Home Öykü Kısa Öykü Serkar Aydıncı • Umduğunu Bulamayan
Serkar Aydıncı • Umduğunu Bulamayan

Serkar Aydıncı • Umduğunu Bulamayan

137
0

Ben mi? Ben? Düşüneyim bir. Efsane ya. Süper. Neden olmasın ki? Her şey çok güzel zaten. Mesela şu geçen bahsettiğim gasteci var ya, ha o gitmiş gene haber yapmış. E ben de dedim daha artık temizleyin. Sonuçta kendi kaşınan ağlamaz değil mi? Neyse, bizim Hakan’ı gönderdik. Bu tabii gitmiş pusu şey yapmış. Eve girerken. Tabii adamın çocuğu da şey oluyor. Neyse, gerçi mesele o da değil, ne anlatıyordum ben? Bu seninki önceki gün hükümet aleyhine yazı yazmasın mı? Adamı devrim şehidi yaptılar. Ahahahaha. Düşünebiliyor musun? Meğer bizimki ne cesur büyük yazarmış da biz bilmiyormuşuz. E bakan aradı fırça çekiyor bana. Bi güzel kalayladı ki sorma gitsin. Keyfim yerine geldi. Tabi Allah’ın sevdiği kuluyum ya sürprizleri biter mi? Aynı gün Ferit. Hanımı tanımasam kesin benden değil diyeceğim. Porche’yi haşat etmiş. Üstüne iki kişi de çöp. Dikkat çekmeye çalışıyor dedin, bir şey demedim. Ama bunun umurunda değil. Tamam senin elinin kiri de bir mahcup ol be adam? Bi sorumluluk duy. Gençken ben yapsam var ya…

Benim babam eski topraktı. Onun nesli başka. Ben başka türlü olayım dedim. O kadar yurt dışlarında okuduk. İşte italyan tarzıdır, işte alman tarzıdır, hani dünyada bu iş nasıl yapılıyorsa anlayacağın. Kendimce bir sistem getireyim, çünkü bizim sorun gerçekten sistemsizlik. İşte bahis işine girelim dedik. Bir sistem oturtalım yani. Daha ilk iş, gidip ayarlayacağımız kalecinin kolunu kırmışlar. Bak. Oğlum neden? Bana diyor ki abi bizim ciddiyetimizin farkında değildi. Sadece ben eğitim alınca yetmiyor demek ki. Ben o çocuğa ne diyeyim ki? Al sana hanım. Vakit geçirin dedin. Kanlıca’da gurme pizzacı açılmış. Dedim götüreyim hem italyan tarzına alışsın. Hani ben buna Baba’yı Soprano’yu falan da izlettim, oradaki bayanları örnek alsın. Neyse gittik pizzacıya, ondan sonra, bu gitti yumurtalı bafra söyledi. Margarita diyorum yok, napoliten diyorum hiç oralı bile değil. En son bununla baş edemeyince gittim işletmeciye sıktırdım. Pizzacıda bafra pide nedir?

Yok iyiyim, böyle anlatınca sıkıntı bastı biraz. Kül tablası getirsene. Gene başladım ya. Benim başka dostum yok ki. Geçen, af edersin, tuvalette geldi aklıma. Ben eskiden sabahları tuvalette karikatür dergisi falan okurdum ya. Güne gülerek falan başlardım. Şimdi? Hemen yapıp çıkıyorum. Hiç. Geçen sifonu çekmeyi unutmuşum, hanımın çığlığından anladım. Rezalet. Nereden nereye. Belki de eski günleri hatırlamak lazım ne bileyim. Eski günler demişken, gene rüya gördüm. Evet. Şimdi, rahmetli babam sağken bizim bi eski konağımız vardı. Yazları hep beraber oraya giderdik. İşte annem babam kardeşlerim oradayız. Ben gencim tabi. Biz böyle salonda oturuyoruz falan. Babam bahçeye çağırıyor. Oğlum buraya gel diye. Tabi abilerim falan da var orada ama ben kalkıyorum. Neyse gidiyorum tek başıma, bakıyorum, elinde küçücük bir balta. Böyle başıyla yaklaş falan yapıyor, sonra baltayı uzatıyor, diyor, al şu atı kes. Atı da görsen o kadar güzel, kıyamazsın. Nasıl yeleleri var. Başı da böyle önüne eğik. Neyse, babam dedi diye ben yani vuruyorum hayvanın boynuna. Hayvan olduğu gibi yere. Vurdukça vuruyorum, vurdukça vuruyorum, beş, on, on beş. Hayvan, görsen, kan revan içinde. Neyse. Ama bi türlü ölmüyor bu. Gözleri de açık falan, nefes alıyor. Neyse vur vur vur vur, kolum kopuyor, öyle böyle değil, bitmişim ya. Öyle böyle değil. Daha duruyorum artık. Neyse, ben babama bi dönüyorum tamam mı? Ondan sonra, babama bi bakıyorum, yerinde kocaman bir yılan! Dev gibi. Anaconda mıdır? Kobra mıdır? Gözlerimin içine bakıyor. Ben zaten o sırada kendimi böyle yataktan atmışım.

Yok ben kesin bir yerde çok büyük bir günah işlemişim. Yoksa bunun başka bi açıklaması falan yok. Sen dedin diye sabahları sahilde yürüyüşe çıkayım dedim. İlk gün çok güzel, hava güneşli falan. Ondan sonra, ikinci gün? Sabahın köründe trafik kilit. Yanımda da bir tane dolmuş, kornaya basıyor habire ama durmuyor. Neyse, ben biraz yürüyeyim dedim. Ondan sonra, bi yüz metre gittim. O hala çalmaya devam. Böyle durdum. Denize bakıyorum tamam mı? Arkada korna sesi. Böyle güneş de gözüme gözüme vuruyor. Bir an durdum ya. Sanki böyle her şey koptu. Ne bir şeyin anlamı var, ne bir mutluluk, hiçbir şey. Sadece o korna. Sadece. Sanki o kornayı çalan adam, sanki her şeyin sebebi o anladın mı? O kadar. Böyle sanki o korna beni çağırdı valla. Geri döndüm bindim dolmuşa. Herkesin parasını verip indirdim. Elemanla baş başa kaldık tabi. Ondan sonra, neyse, susturucuyu taktım, sonra üstüne bir şarjör. Yüzüne sıkıyorum, bacağına sıkıyorum, omuzuna falan her yerine yani. Nasıl rahatladım ama. Böyle elim ayağım falan boşaldı. Çok fena. Neyse, muavin koltuğuna çöktüm, başladım ağlamaya. Bi ağlıyorum bi gülüyorum, bi ağlıyorum bi gülüyorum. Böyle ferahladım valla ya. Yeminle senin verdiğin ilaçlardan daha iyi geldi.

(137)

Yorum yaz