Home Öykü Kısa Öykü

Kısa Öykü

Gizem Hacımuto • Rüyadigma

Herhangi bir paradigmayı reddetme kararı aynı zamanda daima bir başkasını da kabul etme kararıdır. Thomas S. Kuhn Ona artık işlere yetişemediğimi söylediğimde, dünya zamanıyla bir süre sessizlik oldu. “Haklısın, bu aralar trafik kazaları, intiharlar ve kanser arttı. Kendine yardımcı alabilirsin pekâlâ, elbette bir fani. Sana bir kayık veririm. Getirip ruhları oraya bırakırsın. Yardımcın da onları […]

Iraz Şensöz • Pazartesi Pazartesi

Plazanın asansöründe aynaya baktım. Boynumda az kalsın evde unutacağım elektronik geçiş kartı vardı. Sabah tıraş olurken yüzümü kesmiştim. Çenemden küçük bir parça kanlı kâğıt havlu sallanıyordu. Çekip almaya çalıştım. Yapışmıştı. Asansör kırk dördüncü kata geldi. İndim. Kartımı okutup kapıdan geçtim. Omzumda laptop çantası, elimde çay. Diğer elimle kravatımı düzeltiyordum. Girişteki sekreterle göz göze geldik. “Günaydın.” […]

Müjde Van Gorp • Üç Vakte Kadar

Hande daha çocukken kendi için bir şey istemekten vazgeçmişti. Aslında zaten hiç olur olmadık şeyler istememişti. Bir oyuncak bebek, plastik çay takımı ya da en fazla oyuncak bir dikiş makinesi… Onun istediği her şey yersiz, gereksiz ve en çok da imkânsızdı. Bir an önce büyümeli, evlendirilip evden gitmeli de bir boğaz eksilmeliydi. O eve fazla […]

Suna Dirikan • Ölüm Bizi Ayırana Kadar

Bildiğin cin. Bazıları tadını kolonyaya benzetir. İyisini tatmadıkları için. Bardağımı yarıya kadar dolduruyorum. Üzerine tonik ekliyorum. Aslında tonik sevmem. Kinin kokar. Limonu dilimle, içine bir parça buz koy. Cin tonik severim. Taze nane yaprağıyla birlikte ferah bir tad. Sen şimdi benim büyük bir geceye hazırlandığımı bilmiyorsun. Koy bakalım votkanı o çok sevdiğin ince cama. Sen […]

Kazuo Ishiguro • Tuhaf ve Bazen Hüzünlü

İngiltere’ye geldikten sonraki yıldı, Yasuko’yu doğurdum. Bir ihtimal sıla hasretindendi, bilmiyorum, ama sorunlu bir doğumdu. Doğumdan öyle güçsüz bir halde çıkmıştım ki Yasuko anca birkaç aylıkken hastaneye dönmek zorunda kaldım. İlk geceler çok az uyudum, orada tuhaf bir yatakta, kızımdan uzakta, acılar içinde. Bana uyuştucu verdiler ve uykuyla uyanıklık arasında sürüklendim durdum. Ve geceleri düpedüz […]

Nihan Yıldırım • Deniz Kabukları

Basar basmaz katran karanlık, rüzgârım diner, acılar vurur sulara… Behçet Aysan Deniz kabukları topluyorduk otsuz, ıssız, kimsesiz sahilde… Rengini bulamamış, belki bulup da kaybetmiş kumların arasında, derdimizi unutmak için dolaşıyorduk. Kendimizi bulmak ister gibi arıyorduk çakıllar arasında sıkışmış ama kırılmamış, kırılmışsa da eğilip bükülmemiş, inatçıları… Denizin içine gömülmüş korkakları ya da dalgaların tutup fırlattığı, itilmiş […]

Didem Gündü • Bambu Çiçeği

Sabaha doğru gözlerini araladığında sokaktan gelen rüzgâr sesiyle içerideki türkü sesi birbirine karışıyordu. Derinden geliyordu sesler. Uykunun en tatlı yerindeydi. Günlerin en mavisinde, düşlerin en mavisindeydi. Sıcak bir yel esiyordu. Gözlerini huzurla hafifçe kapadı. Daha önce hissetmediği bir duyguyla karşı karşıyaydı. Arınıyordu. Kirli giysilerinden kurtuluyordu,  beyaz bir elbise geçiriyordu üstüne usulca. Yatakta boylu boyunca uzanmıştı. […]

Haden Öz • Çığlık

“Neden kadın değilim,” diye düşündü Levent. “Neden erkeklik kahrediyor beni? Ruhum neden bu erkek bedenimde acı çekiyor? Yoksa bu acı, erkek bedenimle ilgili değil mi? Kadın olsaydım kadınlık da böyle acı verir miydi bana?” Etrafındaki kadınları süzdü. Ellerine baktı kiminin, kiminin ayaklarına, kiminin gözlerine takıldı gözleri. Hemen kaçırdı gözlerini. Kadınları süzen erkekleri gözledi. Onların kadınlar […]

Deniz Gündoğan İbrişim • Karşılaşma

Araba her zamanki gibi dar orman yoluna saptı. Sağda solda birbirlerine sarılarak yukarıya uzanan ağaçların dallarına bakılırsa bahar kapıda. Yavaşça inen karanlığa rağmen seçilebilen patlayan erik ağaçları mesela. Yol boyunca beyaz, ferah bir soluk her geçen arabaya. Daha erkene dönük dallar. Sonra küçücek çıkacak erik, sonra büyüyecek ve kırmızıya, mora dönüşecek. Sonra. “Ben seni bahara […]