Marx’tan Yabancılaşma Üzerine 10 Önemli Söz

Günü­müz kapi­ta­list dün­ya­sında insa­nın mus­ta­rip olduğu en önemli sorun­lar­dan biri yaban­cı­laş­ma­dır. Bu kav­ram fel­sefe tari­hinde Hegel ve Feu­er­bach tara­fın­dan çokça kul­la­nıl­mıştı. Lakin söz konusu kapi­ta­lizm eleş­ti­risi olunca, kanımca bu kav­ramı Marx kadar iyi kul­la­nan olma­mış­tır. Onun yaban­cı­laş­mayı insan, yaban­cı­laş­mış emek ve doğa üze­rin­den farklı bir zemine çek­mesi hâlâ gün­cel­li­ğini koru­yor. Marx gerek Entf­rem­dung (yaban­cı­laşma) gerekse […]

Vsevolod Mihayloviç Garşin • Dört Gün

Hatır­lı­yo­rum; ormanda nasıl koş­tu­ğu­muzu, kur­şun­la­rın nasıl vızır­da­dı­ğını, kur­şun­lar tara­fın­dan kopa­rı­lan dal­la­rın nasıl düş­tü­ğünü, akdi­ken­le­rin ara­sın­dan ken­di­mize güç­lükle nasıl yol açtı­ğı­mızı hatır­lı­yo­rum. Atış­lar sık­laştı. Orma­nın kena­rın­dan, şurada burada görü­nüp kay­bo­lan kır­mızı bir şey çıktı. Sido­rov, birinci bölük­ten gepe­genç bir asker­cik (bizim saf­la­rın ara­sına nasıl düş­müş, diye geçti aklım­dan) bir­den yere çömeldi, fal taşı gibi koca­man koca­man […]

Mai ve Siyah Çevresinde

Oldukça sanat­sal yol­lar ve edebi bir düşü­nüşle daha iç yapı­nın, karak­ter­ler ara­sın­daki göre­celi iliş­ki­le­rin doğa­sını buluş­tu­ra­bi­len bir roman ola­rak Mai ve Siyah, âdeta ede­bi­yat üze­rine uzun bir tefek­kür gibi­dir. Erhan Sunar Ede­bi­yat Üze­rine Maka­le­ler’de Ahmet Hamdi Tan­pı­nar, “Bizde asıl roman­cı­lık Halid Ziya ile baş­lar,” diye yazar. Bununla asıl söy­le­mek iste­di­ği­nin Batılı anlamda, yal­nızca konu ve içe­ri­ğiyle […]

Mona Lisa Hakkında Bilmediğiniz 7 Ayrıntı

Bir tebes­sümü ile 20’nci yüz­yı­lın ikonu haline gelen Mona Lisa sanat­çı­lara, sine­ma­cı­lara ve yazar­lara ilham kay­nağı olmayı sür­dü­rü­yor. Peki bu gizemli kadın aslında kim? 1 Pek çok teori var 16’ncı yüz­yılda ünlü res­sam Leonardo da Vinci’nin yağlı boya port­re­sine konu olan kadın hak­kında ortaya pek çok iddia atıldı. İtal­yan Kül­tür Mirası Komitesi’nin iddi­ası, eser için bir […]

Etgar Keret ile Kitaplar Üstüne: “Kafka’yı okuyunca en az benim kadar stresli ve başarısız birinin olduğunu görmek beni çok rahatlattı.”

Gogol ve Babel en sev­di­ğim yazar­lar­dan­dır. Bas­he­vis Sin­ger ve Sho­lom Ale­ic­hem gibi Yidçe yazan yazar­ları da beğe­ni­yo­rum. Roman, öykü ve senaryo yazarı Etgar Keret tam bir Kafka hay­ranı. Keret’in ailesi aslında Polonya asıllı ama soy­kı­rım zama­nında ora­dan ayrı­lı­yor­lar. Sonra İsrail’e yer­le­şi­yor­lar. Yazar da İsrail doğumlu. Tele­viz­yon ve sinema sek­tö­ründe de çalı­şan Keret, aynı zamanda üni­ver­si­tede […]

Yiğit Ayaz • Gaip / Rüya

Ültibe mev­si­min­deki ay yüzlü kadına… Gece. Dışa­rıda sicim gibi yağan yağ­mur, pen­ce­re­leri, kapıya daya­nan ala­caklı gibi dövü­yor. Ev bir soka­ğın bir cad­deyle bir­leş­tiği köşede. Oda­nın iki pen­ce­re­sin­den biri sokağa, öbürü cad­deye bakı­yor. Odayı loş bir koyu sarıya bürü­yen ışık, ver­nikli ahşap yer döşe­me­leri üze­rinde süzü­lü­yor. Işı­ğın bu kesa­feti mera­kımı cel­be­di­yor, tavana bakı­yo­rum. Tavanda ampul yok. Odaya göz […]

Badiou, Canguilhem, Foucault, Hyppolite, Ricoeur: Felsefe ve Hakikat

Çeviri: Murat Erşen Twit­ter: https://twitter.com/DoCtEiGnOrAnTiA Blog: https://silence22222.wixsite.com/mura… Face­book: https://www.facebook.com/muratersen.m Dina Drey­fus, tele­viz­yon için öğren­ci­lere yöne­lik peda­go­jik amaçlı deney­sel bir fel­sefe prog­ramı tasar­la­mış ve 1965-1969 ara­sında Radio-Tél­é­vi­sion sco­la­ire tara­fın­dan orta­lama 30 daki­ka­lık yak­la­şık kırk yayın ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir. En uzun yayın meş­hur 29 rue d’Ulm adre­sinde, 27 Mart 1965’de 5 büyük filo­zo­fun katı­lı­mıyla ger­çek­leş­ti­ri­len, izle­mek üzere oldu­ğu­nuz “Fel­sefe ve Hakikat/Doğruluk” baş­lıklı yayın­dır. […]

Sektör, Senaryo Yazarlığını Öldürüyor mu?

Netflix’in aksine Ama­zon sadece dizi­le­rin ilk bölümü için ödeme yapı­yor, sezo­nun öbür bölüm­le­ri­nin öde­me­si­nin ise seyirci tep­ki­le­rine bağlı oldu­ğunu söy­lü­yor. Yazı yazma işi öldü, huzur içinde uyu­sun. Bununla neyi kas­te­di­yo­rum? Aslında bu uzun uzun anla­tıl­ması gere­ken bir mesele ama bir özet geçe­yim: Sinema romanı öldürdü, elekt­ro­nik posta mek­tubu öldürdü, Twit­ter da elekt­ro­nik pos­tayı öldürdü. Peki yazar­lar […]

Seher: Zorlu Hayatlardan Kesitler

Önemli bir poli­tik figü­rün böy­le­sine duru ve temiz bir Türk­çeyle yaz­dığı öykü­ler bir kez daha onun biz­den biri oldu­ğunu, onun için­deki sanatçı yanın bizi en iyi anla­yan taraf oldu­ğunu anla­tı­yor bize. Kadir Işık Sela­hat­tin Demirtaş’ın kita­bında bir parti lideri ya da poli­ti­ka­cı­nın değil, usta bir yaza­rın kale­min­den çık­mış öykü­ler var. Belli ki yaz­dık­ları uzun soluklu bir çalış­ma­nın […]

Jacques Derrida | Zamanın Ruhu

Çeviri: Ümid Gur­ba­nov Twit­ter: http://twitter.com/umidgurbanov Blog: http://birnevidipnot.blogspot.com Jac­ques Der­rida (15 Tem­muz 1930, El Biar, Ceza­yir- 8 Etkim 2004, Paris) Fran­sız filo­zof, ede­bi­yat eleş­tir­meni ve yapı­sö­küm­cü­lük ola­rak bili­nen eleş­ti­rel düşünce yön­te­mi­nin kuru­cusu. Yaşamı ve düşün­ce­le­ri­nin olu­şumu Derrida’nın etkin­liği yal­nızca fel­se­feyle sınırlı olmadı. Özel­likle, 1960’lardan sonra yoğun­la­şan siya­sal kon­jonk­tür içinde ırk­çı­lık kar­şıtı hare­ket­lerde yer aldı, Fransa’daki Ceza­yirli mül­te­ci­le­rin hak­la­rını des­tek­ledi, […]

Emrah Sağlam • Tamamlanamadım

Ses­siz­liğe ses olu­yor, çalan davula güm. Nere­den düşerse düş­sün yıl­dız top­lu­yor, yıl­dız dökü­yor, yıl­dız gülü­yor… Bir ağlı­yo­rum ayna­lar çat­lı­yor. Çay dem­le­ni­yor, serçe par­ma­ğımda renkli kur­dele gece­nin bu vak­tinde, kesi­len her yerde su, aksın cen­nette. Bu kadar temiz, bu kadar cenindi içim. Ken­dim için… Ama ben bili­yor­dum, yıl­lar sonra her şey nor­mal gider­ken aklıma gele­ce­ğini ve sonra […]

Nabokov'un Göçmen Oyunları

“Ben İngi­lizce düşü­nü­yo­rum, yüre­ğim Rusça atı­yor, kulak­la­rım Fran­sızca duyu­yor.” Kısmet Rüstemov Nabo­kov üze­rine onun edebi dün­ya­sı­nın oyun kural­la­rını bil­me­den sadece yaz­mak için yaz­mak çok teh­li­keli, çünkü onun kah­ra­man­la­rın­dan biri olu­ve­rir­sin, habe­rin olmaz. Üslup ve biçim oyun­la­rın­dan, iro­ni­den, paro­di­den, tesa­düf­ten, kısası, zen­gin edebi hile­ler kaley­dos­ko­pun­dan uzak olan her­hangi bir yazı, Nabokov’un kah­kaha kalaş­ni­ko­fun­dan çıkan mer­mi­lerle hemen dar­ma­da­ğın olur. Ben […]

Artamonov Ailesi: Kölelikten Burjuvalığa

Arta­mo­nov Ailesi roma­nında yer alan her­ke­sin, farklı, etki­le­yici ve yaşa­yan birer roman kah­ra­manı olduk­la­rını bir kez daha vur­gu­la­ya­lım. Bu ger­çekçi roman, oku­yan üze­rinde derin etki­ler bıra­kan farklı bir Mak­sim Gorki yapıtı… Hülya Soyşekerci Top­lum­sal dönem­le­rin çal­kan­tı­la­rını ve bun­la­rın birey­le­rin iç dün­ya­sında bırak­tığı etki ve izleri, kur­maca bir aile­nin karak­ter­leri üze­rin­den dile geti­ren; hayatı dilin için­deki […]

Uğur Nazlıcan • İçeride Kalan

“Şu kam­yon kasa­la­rında ta bu dağ başına kadar gelen hikâ­ye­ler de bitince bir­bi­ri­nize ne anla­ta­cak­sı­nız, bil­mi­yo­rum.” Solak Rıza kolunu kal­dır­mış, asla ula­şa­ma­ya­ca­ğı­mızı bil­dik­leri hedef­leri gös­te­ren büyük adam hey­kel­leri gibi, kah­ve­hane kapı­sı­nın önün­deki kam­yon­ları gös­te­ri­yordu işa­ret­par­ma­ğıyla. Kolunu indirse bir daha kal­dır­maya ömrü vefa eder miydi, bilin­mez; bu nedenle belki de kolunu indir­me­den işa­ret­par­ma­ğını kam­yon­lar­dan Ocakçı Kamil’e […]

Şükrü Erbaş • Hatıra

Ben bir der­yaya göz­yaş­ları ekli­yo­rum. Bir dağa sis­ler. Bir göğe bulut­lar.   Ben insana söz­ler ekli­yo­rum. Bir sev­giye sür­meli ayet­ler. Ölüme dünya sevinç­leri.   Bir kadına bütün kadın­ları ekli­yo­rum. Zamana, yaşama büyü­leri. Tan­rıya insa­nın yal­nız­lı­ğını ekli­yo­rum.   Bütün zaman­lara ken­dimi ekli­yo­rum. Bütün arzu­lara son­suz­luğu. Bir insana insa­nın bütün hal­le­rini.   Baş­ka­la­rın­dan yapıl­mış bir şar­kı­yım ben. […]

Prenses Pocahontas

”Avrupa’nın refah ve iler­le­mesi zen­ci­le­rin, Arap­la­rın, Hint­li­le­rin ve sarı ırk­la­rın ölü vücut­ları ve akıt­tık­ları ter üze­rine inşa edil­miş­tir.” – Fanon İbrahim Tekpınar Kuzey Ame­rika kıta­sında yaşa­yan kabi­le­ler, dağı­nık halde kimi zaman da tek bir şefin böl­ge­sinde bir­den fazla kabile ola­rak yaşam­la­rını sür­dür­müş­ler­dir. Bugün Vir­gi­nia ola­rak bili­nen ve yer­li­le­rin Tse­na­com­ma­cah ola­rak adlan­dır­dığı böl­gede otuza yakın kabile, şef […]