Home Bilgi Bankası Salinger’ın Askerlik Anıları
Salinger’ın Askerlik Anıları

Salinger’ın Askerlik Anıları

103
0

Ne kadar uzun yaşar­san yaşa, yanan insan eti­nin koku­sunu bur­nun­dan hiç­bir zaman tama­men ata­maz­sın.”

İkinci Dünya Savaşı’nın ağır göl­ge­si­nin Ame­ri­kan yaşa­mı­nın her yanını sar­dığı 1941 yılında Salin­ger anne ve baba­sıyla bir­likte zor aile haya­tını sür­dü­rü­yordu. Henüz 23 yaşında olan Salin­ger yaşa­mı­nın en tut­kulu yıl­la­rında ken­dini yaz­maya ada­mak için özel bir alan arı­yordu. Aile­siyle bir­lik­tey­ken yaz­ma­nın güç­lü­ğünü bil­diği için uzak­la­şa­bi­le­ceği her yer ona çekici gel­miş. Orduya katıl­mak bile.

Ame­rika Bir­le­şik Dev­let­leri savaşı uzak­tan izler­ken 7 Ara­lık 1941’de Japonya’nın Pearl Harbor’u bom­ba­la­ma­sıyla savaşa dahil oldu. Sava­şın etkisi gözle görü­lür bir şekilde his­se­di­lince Salinger’da ister iste­mez savaşa katılma arzusu baş gös­ter­miş. Yirmi üç yıl önce orduya katı­lan Scott Fitzgerald’a öykü­nen Salinger’ın içinde yurt­se­ver­lik duy­gu­ları kabar­mış. Geç­mişte yurt­se­ver­lik duy­gu­la­rı­nın net bir şekilde açığa vur­ma­dığı için orduya git­mek iste­mesi çoğu eleş­tir­meni yanılt­mış. Salinger’ın yurt­se­ver­lik duy­gu­suyla değil sırf aile­sin­den uzak­la­şıp ken­dini eser­le­rine ver­mek için orduya katıl­mak iste­di­ğini söy­le­yen eleş­tir­men­ler, ordu­daki boş zamanı roman yaz­mak için kul­la­na­ca­ğını düşün­müş­ler. Hak­lı­lık pay­ları var. Çünkü Salin­ger orduya katıl­mak için askere alınma mer­ke­zine baş­vu­runca geri çev­ril­mişti. Daha önce hiç bil­me­diği orta şid­dette bir kalp rahat­sız­lığı ortaya çıkınca, Salin­ger bu kadar basit bir neden yüzün­den askere alın­ma­dığı için öfke­len­miş. Orduya katıl­mak için bir anlamda “ken­dini yer­den yere vuran” Salin­ger, asker­lik için sağ­lık­sız görül­müş, buna çok içer­le­mişti.

Yaz­maya devam eden Salin­ger “Eski­mo­larla Savaş­tan Hemen Önce” adlı öykü­sünde bu döne­minde yaşa­dığı sıkın­tı­ları anla­tır. Frank­lin karak­teri ve öbür öykü­le­rin­deki kalp rahat­sız­lığı yaşa­yan karak­ter­lerle için­deki sıkın­tı­sını dök­müş­tür.

Salin­ger orduya alın­masa da “Alış­mak” adlı öyküsü asker­lere savaş ala­nında eşlik eden Kara­cı­lar ve Deniz­ci­ler için hazır­la­nan öykü ve kari­ka­tür­ler­den olu­şan asker el kita­bında (The Kit Book for Sol­di­ers, Sailors & Mari­nes) yer almış. Çalış­ma­sı­nın ilk kez bir kitapta basıl­ması Salinger’ı mutlu etmiş, son­raki yazı­ları için umut­lan­dır­mıştı.

salinger-foto

Öykü yaz­maya bir süre daha devam eden Salin­ger, çev­re­deki savaş hava­sına kayıt­sız kala­ma­mış, orduya alın­ma­ma­sı­nın öfkesi her geçen gün biraz daha art­mış. Tanı­dığı bütün arka­daş­ları görev­le­rini yap­mak için askere gider­ken Salin­ger anne ve baba­sı­nın yanında uslu çocuk­lar gibi otur­mayı sür­dü­rü­yordu. Bu duru­mun ezi­ci­li­ğin­den sıkı­lan Salinger’a ordu­nun sınıf­lan­dırma stan­dart­la­rını gev­şet­me­siyle 1942 yılında asker alma komis­yo­nun­dan celp gel­miş. Uzun zaman­dır bek­le­diği kara­rın ger­çek­li­ğiyle yüz­le­şen Salin­ger evde roman yaz­mak yerine orduya alın­mayı ter­cih etti. Aile­sin­den uzak­laş­mayı, yal­nız kalıp kafa­sın­daki romanı yaz­mayı çok istese de karşı kar­şıya bulun­duğu duru­mun ger­çek­li­ğiyle yüz­le­şince aile­siyle ara­sın­daki görün­mez bağ­ları fark etmiş. Sava­şın kor­kunç­luğu, bilin­mez­li­ğiyle geriye dön­dü­ğünde nelerle kar­şı­la­şa­cağı üze­rine düşün­meye baş­la­mış. Salin­ger dün­ya­nın masu­mi­ye­tini daha da fazla kay­be­de­ceği bir savaşa katı­la­ca­ğını sezi­yordu.

Orduda farklı görev­ler veri­len Salin­ger yaşam tec­rü­be­le­rini, eser­le­rin­deki göz­lem­leri buraya borçlu. Savaş Salin­ger üze­rinde derin bir etki yarat­mıştı.

Sivil yaşa­mında insan­lar­dan köşe bucak kaçan Salin­ger, orduda dışarda ilişki kura­ma­ya­cağı çoğu insanla arka­daş olmuş. Ordu­daki rahat görev­leri Salinger’ı yazar­lık­tan soğutsa da uzun süren asker­lik döne­minde çoğu ese­ri­nin iske­le­tini oluş­tur­muştu. Sabah­ları eği­timle, ordu işle­riyle uğra­şan Salin­ger gece­le­rini yaz­maya ve oku­maya ayır­mış, ede­bi­yatta ilgi alan­la­rını geniş­let­miş. İzin gün­le­rinde Dos­to­yevski ve Tolstoy’un büyük­lü­ğüne, ağır­lı­ğına sığın­mış. Orduda karak­te­ri­nin değiş­ti­ğini his­se­den Salin­ger, arka­daş­la­rıyla bir­lik­tey­ken işi şakaya vurup eğlense de yal­nız kal­dı­ğında derin düşün­ce­lere dalıp gele­ce­ğin belir­siz­liği üze­rine düşün­müş. Savaş, asker­lik, ordu Salinger’ı değiş­tir­miş, sert ve kaba biri olmuş. Nor­man­diya Çıkarması’nda görev alan Salin­ger doğa­nın yıkı­cı­lı­ğını, sava­şın ağır­lı­ğını, koru­makla görevli olduğu asker­leri yöne­tir­ken ken­dini bir cehen­ne­min içinde his­set­miş. Bu cehen­nem­den kur­tu­lup bir an önce eski haya­tına dönme iste­ğini ken­dine iti­raf etmişti.

Salinger (solda) Normandiya Çıkarması'ndan sonra arkadaşlarıyla
Salin­ger (solda) Nor­man­diya Çıkarması’ndan sonra arka­daş­la­rıyla

İkinci Dünya Savaşı 8 Mayıs 1945’te sona erdi­ğinde Salin­ger üç yıl­dan fazla görev almıştı. Can ata­rak git­tiği orduda kal­dığı bu üç yıl boyunca karşı kar­şıya kal­dığı ger­çek­ler Salinger’ı üzmüş, yor­muştu. Geri kalan haya­tı­nın sava­şın fizik­sel ve psi­ko­lo­jik izle­rin­den sıy­rı­la­ma­ya­ca­ğını düşün­müş. Çar­pış­ma­lar­dan birinde bur­nunu kır­mış, düzelt­meyi red­det­mişti. Art arda yaşa­nan bom­ba­la­ma­lar, pat­la­ma­lar bir süre sağır­lık yaşa­ma­sına neden olmuş. Savaş zama­nında görüş­tüğü Ernest Hemingway’e yaz­dığı mek­tup­larda, kendi iste­ğiyle has­ta­neye baş­vur­du­ğunu, postt­rav­ma­tik stres bozuk­luğu yaşa­dı­ğını öğre­ni­yo­ruz. Sava­şın biti­şiyle iste­diği huzuru yaka­la­ya­ma­yan Salin­ger, has­ta­ne­den çıkınca inzi­vaya çeki­le­rek asla unu­ta­ma­ya­ca­ğını bil­diği yara­la­rın­dan yaza­rak kur­tul­maya çalış­mış. Ancak yıl­lar sonra kızına yap­tığı bu iti­raf sava­şın yıkı­cı­lı­ğı­nın Salin­ger üze­rin­deki etki­sini anla­tı­yor:

Ne kadar uzun yaşar­san yaşa, yanan insan eti­nin koku­sunu bur­nun­dan hiç­bir zaman tama­men ata­maz­sın.”

Kay­nak: Ken­neth Sla­wenski, Üzüntü, Muz Kabuğu ve Salin­ger, Sel Yayın­cı­lık, 2011.

(103)

Yorumlar