Home Bilgi Bankası Pera’nın Tarihsel Gelişimi ve Afrika Han
Pera’nın Tarihsel Gelişimi ve Afrika Han

Pera’nın Tarihsel Gelişimi ve Afrika Han

109
0

Afrika Hanı bugün ziya­ret edi­le­me­ye­cek durumda. 2006 yılında Caffe Nero’yu Türkiye’ye geti­ren Işık Keçeci Aşur ve eşi Mus­tafa Aşur tara­fın­dan satın alındı. Kapı­ları zin­cir­le­nen Afrika Hanı’nın res­to­ras­yon süre­cin­den sonra otel ya da alış­ve­riş mer­kezi olması plan­la­nı­yor.

Yunanca’da “karşı yaka” anla­mına gelen Pera böl­ge­sinde yer­le­şim 16. yüz­yılda yabancı elçi­lik­le­rin keş­fiyle yoğun­laştı. Böl­geye ilk yer­le­şim iznini alan Fran­sız­lar Pera’yı oluş­tu­ran dört yol­dan “İstik­lal Cad­desi” üze­rinde elçi­lik bina­la­rını kur­maya baş­ladı. Fran­sız­la­rın keş­fin­den sonra öteki yabancı elçi­lik­ler de zamanla böl­geye yer­leş­meye baş­ladı. Rus Sarayı, Vene­dik Sarayı, Hol­landa Sarayı, İsviçre Sarayı, Prusya, İngi­liz ve Ame­rika Elçi­lik bina­ları Pera’ya yapıl­mış.

afrika-hann

Pera böl­ge­sinde elçi­lik­lerle bir­likte baş­la­yan yoğun­laşma bera­be­rinde yapı­laş­mayı da getirdi. 18. ve 19. yüz­yılda batılı dev­let­lerle siyasi ve kül­tü­rel iliş­ki­le­rin kurul­ması böl­ge­nin kal­kın­ma­sını hız­lan­dırdı. Tan­zi­mat Fermanı’yla azın­lık­lar elde ettik­leri hak­ları geniş­le­te­rek böl­geye bina­lar yapıp köklü bir yer­le­şimi baş­lattı. 1856 yılında Isla­hat Fermanı’nın ila­nıyla bir­likte, azın­lık­la­rın hak­ları geniş­le­yip dev­le­tin kad­ro­la­rında, orduda, resmi kurum­larda iste­dik­leri mev­kiye yük­sel­me­leri sağ­landı. Ağır­lıklı ola­rak Rum nüfusu barın­dı­ran böl­gede Erme­ni­ler, Muse­vi­ler ve Türk­ler de yer­le­şime dahil oldu.

afrikahaniic

Bölge adı­nın Pera’dan Beyoğlu’na dönüş­me­sini Vene­dik bal­yosu And­rea Gritti’ye borçlu. 16. yüz­yılda böl­geye gelen zen­gin tüc­car And­rea Gritti buraya büyük bir konak yap­tırdı. Büyük oğlu Alvise babası gibi tica­retle uğra­şıp konağı her yer­den görü­le­bi­le­cek kadar büyüttü. Alvise Gritti aynı zamanda mak­bul ve mak­tul Sad­ra­zam İbra­him Paşa’yla sık sık görü­şüp dev­le­tin dış poli­ti­ka­la­rına yoğun­laş­mış. Böl­geye adını veren Gritti ailesi artık çok bilin­mese de büyük Beyoğlu kona­ğı­nın kalın­tı­la­rı­nın Def­ter­dar Yokuşu’nda olduğu bili­ni­yor.

Böl­geye yer­le­şi­min baş­la­ma­sıyla bir­likte cadde üze­rinde yapım faali­yet­le­rine de hız verildi. 1870 yılın­daki büyük Pera yan­gı­nın­dan sonra kâgir mal­zeme bıra­kıldı, taş ve demir döküm kul­la­nıldı. İtalya’dan göçen işçi­ler, kal­fa­lar ve mimar­lar, Beyoğlu’ndaki yapı­la­rın inşa süre­cinde çalıştı. İstik­lal Cad­desi, Asma­lı­mes­cit Sokağı, Kum­ba­racı Yokuşu gibi yer­lerde cephe tasa­rım­la­rına büyük önem verildi. Sadece cadde üze­rin­deki bina­lar değil, ara ve arka sokak­lar­daki yapı­lar da döne­min üslu­bunu yan­sı­tır.

Beyoğlu’nun sivil yapı­ları ara­sında han­lar büyük önem taşır. Ticari yapı­lar ola­rak inşa edil­se­ler de soka­ğın doku­suna uyum sağ­la­yan, işlev­sel­liği kadar gör­ke­miyle de ön plana çıkan han­lar bölge esna­fı­nın kur­ta­rı­cısı olmuş. Günü­müzde hâlâ kul­la­nı­lan yapı­lar­dan çoğu 19. yüz­yılda inşa edildi.

1. Abdülhamit’in mabe­yin­ci­le­rin­den Sarı­ca­za­de­ler aile­sine men­sup Ragıp Paşa Beyoğlu’nda mar­ka­laş­mış bir­çok yapı inşa ettirdi: Rebul Ecza­nesi, Abdul­lah Efendi Lokan­tası ve Osmanlı’nın yayıl­dığı üç kıtaya ismini veren Rumeli, Ana­dolu ve Afrika Han­ları.

Ragıp Paşa tara­fın­dan yüz­yı­lın son­la­rına doğru inşa etti­ri­len Afrika Hanı üç blok­tan olu­şu­yor. Büyük­par­mak­kapı Sokak ile Küçük­par­mak­kapı Sokak ara­sında geçit görevi gören han, eklek­tik mima­ri­nin iyi örnek­le­rin­den. Dört kapısı olan hanın 95 kadar küçük dairesi var. Bu daire­ler günü­müz stüdyo daire­le­ri­nin erken örnek­leri sayı­la­bi­lir. Afrika Hanı bugün ziya­ret edi­le­me­ye­cek durumda. 2006 yılında Caffe Nero’yu Türkiye’ye geti­ren Işık Keçeci Aşur ve eşi Mus­tafa Aşur tara­fın­dan satın alındı. Kapı­ları zin­cir­le­nen Afrika Hanı’nın res­to­ras­yon süre­cin­den sonra otel ya da alış­ve­riş mer­kezi olması plan­la­nı­yor.

(109)

Yorumlar