Home Hayat Eğitim PISA, Eğitimde Bulunduğumuz Yeri Belgeledi
PISA, Eğitimde Bulunduğumuz Yeri Belgeledi

PISA, Eğitimde Bulunduğumuz Yeri Belgeledi

342
0

Türkiye’nin fen kar­ne­si ise içler acı­sı.  OECD orta­la­ma­sı­nın 493 oldu­ğu fen­de Tür­ki­ye 425 puan ile 70 ülke ara­sın­da 50’nci oldu ve 35 OECD ülke­si ara­sın­da ise sade­ce Meksika’nın önün­de yer aldı.  2012’de arka­mız­da olan Şili önü­mü­ze geç­ti.

Prof. Dr. Erhan Erkut
MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı

PISA, OECD tara­fın­dan eği­tim poli­ti­ka­la­rı ve çık­tı­la­rı­nı geliş­tir­mek ama­cıy­la uygu­la­nan bir prog­ram. 2000 yılın­da uygu­lan­ma­ya baş­la­yan bu prog­ra­ma Tür­ki­ye 2003’te dahil oldu.  Üç yıl­da bir 15 yaşın­da­ki öğren­ci­le­re, mate­ma­tik, fen ve oku­ma alan­la­rın­da bir sınav veri­li­yor ve bu sınav­da tüm ülke­ler­de­ki öğren­ci­le­rin orta­la­ma puan­la­rı kamu­oyuy­la pay­la­şı­lı­yor.

2006’dan 2012’ye kadar geçen altı yıl için­de Türk öğren­ci­le­rin aldık­la­rı puan­lar yük­sel­miş, fakat dün­ya­da­ki sıra­la­ma­mız iler­le­ye­me­miş­ti.  2015 sına­vı­nın sonuç­la­rı ise bek­le­nen­den de kötü gel­di: Hem puan­la­rı­mız, hem de sıra­la­ma­mız düş­tü.

2015 PISA sına­vı­na 70 ülke ve böl­ge­de­ki 540 bin öğren­ci katıl­dı.  Bu yıl­ki tes­tin ana tema­sı fen idi.  Bu yıl ilk defa (seç­me­li ola­rak) grup çalış­ma­sı ile prob­lem çöz­me ve finan­sal okur­ya­zar­lık test­le­ri yapıl­dı.  Fen­de OECD orta­la­ma­sı 493 oldu.  Sin­ga­pur 556 ile en yük­sek puanı aldı.  En yük­sek puan­lı diğer dört ülke ise Japon­ya, Eston­ya, Fin­lan­di­ya ve Kana­da oldu. OECD öğren­ci­le­ri­nin yüz­de 79’u fen okur­ya­zar­lı­ğın­da yedi sevi­ye ara­sın­dan temel okur­ya­zar­lık sevi­ye­si ola­rak nite­len­di­ri­len ikin­ci sevi­ye veya üze­rin­de sınıf­lan­dı­rıl­dı, yüz­de 7.7’si ise yedi sevi­ye­nin en üst iki sevi­ye­sin­de sınıf­lan­dı­rıl­dı ki; bu sevi­ye­yi gele­ce­ğin aka­de­mis­yen­le­ri­nin, bilim insan­la­rı­nın, mühen­dis­le­ri­nin, tek­no-giri­şim­ci­le­ri­nin çıka­bi­le­ce­ği düzey ola­rak yorum­la­mak müm­kün.

Türkiye’nin fen kar­ne­si ise içler acı­sı.  OECD orta­la­ma­sı­nın 493 oldu­ğu fen­de Tür­ki­ye 425 puan ile 70 ülke ara­sın­da 50’nci oldu ve 35 OECD ülke­si ara­sın­da ise sade­ce Meksika’nın önün­de yer aldı.  2012’de arka­mız­da olan Şili önü­mü­ze geç­ti. Geçen sınav­da­ki (2012) fen puanı­mız 463 idi ve her iki sene­de de fen sına­vı­nı alan 63 ülke ara­sın­da en büyük düşü­şü (38 puan­lık düşüş) biz yaşa­mı­şız.  Orta­la­ma puan­da­ki düşüş­ten daha ürkü­tü­cü bir bul­gu ise, fen okur­ya­za­rı olma­yan öğren­ci ora­nı­mı­zın, sına­va giren öğren­ci­le­rin nere­dey­se yarı­sı (yüz­de 44,5) olma­sı.  Beni en çok kay­gı­lan­dı­ran bul­gu­lar ise fen­de en üst iki sevi­ye­de olan öğren­ci ora­nı­mı­zın sade­ce yüz­de 0,3 (yani OECD orta­la­ma­sı­nın 25’te biri) olma­sı ve en üst sevi­ye­de hiç öğren­ci­mi­zin olma­ma­sı.

Temel okuryazarlığı olmayan öğrenci oranı yüzde 40

OECD orta­la­ma­sı­nın 493 oldu­ğu oku­ma sına­vın­da Tür­ki­ye 428 puan ile 70 ülke ara­sın­da 50’nci oldu ve 35 OECD ülke­si ara­sın­da ise yine sade­ce Meksika’nın önün­de yer aldı.  2012’de arka­mız­da olan Şili önü­mü­ze geç­ti.  Oku­ma puanı­mız­da­ki orta­la­ma trend (2009’dan bu yana 3 yıl­lık deği­şim) nega­tif (-18) ve bu değer ista­tis­tik­sel ola­rak anlam­lı.  Nega­tif tren­di biz­den daha kötü olan sade­ce 2 ülke bulu­nu­yor.  Geçen sınav­da­ki (2012) oku­ma puanı­mız 475 iken bu sınav­da 47 puan­lık bir düşüş oldu.  Temel okur­ya­zar­lı­ğa (sevi­ye 2) sahip olma­yan öğren­ci ora­nı OECD’de yüz­de 20 iken Türkiye’de yüz­de 40.

OECD orta­la­ma­sı­nın 490 oldu­ğu mate­ma­tik sına­vın­da Tür­ki­ye 420 puan ile 70 ülke ara­sın­da 49’uncu oldu ve 35 OECD ülke­si ara­sın­da ise yine sade­ce Meksika’nın önün­de yer aldı. 2012’de arka­mız­da olan Şili ve Slo­vak­ya önü­mü­ze geç­ti.  2012 sına­vın­da 448 puan alan Tür­ki­ye, 2015 sına­vın­da 28 puan­lık bir düşüş yaşa­dı.  Bu düşü­şün 10 puanı sına­vın ölçek­len­me­sin­de yapı­lan deği­şik­li­ğe bağ­la­nı­yor, fakat puan­da­ki düşüş ista­tis­tik­sel ola­rak anlam­lı.  Mate­ma­tik puanı bizim­kin­den daha faz­la düşen sade­ce bir ülke var.  OECD ülke­le­rin­de öğren­ci­le­rin yüz­de 78’i mate­ma­tik sına­vın­da ikin­ci sevi­ye veya daha üze­rin­de sınıf­lan­dı­rı­lı­yor ve mate­ma­tik okur­ya­za­rı kabul edi­li­yor.  Bu oran Türkiye’de ise yüz­de 48.6.  Yani, sına­vı alan öğren­ci­le­ri­mi­zin yarı­sın­dan faz­la­sı modern top­lu­ma tümüy­le katı­la­bil­mek için gere­ken temel mate­ma­tik bece­ri­le­rin­den yok­sun.  Ben­ce daha kay­gı veri­ci bir bul­gu ise, en üst iki düzey­den biri­sin­de olan öğren­ci sayı­mı­zın 2012 sına­vı ile kıyas­lan­dı­ğın­da yüz­de 5.9’dan yüz­de 1.1’e düş­müş olma­sı, ki bu çok cid­di bir düşüş.  OECD rapo­run­da Türkiye’nin mate­ma­tik sınav sonuç­la­rın­da­ki bu geri­le­me­le­rin özel­lik­le altı çizil­miş.

Number in Space series. Design made of numbers, fractal textures and lights to serve as backdrop for projects related to computers, mathematics, science and education

Sonuçları olumlu okumak mümkün değil

Veri­len üç sına­vın en az birin­de en üst iki sevi­ye­ye çıka­bi­len öğren­ci ora­nın­da, OECD orta­la­ma­sı yüz­de 15,3.  Tür­ki­ye bu sıra­la­ma­da 70 ülke ara­sın­da yüz­de 1,6 ile 59’uncu oldu. Yani en başa­rı­lı öğren­ci ora­nın­da, OECD’nin 10’da biri düze­yin­de­yiz.  Üç sınav­da bir­den ikin­ci sevi­ye­ye bile ula­şa­ma­yan (yani tüm alan­lar­da temel okur­ya­zar­lık sevi­ye­si­nin altın­da olan) öğren­ci ora­nın­da OECD orta­la­ma­sı yüz­de 13. Tür­ki­ye bu sıra­la­ma­da 70 ülke ara­sın­da yüz­de 31,2 ile 51’inci. Yani ülke­miz­de­ki 15 yaş gru­bu­nun nere­dey­se 3’te biri, hem fen, hem mate­ma­tik, hem de oku­ma­da temel okur­ya­zar­lık sevi­ye­si­nin altın­da.  Gele­ce­ği­mi­zi ema­net ede­ce­ği­miz genç­li­ğin 3’te biri temel okur­ya­zar­lık bece­ri­le­ri­ne sahip değil!

Veri oku­ma­yı bilen ras­yo­nel biri­si için, ne kadar iyim­ser olur­sa olsun bu sonuç­la­rı olum­lu ola­rak değer­len­di­re­bil­mek maale­sef müm­kün değil.

Beni sonuç­lar­dan daha çok kay­gı­lan­dı­ran konu Mil­li Eği­tim Bakanı’nın deme­ci oldu.  Sayın Bakan, sınav­da en başa­rı­lı öğren­ci guru­bu­muz olan fen lise­si öğren­ci­le­ri­nin orta­la­ma puan­la­rı­nın dün­ya üçün­cü­sü olan Eston­ya sevi­ye­sin­de oldu­ğu­nu belirt­ti ve orta­la­ma puanı düşü­ren­le­rin mes­le­ki ve tek­nik lise­ler oldu­ğu­nu vur­gu­la­dı.  Bir ülke­nin en başa­rı­lı gru­bu­nu baş­ka ülke­le­rin orta­la­ma­la­rı ile kıyas­la­mak en hafif tabi­ri ile yanıl­tı­cı­dır.  Bunu bir kena­ra bıra­kır­sak, bu sonuç­lar ışı­ğın­da dün­ya stan­dart­la­rın­da öğren­ci yetiş­tir­me­yi hedef­le­yen bir ülke­nin fen lise­si sayı­sı­nı artır­ma­sı bek­le­nir.  Fakat aynı Bakan bun­dan iki ay önce, son 10 yıl için­de sayı­sı iki mis­li­ne çıka­rıl­mış olan mes­lek lise­si sayı­sı­nın tek­rar artı­rı­la­ca­ğı­nı söy­le­di.

Düşüşü sorgulamamız gerekiyor

Açık yürek­li­lik­le bakıl­dı­ğın­da, Türkiye’den yük­sek PISA puan­la­rı bek­le­mek adil değil.  OECD’nin en fakir ülke­le­rin­den biri­si­yiz, anne-baba­la­rı­mı­zın eği­tim sevi­ye­si düşük, öğren­ci­le­rin çoğu sos­yo­eko­no­mik yön­den deza­van­taj­lı grup­lar­dan geli­yor ve okul­laş­ma­nın hız­la art­tı­ğı bir ülke­yiz.  Dola­yı­sıy­la, OECD sıra­la­ma­sın­da­ki yeri­mi­zin son 2 veya 3 için­de olma­sı kanım­ca makul.  Fakat 4 sınav­dır yük­se­len puan­la­rı­mı­zın bu sınav­da neden düş­tü­ğü­nü sor­gu­la­ma­mız gere­ki­yor. Bu eği­li­min önü­müz­de­ki yıl­lar­da sür­me­si­ni bek­le­me­li miyiz?

Kanım­ca bu düşüş tesa­dü­fi değil ve süre­cek­tir. Neden mi? Ben­ce en önem­li nede­ni hız­lı “imam-hatip”leşmedir. Sayın Bakan deme­cin­de tüm lise tür­le­ri­nin fen puan­la­rı­nı açık­la­dı, fakat ilginç bir şekil­de imam hatip lise­le­ri­nin fen puan­la­rı­nı açık­la­ma­dı.  Tah­mi­nim en düşük fen puan­la­rı imam hatip­ler­de.  Ülke­de­ki imam-hatip­leş­me­nin hızı düşü­nü­lür­se, önü­müz­de­ki 9 yıl için­de puan­la­rın daha da düş­me­si bek­le­ne­bi­lir. 

Erhan Erkut’un yazı­sı

(342)

Yorumlar