Home Kültür Sanat Edebiyat Kitap Sorunları Çözmek: Çatışmayla Baş Etmenin Beş Güvenli Yolu
Sorunları Çözmek: Çatışmayla Baş Etmenin  Beş Güvenli Yolu

Sorunları Çözmek: Çatışmayla Baş Etmenin Beş Güvenli Yolu

225
0

Çatışmaları Çözmenin Güvenli Prensipleri

Güvenli kişilerin partnerleriyle fikir ayrılığı yaşadıklarında kullandığı beş prensibe yakından bakalım.

1. Partnerinizin iyiliğini göz önünde bulundurmak: Berkshires’da bir kulübe

Frank dışarıda olmayı ve ona ailesinden kalan Berkshires’daki yazlık evi çok seviyor. Sandy nefret ediyor. Çanta hazırlamak ve boşaltmak, trafikte hep uzun saatler kalmak onu canından bezdiriyor. Ona göre çektikleri eziyete değmiyor. İki tarafın da kendi isteklerine odaklanıp diğer tarafınkileri görmezden gelerek mutsuz olduklarını fark etmesi birkaç kavga sonra oldu. Boş zamanlarını farklılıklarına rağmen birlikte geçirecekleri bir sistem buldular. Artık Sandy şehir hayatının ne zaman Frank’e fazla geldiğini hissetse, fedakârlık yaparak onu ormanda yürüyüşe götürüyor. Aynı şekilde Frank de Sandy’nin seyahatte fazla yorulduğunu fark ettiğinde evde kalıyorlar – bazen uzun bir zaman boyunca. Bu tür durumlarda Frank, akıl sağlığını korumak için dışarıda yapacağı aktiviteler planlıyor. Mükemmel bir sistem değil, zaman zaman içlerinden biri kızıp şikâyet ediyor ama birbirlerine uyum sağlayabilmek için ellerinden geleni yaparak bunu çözebiliyorlar.

Frank ve Sandy iyi bir ilişkinin olmazsa olmazını anlıyorlar – karşı tarafın iyiliğinin kendinizinki kadar önemli olması. Partnerinizin ihtiyaçlarını görmezden gelmekle kendi duygularınız, memnuniyet seviyeniz ve hatta fiziksel sağlığınız da darbe alır. Çatışmalara genellikle bir tarafın kazandığı, diğer tarafın kaybettiği maçlar gibi bakarız: Senin dediğin ya da benim dediğim olacak. Fakat bağlanma teorisi bize mutluluğumuzun partnerimizinkine bağlı olduğunu ve tam tersinin de geçerli olduğunu söylüyor. Birbirinden ayrı isteklerine rağmen Sandy ve Frank bir ileri bir geri giden bir ritim tutturdular ve bu, birbirlerinin ihtiyaçlarına uyum sağladıkları için ikisini de memnun etti. Bağlanma penceresinden bakıldığında bu gerçekten mükâfat sayılacak bir deneyim.

2. O anki soruna odaklanmak: George’un dağınık evi

Kelly, “İlk çıktığımız zamanlar George’la evinin önünde dururduk ve beni davet etmezdi,” diye anımsıyor. “Bana evinin yenilenmekte olduğunu ve bu halini görmemden rahatsız olacağını söylerdi. Şüpheci biriyimdir, mazereti bana mantıklı gelmedi. Hemen sonuca vardım, banyoda fazladan diş fırçası ve yatağında başka bir kadının iç çamaşırlardı olmalıydı. Keyfimin kaçtığını hissetti ve bana neler olduğunu sordu. Ben de bir şey sakladığının çok açık olduğunu söyledim ve buluşmamız tatsız bitti.

Fakat ertesi gün George beni eve davet etti. Beni içeri aldı, hatta merdivenlerden çıkarken kapıyı açıp bir kol hareketiyle, ‘Hoş geldiniz, hoş geldiniz,’ dedi. Ev gerçekten darmadağınıktı ama ikimiz de buna güldük ve aramızdaki tatsızlık sona erdi.”

George durumu tersine çevirebildi, çünkü güvenli bağlanma stiline sahip biri. Verdiği karşılıklar doğal olsa da yakından baktığımızda herkes için doğal olmadığını görürüz. George o anki soruna odaklandı. Kaygılı bağlanma stiline sahip Kelly konudan uzaklaşarak kişisel suçlamalar yaparken, George onun tepkisel davranışını gördü ve onu gerçekten rahatsız eden şeyi buldu. Davranışı Illionois’da bağlanma laboratuvarının başındaki Garry Creasey’nin araştırma sonuçlarına uyuyor. Garry Creasey bağlanma penceresinden çatışma yönetimine özel bir ilgi duyuyor ve yine Illoniois State Üniversitesi psikoloji bölümünden Matthew Hesson-McInnis’le birlikte güvenli insanların partnerlerinin bakış açısını daha iyi anladığı ve soruna odaklanabildiğini buldular. George, Kelly’nin korkularına cevap vererek, onları hızla ve etkin şekilde çözmeye çalışarak daha ilerideki bir çatışmayı önledi. Güvenli bir bağ kurmasından ikisi de faydalandı: Kelly onun iyiliğinden sorumlu hisseden bir partneri olduğunu ve George da olduğu halini, dağınıklığının kabul gördüğünü öğrendi. Belli bir sorunu çözmek için istek varsa, insanlar kendilerine kulak verildiğini hisseder ve bu iki tarafı da yakınlaştırır.

Fakat güvenli insanlar da meseleleri her zaman böyle asilce çözmez. Zaman zaman kontrolü kaybettikleri ve partnerlerinin ihtiyaçlarını görmezden geldikleri olur.

3. Çatışmayı genellemekten kaçınmak: Alışveriş turu

Terry ve Alex ellilerinin ortalarındalar ve güvenli bağlanma stiline sahipler. Yine de otuz yıldır devam eden bir kavgaları var. Terry, Alex’i çok detaylı bir alışveriş listesiyle –doğranmış domates, tam buğday ekmeği, Barilla marka makarna– markete gönderiyor. Alex birkaç saat sonra benzer ama tam olarak aynı olmayan ürünlerle dönüyor. Farklı marka bir makarna alıyor, doğranmış domates yerine domates püresi getiriyor. Terry sinirleniyor ve bunların kullanılamayacağını, markete kendisinin gitmesi gerektiğini savunuyor. Alex de öfkesine yeniliyor, getirdiklerini alıp evden hışımla çıkıyor. Doğru şeyleri almış olarak dönüyor ama anlaşmazlık yüzünden günleri berbat oluyor.

Terry ve Alex birbirlerini çokça önemseseler de kavga rutinlerine hiç dönüp bakmadılar. Düşünüp inceleselerdi başka bir çözüm bulmanın değerini anlarlardı. Alex ayakta uyuyan biri, marketteki detaylara dikkatini veremiyor, peki o zaman neden ikisi de onun beceremediği bir konuda ısrar ediyor? Terry için bu küçük detaylar hayati önem taşıyor. İstese de onları görmezden gelemiyor. Terry de tüm yükü üstlenmemeli. Yaratıcı bir çözüm gerekiyor. Terry, Alex’i marketteyken arayabilir ve doğru şeyleri aldığından emin olabilir. Ya da internetten sipariş vererek, Alex’in gidip almasını sağlayabilir. Veya Alex evde ev işleri yaparken kendisi gidip alabilir. Daha az zorlandıkları akıp giden bir yol bulabilirler.

Bir şeye dikkat etmek lazım. Kavga etmelerine rağmen yıkıcı birçok tuzaktan kaçınmayı başarıyorlar. En önemlisi, çatışmanın diğer alanlara sıçrayarak kontrolden çıkmasına izin vermiyorlar. Birbirleri hakkında aşağılayıcı yorumlar ya da kırıcı genellemeler yapmıyorlar. Tartışmayı o anki konuyla sınırlı tutuyorlar ve işlerin çığırından çıkmasına izin vermiyorlar. Terry markete kendi gitmekle tehdit etse ve bunu zaman zaman yapsa da, tartışmayı “yetti artık” ya da “kendi yemeğini kendin yap o zaman, ben gidiyorum” şeklinde genişletmiyor.

4. Dahil olmaya istekli olmak

Yukarıdaki üç çatışmada da mesele sakince ya da patlayarak çözülüyor ama güvenli partner (ya da partnerler) fiziksel ve duygusal olarak “orada” kalıyor. George, Kelly’nin kişisel saldırısını içgüdüsel olarak görmezden geliyor, kırılmasının sorumluluğunu alıyor ve dahil olmaya devam ederek durumu tersine çeviriyor. Kaçıngan ya da kaygılı olsaydı, Kelly’nin sessizliği karşısında ortamı terk eder, daha fazla mesafe ve düşmanlık yaratarak karşılık verirdi.

Frank ve Sandy de ayak diremeye karar verebilirdi. Sandy, “Bak ne diyeceğim? Ne istersen yap, ben hafta sonlarını şehirde geçireceğim,” deyip daha fazla tartışmamayı seçebilirdi. Frank de aynısını yapabilirdi. Köşeye sıkışıp birbirlerini özledikleri bir sürü mutsuz hafta sonu geçirebilirlerdi. Kalıp meseleyi çözmek istedikleri için, ikisine de uygun bir çözüm buldular ve bu süreçte birbirlerinin ihtiyaçlarına uyum göstermeyi öğrendiler.

5. İhtiyaçlarını ve duygularını etkin bir şekilde ifade etmek: Eşinin kız kardeşini ziyaret etmek

Tom o kadar yoğun çalışıyor ki, Rebecca onu hafta boyunca pek az görüyor ve kendini çok yalnız hissediyor. Cumartesileri genellikle yakında oturan kız kardeşini ziyaret ediyor. Tom bu ziyaretlere genellikle katılmıyor, evde kalmayı ve kanepede yayılmayı tercih ediyor. Bu genellikle sorun olmuyor ama bu cumartesi, özellikle yoğun geçen ve Tom’un evde pek olmadığı bir haftanın ardından Rebecca ona gelmesi için ısrar ediyor. Tom işle dolu haftanın yorgunluğuyla gitmemekte diretiyor. Rebecca hayırı cevap olarak kabul etmiyor ve ısrara devam ediyor. Tom da ayak diremeye devam ediyor. Sonunda Rebecca onun bencil olduğunu söylüyor, Tom televizyona dalıp konuşmuyor ve Rebecca yalnız gidiyor.

Rebecca kaygılı insanların tipik davranışını sergiliyor. Kocasının tüm hafta işyerinde daha çok zaman geçirmesi bağlanma sistemini harekete geçirdi ve yeniden bağ kurmaya ihtiyaç duyuyor. En çok ihtiyacı olan şey Tom’un ulaşılabilir durumda olması, onunla ilgilenmesi ve birlikte olmak istemesi. Fakat onu neyin rahatsız ettiğini doğrudan söylemek yerine tepkisel davranış sergiliyor – onu bencil olmakla suçlayarak kız kardeşine gelmesi için ısrar ediyor. Tom, Rebecca’nın birden bu kadar mantıksızca davranmasına köpürüyor; nihayetinde kız kardeşine gitmesinin zorunlu olmadığı konusunda anlaşmışlardı.

Rebecca şöyle söylese, Tom’un tepkisi farklı olabilirdi: “Kardeşime gitmekten nefret ettiğini biliyorum ama bu sefer benimle gelsen dünyalar benim olurdu. Bütün hafta seni pek görmedim ve daha fazla ayrı zaman geçirmek istemiyorum.”

Bir kişinin sihirle zihninizi okumasını beklemek yerine duygusal ihtiyaçlarınızı etkin bir şekilde ifade etmek çok daha iyidir. Kulak verilmesi gereken aktif bir varlık olduğunuz anlamına gelir ve daha da zengin duygusal diyalogların yolunu açar. Tom, Rebecca’yla gelmese bile onu anlardı ve rahatlatacak başka bir yol bulurdu: “Gerçekten gelmemi istiyorsan gelirim. Ama dinlenmem gerek. Bu akşam baş başa dışarı çıkmaya ne dersin? Sana iyi gelmez mi? Sonuçta zaten kardeşine gelmemi gerçekten istiyor değilsin, değil mi? İkinizin sohbetini bozarım.”

(225)

Yorum yaz