Home Bilgi Bankası Tarihin başladığı "ilk"ler diyarı: Mezopotamya
Tarihin başladığı "ilk"ler diyarı: Mezopotamya

Tarihin başladığı "ilk"ler diyarı: Mezopotamya

363
0

Mezo­po­tamya yüz­yıl­lar boyunca Batı­nın ilgi­sini çeken bir bölge oldu. Burada kuru­lan uygar­lık­lar modern kül­tü­rün şekil­len­me­sinde nasıl bir rol oynadı?

Babil’in Asma Bah­çe­leri, Babil Kulesi, Nebu­kad­ne­zar ve Tufan her­ke­sin duy­muş olduğu şey­ler­dir. Yani Mezo­po­tamya san­dı­ğı­nız­dan daha bil­dik bir yer” diyor Louvre Müzesi’nin Orta Doğu eser­leri küra­törü Ari­ane Tho­mas.

Louvre’un Fransa’nın kuze­yin­deki Lens ken­tinde yer alan şube­sinde “Tarih Mezopotamya’da Baş­lar” adıyla 500 nes­neyi içe­ren yeni bir sergi açıldı. Ser­gide Mezo­po­tamya tari­hi­nin 4000’li yıl­larda yazı­nın bulun­ma­sıyla baş­la­yan ve 331’de Büyük İskender’in Babil’i ele geçir­me­siyle sona eren 3000 yıl­lık kesiti ele alı­nı­yor.

_92858117_thinkstockphotos-511875588
Asur tan­rısı.

Ser­gi­deki ilk galeri 19. yüz­yılda arke­olog­la­rın kazı­lara baş­la­ma­sıyla Mezopotamya’nın “yeni­den keş­fini” konu edi­ni­yor. İncil’de ve kla­sik metin­lerde söz edil­diği kada­rıyla bili­nen Asur ve Babil impa­ra­tor­luk­ları hak­kında daha fazla bilgi edin­meyi amaç­lı­yordu bu kazı­lar.

Bu çalış­ma­larda Musul’un biraz kuzey­do­ğu­sunda Asur­lu­la­rın baş­kenti Hor­sa­bad bulun­muş, Sümer­ler hak­kında da yeni keşif­ler yapıl­mıştı.

Bunun üze­rine Batı Avrupa Mezopotamya’ya daha fazla ilgi duy­maya baş­ladı. Oxford’daki Ash­mo­lean Müzesi’nden Paul Col­lins, bu ilgi­nin kay­na­ğını bu uygar­lık­la­rın impa­ra­tor­luk ve kral gibi aşina olduk­ları olgu­la­rın yanı sıra, İncil’de ifade edi­len egzo­tik dün­yayı yan­sıt­ma­sına bağ­lı­yor.

_92858121_d3ab01ee-bf3f-4d24-a717-41bd33e3f11a
Tarih­teki ilk köp­rü­nün modeli. Mezo­po­tamya Yunanca “iki nehir ara­sın­daki top­rak­lar” anla­mına geli­yor.

İki nehir ara­sın­daki top­rak­lar

  1. yüz­yılda Mezo­po­tamya artık resim­den mima­riye, rek­lam­dan film­lere (1973 yapımı Şey­tan fil­min­deki Pazuzu Mezo­po­tam­yalı bir şey­tan­dır) kadar bir­çok alanda esin kay­na­ğı­dır. Bugün ise aynı rolü video oyun­la­rında oynu­yor (Mar­vel Comics evre­nin­deki Pazuzu).

Peki Irak’tan Suriye’ye ve Türkiye’ye uza­nan bu böl­ge­nin ugar­lık­ları biz­leri çok daha derin­den etki­le­miş ola­bi­lir mi?

Bu soru­nun yanıtı, “evet“tir. Fakat bunun ayrın­tı­la­rına geç­me­den önce Mezopotamya’nın anla­mına baka­lım.

Bu böl­geye ismini Antik Yunan­lı­lar ver­miş. ’”İki nehir ara­sın­daki top­rak­lar” anla­mına gelir, yani Fırat ile Dicle nehir­leri ara­sında kalan bölge. Bu bölge “uygar­lık­la­rın beşiği” ola­rak nite­le­nir. İnsa­nın 6000 yıl­la­rında avcı­lık ve top­la­yı­cı­lığı bıra­kıp kurulu düzene geçe­rek tarıma baş­la­dığı yeni yaşam biçimi bu top­rak­larda yeşer­miş­tir.

_92858114_p04jyfqv

Bugünkü Irak ve Kuveyt top­rak­la­rında hüküm süren Sümer­ler güney Mezopotamya’da ilk sulama kanal­la­rını kurul­muş, Uruk gibi ilk şehir dev­let­le­rini kuran bir yöne­tim sis­temi oluş­tu­rul­muş ve bu daha sonra kral­lığa ve impa­ra­tor­luğa evril­miş­tir.

_92858119_7091409f-50e3-4b17-88c0-8330f2847097
Bir Sümer hey­keli.

İlk“ler diyarı

Mezopotamya’nın farklı aşa­ma­lar­dan olu­şan uzun tarihi ken­dine özgü gele­nek­leri, efsane ve söy­len­ce­leri, dini inanç­ları olan ileri bir kül­türü ifade eder.

3200 yıl­la­rında yazıyı bulan Sümer­ler bu kül­tü­rün tab­let­ler yoluyla bugüne ulaş­ma­sını sağ­la­mış­tır. Bu tab­let­le­rin çoğunda görü­len dam­ga­lar da Mezopotamya’ya özgü bir tek­niği yan­sı­tır.

Col­lins, Mezopotamya’yı sün­gere ben­ze­ti­yor. “Ne zaman yeni insan­lar böl­geye gelse Mezopotamya’nın uzun bir geç­mişe daya­nan gele­nek­le­rini benim­se­miş­tir. Yöne­tim sis­temi ve dini inanç­lar bakı­mın­dan bir sürek­li­lik görü­lü­yor bu böl­gede” diyor.

Mezo­po­tamya bu eski tari­hin­den dolayı bir­çok alanda “ilk“ler içe­ri­yor. Arke­olog­lar çöm­lek çarkı gibi tek­nik buluş­ları, mate­ma­tik, tıp ve ast­ro­no­mi­deki geliş­me­leri, 60 dakika üze­rin­den zaman hesap­lama sis­te­mini, hatta bira, süt ürün­leri ve doku­ma­nın köke­nini Mezopotamya’ya dayan­dı­rı­yor.

_92858537_50f15e1c-585d-419b-8c18-fffe4ad45cb8
İlk bira­nın Mezopotamya’da Sümer­ler tara­fın­dan yapıl­dığı sanı­lı­yor.

Dışa dönük ve dina­mik”

Ser­gi­nin küra­törü Ari­ane Thomas’a göre, Mezopotamya’nın coğ­rafi konumu bütün bu başa­rı­larda önemli rol oynadı: “Mezo­po­tamya Orta Doğu’nun mer­ke­zinde yer alı­yor. Kurak top­rak­ları sulama yoluyla verimli kılı­nır­ken, kereste, taş, metal gibi önemli doğal kay­nak­lar­dan yok­sun olması dışa açıl­ma­sını gerek­tirdi.” Bu ise bura­daki uygar­lık­la­rın dışa dönük ve dina­mik olma­sını sağ­ladı.

_92858533_760d9e1e-792b-4f55-99c2-41914f26e1b7
Mezo­po­tamya kil tab­let­ler üze­rinde ilk yazı­nın yazıl­dığı böl­ge­dir.

Dağ­lar ve Ova­lar: Antik İran ve Mezo­po­tamya adlı yeni kita­bında Paul Col­lins, Mezopotamya’da yapı­lan hey­kel­lerde kul­la­nı­lan metal­le­rin İran’ın dağ­lık böl­ge­le­rin­den gel­di­ğini söy­lü­yor. Aynı şey Babil Kulesi’ne de esin kay­nağı olan, Babil gibi Mezo­po­tamya kent­le­rine özgü çok katlı ker­piç yapı­lar (zagu­rat­lar) için de geçerli. (Son yıl­larda IŞİD bu önemli tarihi eser­lere büyük zarar verdi.)

Fakat Col­lins, Mezopotamya’daki buluş­ları tek tek sıra­la­ma­nın, “Sümer­leri her şeyin kaşifi ola­rak anma­nın” tarihi çar­pıt­mak anla­mına gele­ce­ğini söy­lü­yor. Bunun yerine arke­olog­la­rın artık Mezopotamya’yı dışa­rı­dan etki­le­yen güç­ler üze­rinde dur­du­ğunu belir­ti­yor.

Mezo­po­tamya farklı halk­ları barın­dı­ran bir yerdi. İnsan­lar farklı dil­ler konu­şu­yor, muh­te­me­len farklı kül­tür­ler yaşı­yordu. İnsan­lar çoğun­lukla işi basit­leş­ti­rip Sümer­ler­den Asur­lar­dan söz eder, oysa burada çok daha kar­ma­şık bir top­lum söz konu­suydu.”

sumerheykeli

Kent­le­rin önemi

Collins’e göre Mezopotamya’nın modern dün­yaya en önemli kat­kısı, bu dina­mik etki­le­şi­min ger­çek­leş­tiği alan ola­rak kent­ler olmuş­tur.

Yüz­yıl­lar boyunca bin­lerce insanı barın­dı­ran dev kent mer­kez­le­ri­nin geliş­ti­ğini görü­yo­ruz. Bu insan­ları bir arada tutan şeyin ne oldu­ğunu bil­mi­yo­ruz. Çevre, kay­nak ida­resi gibi bir­çok etken söz konusu ola­bi­lir. Ayrıca insan­la­rın des­teği için zor­la­yan veya teş­vik eden önemli birey­ler de olmuş ola­bi­lir.”

Şöyle devam edi­yor Col­lins: “Ancak şehir­ler bir kez kuruldu mu bir daha dur­maz. Mezo­po­tamya bugün bizim çözüm ara­dı­ğı­mız bir­çok sorunla en erken tanı­şan böl­ge­dir. Çok sayıda insa­nın bir arada yaşa­ması nasıl idare edi­lir? Bu insan­lar nasıl bes­le­nir? Nüfus artı­şıyla nasıl baş edi­lir? Yazı ve silin­dir damga gibi idari araç­ları yara­tan hangi tek­no­lo­ji­ler top­lumda hiye­rarşi ve anlam ifade ede­rek kolek­tif kim­lik duy­gu­sunu yara­tır? Bu nedenle, bugün düşün­dü­ğü­müz şek­liyle kent­ler, Mezopotamya’dan bize kalan en büyük miras­tır.”

_92858530_c81ccb46-5a0a-4a94-a3e2-4f600ebfe6ac
New York’taki Fred F Fran­sız Binası, Mezo­po­tamya mima­risi ve süs­le­me­le­rin­den esin­len­miş­tir.

(BBC Türkçe)

(363)

Yorumlar