Home Kültür Sanat Sinema Recep ‘Kayhan’ İvedik…
Recep ‘Kayhan’ İvedik…

Recep ‘Kayhan’ İvedik…

285
0

Recep İvedik karakterinin yeni bir versiyonu tadındaki Kayhan, ‘Şahan Gökbakar külliyatı’nın en zayıf, en vasat üyesi olmuş. Senaryo çok sıradan, espriler demode; filmde güldüren sahne sayısı da ikiyi geçmiyor…

Uğur Vardan

Şahan Gökbakar’ın, sinematografik özelliklerinden çok ‘Gişe rekortmeni’ unvanıyla sinema tarihimize geçen Recep İvedik karakteriyle bir dönemin ruhunu yansıttığı söylenebilir. Peki nedir bu karakterin yansıttığı ruh? Magandalık, uyanıklık, hınzırlık, şiddete yatkınlık, cinsiyetçi bakış açısı, argo, her daim sıranın en sonundan, beklemeden en önüne geçme hırsı ve özgüveni vs. vs… Gökbakar, Recep İvedik serisine ‘es’ verdiğinde de araya Celal ile Ceren ve Osman Pazarlama girdi. Benzer şekilde ‘Şahan Gökbakar külliyatı’nda ‘farklı’ karakter olarak, bu haftadan itibaren salonlara uğrayan ‘Kayhan’la tanışıyoruz…
Önce konu diyelim: Bir Ankara bebesi olan Kayhan, mezun olduğu lisenin pilav gününe gitmek için İstanbul’a yollanıyor. Kendi sınıfından kimsenin gelmediği etkinlikte 98’deki mezuniyet yıllığını buluyor ve okuduklarıyla raydan çıkıyor. Arkadaşları kendisine ilişkin nefretini adeta yıllıkta kusmuştur. Kayhan, bu duruma kızıyor ve hepsinden tek tek intikam almak üzere harekete geçiyor.

Kayhan (yönetmen koltuğunda yine Togan Gökbakar oturuyor) ‘Şahan Gökbakar filmlerinin en zayıfı, en az vasatı, en az çekici olanı. Recep İvedik serisine ait yapımları beğenmeseniz bile birkaç yerde, bazı sahnelerde gülmeniz vakidir. Lakin Kayhan hem senaryo olarak çok sıradan, alelacele kaleme alınmış gibi hem de güldüren sahne sayısı ikiyi geçmiyor (ya da şöyle söyleyeyim; ben kendi adıma ancak o kadarında gülebildim).

Yine ‘gişesi’ konuşulacak…

Kuşkusuz bu karakterin bilinçaltında da ‘Recep İvedik’lik var; yine bir şekilde magandalık, meseleleri şiddet yoluyla çözme, kadını cinsel obje olarak görme gibi refleksler burada da ortaya çıkıyor. Ama bence asıl mesele senaryoyu kaleme alan Gökbakar kardeşlerin ‘arkaik’, alabildiğine demode bir bakışla güldürme çabalarında ısrar etmeleri. Türkiye artık bırakın 15-20 yıl öncesinin, yakın tarihinin bile değerlerine, reflekslerine sahip değil. Kutuplaşma, hoşgörüsüzlük, birbirini anlamama ısrarı had safhada. Tamam, biliyoruz, Şahan Gökbakar komedilerinin bu türden sosyolojik bir bakışı ya da tavrı yok. Ama benim üniversite zamanımda (80’ler) Limon (Leman öncesi yani) dergisi sath-ı mahalinde yapılan ‘entel’ kesime yönelik espriler (ki o zaman bir manası vardı kuşkusuz) çoktan tarih olmadı mı? Resimlere (tablolara) saldırmak, ressam aşağılamak demode ötesi bir tavır değil mi? Ya da ‘Reiki’ öğretisiyle dalga geçmek, ti’ye almak…

Toparlarsak; kuşkusuz kendi kuşağının komedi alanındaki yetenekli isimlerinden Şahan Gökbakar’ın sürekli kendini tekrarlayan ve kalıcı işleri imza atmaktan kaçınan tavrının yeni bir örneği ‘Kayhan’. Bana söz söylemek düşer mi, bilmiyorum ama yine de söyleyeyim: Naçizane bu tavrın, yetenekli bir sinemacı olduğuna inandığım (‘Gen’le heyecan verici bir giriş yapmıştı yönetmenlik uğraşına) kardeşi Togan Gökbakar’ın kariyerine de etki yaptığı kanısındayım.
Neyse, zaten önümüzdeki günlerde sinematografiden ziyade daha çok ‘Kayhan’ın gişesi konuşulacak, tartışılacak.

Kayhan (5 üzeri 1 yıldız)
Yönetmen: Togan Gökbakar
Oyuncular: Şahan Gökbakar, İrfan Kangı, Gökçe Eyüpoğlu
Türkiye yapımı

Büyük Çin’de Büyük Bela…

Suç, artık Çinlilerin de ilgi alanı dahilinde… Kapitalizme göz kırpma, para kazanma, büyüme hırsı derken bireyin çizgi dışına taşma serüvenleri bir animasyonun konusu haline gelmiş. Liu Jian imzalı İyi Günler (Hao ji le), kara mizahla bezenmiş bir suç filmi tadında. Öykü, söz konusu janrın en bildik klişelerinden birinin etrafında biçimleniyor: Hatırı sayılır bir miktarda para ve onun peşinde olan bir grup ‘iyi’ ve ‘kötü’ insan…

Konu kısaca şöyle: Çin’in güneyinde küçük bir kasabada Xiao Zhang, patronundan bir milyon yuan çalar. Çünkü kız arkadaşının başarısız geçen estetik ameliyatında doğan problemleri ortadan kaldırmak için Güney Kore’ye gidip yeni bir operasyon geçirmesi için çabalamaktadır. Çaldığı para bu işe yarayacaktır. O sırada çocukluk arkadaşı ressama işkence yapan, paranın sahibi Liu Amca, hırsızlığı öğrenir öğrenmez kirli işlerini halleden ‘Sıska’yı devreye sokar…
İyi Günler, Liu Jian’ın kendine özgü, yer yer ağır hareket eden animasyon tekniği ve estetiğinin yanı sıra kurulan özel dünya ve atmosferle son derece özel ve de güzel bir film olmuş. Başarılı ‘çizilmiş’ karakterleri, felsefi göndermelerle yüklü diyalogları ve müziği de cabası. Sözün özü, yetişkinler bu animasyon kaçmaz…

İyi Günler (5 üzeri 4 yıldız)
Yönetmen: Liu Jian
Çin yapımı

(285)

Yorum yaz