Home Kültür Sanat Sinema Polonya'dan Hayvan Haklarına Duyarlı Bir film: Pokot (İz)
Polonya'dan Hayvan Haklarına Duyarlı Bir film: Pokot (İz)

Polonya'dan Hayvan Haklarına Duyarlı Bir film: Pokot (İz)

92
1

Bu aslında yoz­laşma üze­rine yapıl­mış bir film. Kural­ları can­la­rı­nın iste­diği gibi uygu­la­ya­bi­len, gev­şe­te­bi­len emni­yet müdürü, av kura­la­rı­nın kasa­ba­nın önde gelen isim­le­rince ihlal edil­me­sine göz yumu­yor, zaten ken­disi de bir avcı.

Deniz Moralıgil

Agni­eszka Hol­land, sine­maya Andr­zej Wajda’nın asis­tanı ola­rak baş­ladı ve 70’lerden beri çok sayıda filme yönet­men ola­rak imza­sını attı. Son yıl­larda The Kil­ling, The Affair, Treme, House of Cards, The Wire, Cold Case ve Rosemary’s Baby gibi fiya­kalı dizi­ler ile tele­viz­yona yönel­di­ğini görü­yo­ruz, ancak sine­ma­dan kop­muş değil. Zaman zaman ana akım sinema ile de dans edi­yor ve tanın­mış oyun­cu­larla çalışma şan­sını yaka­lı­yor, The Sec­ret Gar­den - 1993, Total Eclipse - 1995, Was­hing­ton Squ­are - 1997, Cop­ying Beet­ho­ven - 2006 bu film­le­rine örnek.

Hol­land son fil­minde yar­dımcı yönet­men ola­rak kızı Kasia Ada­mik ile bir­likte çalış­mış. Pokot, “yeni ve farklı bir bakış açısı yaka­la­mış” olduğu için 2017 yılında Ber­lin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödü­lüne layık görüldü. Ayrıca film, önü­müz­deki yıl Ame­rika Sinema Aka­de­misi Ödülleri’nde Polonya’yı tem­sil etmek üzere seçildi. Filmi pazar­la­mak için sar­fe­di­len “Polonya usulü bir Fargo filmi” ifa­desi bana hayli itici geldi, zira Fargo biz­zat Coen kar­deş­ler tara­fın­dan üç sezon­luk bir TV dizi­sine dönüş­tü­rüldü ve şart­la­rın suç işle­meye yönelt­tiği sıra­dan, iyi insan hikâ­ye­si­nin muh­te­lif ver­si­yon­ları bu dizi filmde yete­rince işlendi. Ancak dene­yimli bir yönet­me­nin eli değ­miş olduğu için Pokot’u izle­meye karar ver­dim.

Pokot Leh­çede, av anla­mına geli­yor, film ulus­la­ra­rası piya­saya İngi­lizce Spoor ismiyle sürüldü. Spoor, hay­van­la­rın bırak­tığı iz veya avlan­mak için hay­van izi sür­mek anlam­la­rını kar­şı­lı­yor.

Film, sim­si­yah bir boş­lu­ğun üze­rine konu­şan ana karak­te­rin sesiyle açı­lı­yor, insan­la­rın doğum tarih­le­ri­nin aslında onla­rın nerede ve nasıl öle­cek­leri bil­gi­sine işa­ret etti­ğini söy­lü­yor. Hemen ardın­dan per­deye Polonya’nın güney batı­sında, Çek Cum­hu­ri­yeti sını­rın­daki orman­lık dağ görün­tü­leri düşü­yor, sis­le­rin ara­sında sihirli bir atmos­fer bu. Güneş doğ­mak üzere, tepe­lerde etrafı göz­le­yen geyik­le­rin boy­nuz­ları var, geyik­le­rin üze­rinde, ağaç­la­rın üze­rinde yük­se­len gözet­leme kulesi. Kamera yuka­rıya doğru hare­ket ede­rek iler­le­di­ğinde çok sayıda avcı­nın jip­le­riyle orma­nın orta­sın­daki bir düz­lükte top­lan­makta oldu­ğunu görü­yo­ruz. Burası fil­min baş karak­teri Janina Duszejko’nun evine çok yakın bir nokta. Yaşlı kadın emekli bir mühen­dis olma­sına rağ­men İngi­lizce öğret­men­liği yap­maya devam edi­yor, soyismi ile anıl­mak isti­yor, her olayı ast­ro­lo­jiyle bağ­daş­tır­maya takın­tılı, veje­tar­yen ve hay­van­lara yapı­lan zulme karşı yaşa­dığı yörede sesini yük­sel­te­bi­len tek kişi. Derme çatma bir evde “kız­la­rım” dediği, Bialka ve Lea adla­rını ver­diği iki köpe­ğiyle bir­likte yaşı­yor. Sabah­ları erken uya­nı­yor ve güne­şin doğu­şunu köpek­le­riyle kar­şı­lı­yor, sakin bir hayatı var ya da öyle görü­nü­yor. Köpek­leri kay­bol­du­ğunda büyük keder duyu­yor ve onları avcı­la­rın öldür­dü­ğün­den şüp­he­le­ni­yor. Bu andan iti­ba­ren fil­min tonu deği­şi­yor ve yan karak­ter­leri tanı­maya baş­lı­yo­ruz ve ardın­dan cina­yet­ler peş peşe gel­meye baş­lı­yor. Köpe­ğini kulü­beye zin­cir­le­ye­rek ölüme ter­ke­den kaçak avcı; saralı, çocuk­luk­tan direkt ola­rak ihti­yar­lığa geçe­cek olan bil­gi­sa­yar dahisi; gün­düz­leri butikte, gece­leri kumarhane/randevuevinde çalı­şan genç kadın; baş karak­teri bir suçlu gibi görüp dedik­le­rine asla aldı­rış etme­yen emni­yet müdürü; gün­düz­leri tilki çift­liği ve butik sahibi gece­leri yasa­dışı kumarhane/randevuevi işle­ten bir adam; sırf anne­sini sinir etmek için baba­sı­nın tela­fuzu zor bir isim ver­diği adam; bir böcek bilimci; içki içti­ğinde eşini kala­ba­lık içinde aşa­ğı­la­mak­tan kaçın­ma­yan bele­diye reisi; hay­van­la­rın ruh­ları olma­dığı için öldü­rül­me­le­rini doğal bulan bir rahip… Çocuk koro­su­nun kili­sede, hay­van­la­rın nasıl avlan­dı­ğına dair bir şarkı söy­le­diği bir ayin esna­sında, rahi­bin man­tık­sız söz­le­rine daha fazla taham­mül ede­me­yen Dus­zejko orada bulu­nan aha­liye, “Bu saç­ma­lığı nasıl din­ler­si­niz!” diye­rek feve­ran edi­yor.

Köyün yer­li­leri aslında geyik­ler, yaban domuz­ları, til­ki­ler, por­suk­lar ve sülün­ler. Ormanda ora­dan raya koş­tu­ru­yor­lar. İnsan­lar­dan kaç­maya çalı­şı­yor­lar ama başa­ra­mı­yor­lar, til­ki­le­rin deri­leri canlı canlı yüzü­lü­yor. Film, bir av tak­vimi üze­rin­den iler­ler gibi olursa da bazı zaman atla­ma­la­rında tak­vim gör­mü­yo­ruz. İçinde bulu­nu­lan ayda hangi hay­vanı avla­ma­nın ser­best olduğu bu tak­vimde yazılı. Yasak olan hay­van­lar avlan­dı­ğında baş karak­ter sürekli ola­rak polise bil­di­ri­yor. Ama kimse kadı­nın şikâ­yet­le­rini dik­kate almı­yor. İyi insan diye nite­len­di­re­bi­le­ce­ği­miz kişi­le­rin çocuk­luk­la­rın­daki önemli bir âna bir­kaç sani­ye­li­ğine şahit olu­yo­ruz, ancak bu anla­rın fil­min bütüne kat­kısı yok.

Pokot bir cina­yet filmi, yöre­deki avcı­lar birer birer öldü­rü­lü­yor. Her suç mahal­linde toy­nak izle­rine rast­la­nı­yor. Bunun üze­rine izle­yici orman­daki seri kati­lin kim olduğu soru­suna yanıt bul­mak isti­yor. “Yosuna dönü­şen köpek­ler” öykü­sünde yanıt erken­den açık edilse de, film fina­line kadar önce­li­ğini umur­sa­maz bir akış izli­yor. Sanki her ceset dik­kati dağıt­mak için filme dahil olmuş gibi. Kati­lin kim oldu­ğuna dair tah­mi­nini söy­lese de, kimse Duszejko’ya inan­mı­yor. Film bağ­lan­tı­sız görü­nen par­ça­lar halinde iler­li­yor. Bütüne hâkim olan tek şey tekin­siz atmos­fer. Çok sayıda yan öykü­den olu­şan filmde yan karak­ter­lere derin­lik kazan­dı­rıl­maya çalı­şıl­mış. Yönet­men, ülke­sine dair eleş­ti­ri­le­rini rahip, polis karak­ter­leri üze­rin­den yapı­yor. Savcı karak­teri zerinde sağ­lık sigor­tası mese­le­sine dahi bir gön­derme var.

Bu aslında yoz­laşma üze­rine yapıl­mış bir film. Kural­ları can­la­rı­nın iste­diği gibi uygu­la­ya­bi­len, gev­şe­te­bi­len emni­yet müdürü, av kura­la­rı­nın kasa­ba­nın önde gelen isim­le­rince ihlal edil­me­sine göz yumu­yor, zaten ken­disi de bir avcı. Fil­min çok par­çalı yapı­sı­nın git­tiği iki yön var: “İnsan­lar avcı­dan başka bir şey değil­dir” ve “din Tanrı’nın yarat­tığı bütün can­lı­lara seve­cen­lik gös­ter­me­yen bir yalan­dan iba­ret­tir”. Ölü hay­van beden­le­rine rast­la­yan Dus­zejko derin keder içimde göz­yaş­ları dökü­yor. Ancak sadece yas tut­mu­yor yan­lış­lık­la­rın kar­şı­sında tek başına müca­dele etmek­ten yıl­mı­yor. Aslında güve­nil­mez bir baş karak­ter Dus­zejko, tıpkı fil­min yönet­meni gibi, yönet­men kendi içinde bütün­lüğü olan, ancak bir­bi­rine bağ­lan­ma­yan par­ça­larla öykü­sünü anla­tı­yor. Fil­min iyi yön­leri, baş­rol­deki Agni­eszka Mandat’ın birinci sınıf oyun­cu­luğu ve etki­le­yici doğa man­za­ra­ları ve hay­van hak­la­rına gös­ter­miş olduğu duyar­lı­lık. Ancak öykü­nün akta­rıl­ması sorunlu. Fargo ile tek bağ­lan­tısı da –film değil, dizi filmle– yay­lı­la­rın yük­sel­diği bol ritmli müziğe sahip olması. Hay­van hak­la­rına duyar­lı­lık gös­te­ren öyküsü tek başına bu filmi iyi film yap­maya yet­mi­yor.

Pokot - 2017

Senaryo: Olga Tokarczuk’un “Drive Your Plo­ugh Over the Bones of the Dead,” (Pul­luğu Ölmüş­le­rin Kemik­leri üze­rin­den Sür” adlı roma­nın­dan uyar­la­yan Agni­eszka Hol­land.

Yönet­men: Agni­eszka Hol­land

Yönet­men Yar­dım­cısı: Kasia Ada­mik

Oyun­cu­lar: Agni­eszka Man­dat, Wik­tor Zbo­ro­wski, Miros­lav Kro­bot, Jakub Giers­zal, Pat­ri­cia Volny

Görüntü Yönet­meni: Jolanta Dyle­wska, Rafal Para­do­wski

Kurgu: Pavel Hrd­lick

Müzik: Antoni Lazar­ki­ewicz

(92)

Yorumlar