden biri. Çocuğun yeteri kadar eskimediğini düşünüyor, devam ediyor yoluna. Gün sükûta ererken Hüseyin […]

Mesut Barış Övün • Kısa Kısa Öyküler

Sofrada Düğün Hazırlıkları Yer sofrasında oturuyoruz. Ağıldan koyun sesleri geliyor içeriye. Özkul ve Gülay’ın evleneceklerinden söz açılıyor. Babaannem bir sürü şey anlatıyor. Heyecanlı. Annem sessizce dinliyor. Babamsa sanki duymuyor konuşulanları, bir tür vakar içinde yemeğine devam ediyor. Hayret! diyorum ben, Özkul daha düne kadar o kız için demediğini bırakmazdı! Babam sakin, ekmeğinden bir parça koparıp […]

Elvan Yıldız Akyol • Herkesleşme

Kapıdan apar topar çıktı. Kapıyı kilitlemişti. Kahretsin. Bilgisayarını almayı unutmuştu. Tekrar kapıyı açtı. Ayakkabılarını çıkarırsa zaman kaybedecek. Olanca titizliğine rağmen, ayakkabılarının ucuna basarak eve girdi. Bilgisayarını toparladı. Hızlı adımlarla biraz da sekerek kapıya geldi. Düşündü: “Unuttuğum başka bir şey var mı?” Çok şey vardı unuttuğu. Unutmasa yaşayamazdı. Kapıyı kilitledi. Koşarak indi merdivenleri. Apartman kapısına geldiğinde […]

Kerem Nadir Özcan • Sevgi

Adamın sevgiyle baktığını sanmıştım kadına. İç, dehliz, yolculuk ertesilerinde yeniden karşılaşmak kadınla, yanıldığımı fark ettirdi. İşe geç kalmıştım. Durak kalabalıktı. Yağmur, ölmüş bedenlerden ruhları tek tek ağdırıyordu. Şehrin yüksek bir bölgesiydi bulunduğum yer. Önümde, uçsuz bucaksız uzanan: Evler, sokaklar, caddeler, parklar, ormanlık alanlar, göğe yükselen ruhlarla doluydu. Durakta insanlara bakıyordum. Kimi öğrenci, kimi yaşlı, kimisi tek tabanca […]

Öznur Derya Değirmencioğlu • Ihlamur Kokusu

Işıkta kamaşan yeşil gözlerini açtı. Bulutsuz gökyüzüne baktı. Beyaz bir güvercin aradı gözleri. Ona ıhlamur kokusunu getirecek… Etrafında yükselen seslerden bihaber. İçindeki çelişkiler yumak yumak olmuş, arapsaçına dönmüşken bir yenisi daha eklenmişti şimdi. Ne başından süzülen sıcak kan ne de elini kesen çatıdaki telleri düşünüyordu. Sevdiği kadınla evlendi. Yeni doğmuş siyah saçlı kız çocuğunu sevdi. […]

Mustafa Orman • Eksik

Televizyonun camı kırık; koca delik, kablosu kopuk, üzeri toz toprak. Adamın dili kerpeten sıkılı. Oğullarının sırtına Allah’ın elleri olabilen babaların sonuncusu. Göğe bakıyor durmadan, elleri açık, Allah görünürde yok. İçindekileri elindeki tespihle saydırıyor. Azap, afat, bela yüzünde kamış kamış. Şakaklarında damar damar sinir. Bıyıkları sararmış adamın. Ayakkabıları çamurlu, paçaları da buna dahil. Yanına vardım. Yıkık. […]

Haluk Mesci • Dövme

Hafif bir uykunun içinden fren sesleri duyuyorum, kaçıncı kez ise artık… Ankara’ya giden yataklı Eskişehir’e gelmiş olmalı. Perdeler kapalı ama, nedense durulan istasyonun Eskişehir olduğu duygusu var bende. Çünkü hep burada uyanıyorum. Ya İstanbul’dan beri uykumu aldığımdan, ya bu kentte geçen çocukluğumun ve ilk gençliğimin anıları bilinçaltımda uyandığından. Timex Indiglio’mun ışıklı kadranı 3.30’u gösteriyor. Trenin bir […]

Deniz Moralıgil • Kısa Kısa Öyküler

Bahşiş Adam kafeteryadan ayrıldığında masasında zarif el yazısıyla dolu, minik bir peçete yığını bıraktı. Garson bu notları gizlice önlüğünün cebine attı, evindeki eski bir kutunun içinde biriktiriyor. Peçeteler dolusu karakter, uydurma ya da gerçek bir sürü anı ve bir yerlere varmayan diyaloglarla dolu bir kutusu vardı artık genç adamın.   Bir Daha Hiç Ayrılmadık Annem biraz […]