Home Kültür Sanat Edebiyat Kitap Plajdan Kitap Manzaraları...
Plajdan Kitap Manzaraları...

Plajdan Kitap Manzaraları...

193
0

Saba­hat­tin Ali’lerin, Ste­fan Zweig’ların lis­te­lere gir­diği bugün­leri de gör­dük, sıra çok okun­ma­la­rına, bizim de bunu yaz­ma­mıza gel­sin.

Banu Yıldıran Genç

Yazın sahilde, hatta şez­lon­gun tam üstünde yaz­mayı düşün­dü­ğüm bu yazı bir­ta­kım sağ­lık prob­lem­leri, son­ra­sında kafa­nın dağı­nık­lığı gibi neden­lerle erte­lendi durdu.

Şimdi İstanbul’a dön­müş, iki ay ara­dan sonra işe baş­la­mış­ken, geriye dönük ola­rak aldı­ğım not­ları, bu yaz Kuzey Ege’de bir kam­ping ala­nında neler okun­du­ğunu küçük yorum­larla siz­lere aktar­mak isti­yo­rum.

Önce­likle kadın okur­la­rın favo­risi Fi’den bah­set­mek iste­rim. Azra Kohen’in bu kitap­la­rını bir zaman­lar Ayşe Arman röpor­ta­jın­dan öğren­miş­tim, bu sene dizi uyar­la­ma­sıyla bir­likte önce öğren­ci­le­rin, sonra sahilde kadın­la­rın elinde gör­düm diye­bi­li­rim. Devam kitap­ları olan Pi ve Çi ise görü­nürde yok, sanı­rım onla­rın da dizi­leri çeki­lince sıra­ları gele­cek. Kitap­la­rın ne anlat­tı­ğını sor­du­ğum bir­kaç kişi popü­ler bir­çok kitap­tan daha iyi oldu­ğunu, sıra­dan bir best­sel­ler olma­dı­ğını söy­ledi ama ben oku­ma­dı­ğım ve açık­çası oku­ma­ya­ca­ğım için bu yorum­lara bir katkı yapa­ma­ya­ca­ğım.

Diğer bestseller’ımız kız öğren­ci­le­ri­min de göz­desi olan Jojo Moyes’ler… Derste yal­var yakar izlet­tik­leri bir film­den bili­yo­rum Moyes’i. Sen­den Önce Ben roma­nı­nın uyar­la­ma­sını her ne kadar sıra­dan bul­duy­sam da fil­min sonunda sınıfça göz yaş­la­rı­mızı kuru­lu­yor­duk. Ede­bi­ya­tın en eski­mez konusu aşk, hele de imkân­sızsa… Sanı­rım Jojo Moyes de bunu ustaca kul­la­na­rak 7’den 70’e çoğu kadı­nın gön­lünde taht kur­muş, şez­long­la­rın üstünde havlu ve güneş yağı ara­sında yerini çok­tan almış.

Moyes kadar olmasa da Sarah Jio da sık rast­la­nı­lan yazar­lar­dan. Jio’nun kitap kapak­ları da kitap adları da biraz daha kla­sik­miş havası veri­yor, izle­di­ğim Jojo Moyes fil­min­den yola çıka­rak onun roman­la­rında İngi­liz miza­hı­nın eksik olma­dı­ğını söy­le­ye­bi­li­rim sanki. Sarah Jio belki bu yüz­den pla­jın biraz daha orta yaş­lı­la­rına hitap edi­yor.

Jojo Moyes

Tama­men göz­lemci ola­rak yaz­dı­ğım bu isim­ler hak­kında çok bir şey bil­me­mek, oku­ma­mış olmak oldukça rahat­sız edici aslında. Ama bu kısa yaşamda oku­na­cak kita­bın bu denli çok olması, oku­na­cak­lar lis­te­si­nin hiç ama hiç azal­ma­ması vak­timi en iyi biçimde değer­len­dir­meyi öğretti bana. Eski­den sıkıl­sam da zor­laya zor­laya biti­rir­dim elime aldı­ğım kitabı. Son beş yıl­dır bunu da bırak­tım, olmu­yor mu, olma­sın, sırada çok var, diye düşü­nü­yo­rum. Okur­lu­ğu­mun popü­la­ri­teye en yak­laş­tığı yer poli­si­ye­ler ki onlarda da git­tikçe daha seçici olu­yo­rum. Buna rağ­men kim ne oku­yor diye bak­mayı, sor­mayı çok sevi­yo­rum. Belki de gün­demi, moda olanı bil­mek gerek­ti­ğini düşün­dü­ğüm için, çünkü öğren­ci­ler sev­dik­leri yaza­rın ismini, wattpad’in ne oldu­ğunu bil­di­ği­nizde çok sevi­ni­yor­lar.

Genelde kadın­la­rın oku­duğu kitap­lar­dan bah­set­ti­ğimi fark etmiş­si­niz­dir çünkü çok net bir biçimde söy­le­ye­bi­li­rim ki Türkiye’de kadın­lar daha çok oku­yor. Erkek­le­rin elle­rin­deki kitap­lar çoğun­lukla doku­nul­ma­dan, tele­fon, bira ve uyku mesa­isiyle geçen bir plaj günü­nün ardın­dan şez­long­dan çan­taya trans­fer olu­yor. Bu kitap­lar ise genel­likle gaze­te­ci­le­rin yaz­dığı araş­tırma kitap­ları, ayrı bir best­sel­ler türü ola­rak ele alır­sak, Soner Yal­çın kesin­likle bir numara. Son­ra­sında kam­pin­gi­miz İzmir’e yakın olduğu için olsa gerek Yıl­maz Özdil ve Bekir Coşkun’a rast­la­nı­yor sık sık. Mir­gün Cabas’ın 2001’i hızlı bir biçimde popü­ler­leşti, üç beş kişide gör­düm. Ahmet Şık oku­yan bir kişiye rast­la­dım, ona da utan­ma­sam sarı­la­cak­tım.

Türk ede­bi­ya­tı­nın şaş­maz bir birin­cisi var plaj­larda: Zülfü Liva­neli. Her sene eski kitap­ları olsun yeni kitap­ları olsun, kesin­likle çok oku­nu­yor. Son­raki sırada Ayşe Kulin var. Hatta kom­şu­la­rım kitap­la­rını kendi ara­la­rında dön­dü­re­rek oku­du­lar bu yaz, bir seride sırayı bozan olmuş da, bana da uzun uzun han­gisi önce han­gisi sonra oku­na­cak anlat­tı­lar. Nazan Beki­roğlu yine her yaz rast­la­dı­ğım isim­ler­den, öğren­ci­le­rim de çok seve­rek okur­lar Bekiroğlu’nu.

Bu yaz neye rast­la­ma­dın der­se­niz, çok şaşır­tıcı bir yanı­tım ola­cak: Elif Şafak’a! Aşk’ın, İsken­der’in yayım­lan­dığı yıl­larda istis­na­sız en çok oku­nan o olmuştu. Artık, “Elif Şafak oku­dun mu? Aşk’ı nasıl bul­dun? Ben çok etki­len­dim. Bili­yor musun, biz de Mev­lana soyun­dan­mı­şız” diya­log­la­rın­dan bıkıp usan­mış­tım, bu yaz hiç Elif Şafak soru­suna muha­tap olma­dı­ğım için ayrıca mut­lu­yum. Sadece bir kişide İsken­der’i gör­düm, onu da kapağı değiş­tiği için zor fark ettim. Belli ki yabancı bir kita­bın kapa­ğın­dan bayağı “esin­le­ni­len” eski kapağı değiş­tir­meye karar ver­miş yayı­nevi.

Evet, bu yaz benim plaj göz­lem­le­rim bun­lardı. Tabii ki best­sel­ler dışında kla­sik­leri, modern kla­sik­leri, çağ­daş yerli, yabancı yazar­ları oku­yan­lar da vardı ama genel­leme yapa­ma­ya­cak kadar az olduğu için bu yazı da kitap ekle­ri­nin çok satan­lar lis­te­sine ben­ze­sin var­sın… Saba­hat­tin Ali’lerin, Ste­fan Zweig’ların lis­te­lere gir­diği bugün­leri de gör­dük, sıra çok okun­ma­la­rına, bizim de bunu yaz­ma­mıza gel­sin.

(193)

Yorumlar