Home Kültür Sanat Edebiyat Şiir Peşine Düşen Ruhundan Saklanan Pessoa
Peşine Düşen Ruhundan Saklanan Pessoa

Peşine Düşen Ruhundan Saklanan Pessoa

75
0
Takyedin Çiftsüren

Por­te­kizli şair yazar Fer­nando Pes­soa, edebi yaşa­mını bir­kaç farklı kim­likle sür­dü­ren biri. Bu kim­lik aldığı mah­las­lar değil. Onun edebi yaşa­mı­nın devamı ve farklı boyut­ları olan kişi­ler­dir. Onla­rın bir doğum, yaşam ve ölüm anları var. Bir­çok esere imza­sını atan bu kişi­le­rin, bir­bi­rin­den ayrı birer poeti­kası bulu­nur. Bu yüz­den dün­ya­nın en ilginç şairi ve yazarı oldu­ğunu söy­le­mek abartı olma­ya­cak­tır.
Peki Pessoa’nın bir­çok kim­lik altında yaz­ma­sı­nın altında yatan neden veya neden­ler ne? Ben, onun bu şekilde kim­lik­ler yarat­ma­sı­nın arka­sın­daki en güçlü nede­nin onun ken­din­den kaçma arzusu oldu­ğunu düşü­nü­yo­rum.
Bir insan nasıl başka his­se­derse ken­dini
Ben de öyle yad­sı­ma­lı­yım doğamı
diyor Alberto Cae­iro kim­liği altında yaz­dığı “Şu Aşa­ğı­daki Dört Şarkı” adlı şiirde.
Başka bir kim­li­ğin başka düşün­ce­ler, başka düşün­ce­le­rin başka algı­lama biçim­leri, başka algı­lama biçim­le­ri­nin başka duy­gu­lar ve başka duy­gu­la­rın da başka bakış açı­sıyla yazıl­mış şiir­ler demek oldu­ğunu düşün­me­sin­den ileri gelen bir çaba bu. Başka kim­lik­ler yara­tırsa o zaman kendi öz benin­den, kendi öz düşün­ce­sin­den bir şekilde kaça­ca­ğını düşün­mesi, ona ken­dini yad­sı­ması için baş­vu­ra­cağı yegâne yol ola­rak kalır. Ancak bunda pek de başa­rılı ola­ma­dı­ğını aşa­ğı­daki örnek­ler­den yola çıka­rak anla­ya­bi­li­yo­ruz.
Kendi ger­çek kişi­li­ğin­den kaçış ve ken­dini yad­sıma arzunu, Fenando Pes­soa adıyla yaz­dığı “Bir Kaça­ğım Ben” adlı şiirinde açık bir şekilde görü­lür.
İnsan sıkı­lırsa
Aynı yerde yaşa­mak­tan
Ben neden hep aynı
Deri­nin altında
Sıkıl­ma­dan yaşa­ya­yım

Bu dize­le­rinde kendi olmak­tan sıkıl­ma­sını aynı yerde yaşa­mak­tan sıkıl­ma­sıyla eş değerde sun­muş bize. Yeni kişi­lik­ler ara­yışı, yeni yer­ler gezip görme arzusu gibi­dir onun için. Bu dize­le­rini takip eden,
Ruhum peşime düş­müş
Ama ben sak­la­nı­yo­rum
dize­le­riyse ne kadar farklı kim­lik­lere bürü­nürse bürün­sün ger­çek ruhu­nun her sefe­rinde peşine düş­tüğü gös­te­rir bize.
İnsa­nın yal­nızca ken­disi olması
Ya zin­dana kapan­mak
Ya da hiç olmak demek
oldu­ğuna da yine aynı şiirde bizi ikna etmeye çalı­şır. Ya da bir nedene bağ­la­maya.
Umu­du­nun hiç­bir yerde yaka­lan­ma­ması oldu­ğunu yine “Bir Kaça­ğım Ben” adlı şiirin­deki şu dize­le­rinde görü­rüz:
Uma­rım ne yerde, ne de gökte
Bir türlü bula­maz beni.

Ancak umdu­ğunu bula­maz. Ruhu­nun nasıl peşine düş­tü­ğünü ve onu yaka­la­maya çalış­tı­ğını Alvaro de Cam­pos adıyla yaz­dığı “Denize Övgü” adlı şiirde yer alan,
Bilinç­dışı sim­ge­ler, kor­kunç doğa­üstü ima­lar
Bir zaman­lar ben olan o insanı dirilt­meye çalı­şı­yor­lar bende

dize­le­rin­den yola çık­tı­ğı­mızda görü­rüz.
Buna rağ­men farklı kim­lik­lerle yaz­dığı şiir­ler­deki kaçışa özel vurgu yap­ması, her kişi­likte onu yaka­la­ya­nın asıl ruhu oldu­ğunu görü­rüz. O kaçışa yapı­lan vur­gu­la­rın aşa­ğı­daki gibi alt alta yazıl­ma­sı­nın daha iyi ola­ca­ğını düşün­düm.

Bu kaçış saatinde (“Gül­leri Yeğ­le­rim, Sev­gi­lim”, Ricardo Reis)
Rahat bırak beni odamda tek başıma (“Tanı­maya Baş­lı­yo­rum Ken­dimi, Ben Yokum”, Alvaro de Cam­pos)
Yel­ken aç, bir şey alma­dan yanına, deği­şik kim­li­ğinle. (“Topla Pılını Pır­tını Bir Yere Git­me­mek İçin”, Alvaro de Cam­pos)
En iyisi ne düş gör­mek ne gör­me­mek.
En iyisi hiç uyan­ma­mak (“Uyu­yo­rum, Düş Görür­sem Bil­mi­yo­rum Uyan­dı­ğımda”, Fer­nando Pes­soa)
Yola çık­mak! Yitir­mek ülke­leri!
Bir baş­kası olmak süre­siz (“Yola Çık­mak, Yitir­mek Ülke­leri”, Pes­soa)

Bütün bun­lar­dan yola çık­tı­ğı­mızda nereye kaçarsa kaç­sın, hangi kim­liğe bürü­nürse bürün­sün onun asıl kim­li­ğine bir şekilde yaka­lan­dı­ğını görü­rüz. Şiirin deva­mında ise şöyle söy­lü­yor:
Ve bir baş­ka­sı­nın anla­şıl­maz bir biçimde
Benim olan anı­ları içinde bulu­yo­rum ken­dimi.

Fer­nando Pessoa’da ken­dine bir kim­lik ara­ma­nın asıl hedef oldu­ğunu dil­len­di­ren­le­rin yanıl­dı­ğını düşü­nü­yo­rum. Onda kim­lik ara­yışı yok. O, kim oldu­ğunu çok önce­den bilen biri. Onun diğer kim­lik­lere bürün­mesi ve o kim­lik­le­rin arka­sın­dan der­dini anlat­ması, onun kim­lik ara­yışı değil, asıl kim­li­ğin­den kaçı­şı­dır. Ger­çek kim­liği ona acı veri­yor çünkü. Dene­bi­lir ki insa­nın kim­lik ara­yışı acı­dan ileri gelir. Bu doğ­ru­dur, ama o acı “ben”in kim ve ne oldu­ğunu bil­me­mek­ten gelir. Pessoa’da bu yok, ter­sine olu­şan kim­lik­ten kaçış var­dır. Pessoa’nın bütün kim­lik­le­rin üze­rinde olan arzusu, “bir yok­lu­ğun peşinde//, //bir başka olmak süresiz“dir. Ama bunu başa­ra­maz. Yok oldu­ğunu söy­lese de çek­tik­leri yok olma­sını engel­ler.

Kendi yad­sı­mak iste­yen Pes­soa, “ken­dimle anla­şa­ma­sam da bağış­lı­yo­rum ken­dimi” diye­cek kadar da olgun­dur. Bu, ken­din­den kaçı­şın zaman zaman boşuna oldu­ğunu düşün­me­sin­den ileri gel­di­ğini düşün­mek de abartı olma­ya­cak­tır.

Ricardo Reis’in imge­le­min­den çıkan, “bir ruh­tan başka ruh­lar var­dır içimde“dizesi, Pessoa’nın her yerde görü­len ruhu­dur. Hiç sus­ma­yan kendi ruhu.
Bir ruh­tan başka ruh­lar var içimde.

 

Bir “ben”den başka “ben”ler olduğu gibi.
Gene de yaşa­rım ben
Hiç­bi­rine aldır­ma­dan.
Hep­sini sus­tu­rur, ken­dim konu­şu­rum.

Fer­nando Pes­soa, Uzak­lık­lar, Eski Deniz­ler, Çevi­ren: Cevat Çapan, Can Yayın­ları, 2015 (3. Baskı)

(75)

Yorumlar